1. İsviçre Kürt Kültür Festivali'nde binler buluştu
İsviçre'nin Zürih kentinde yapılan 1. Kürt Kültür Festivali'nde binlerce kişi bir araya geldi. Festivale Önder Apo'nun fiziki özgürlüğü talebi damga vurdu.
İsviçre'nin Zürih kentinde yapılan 1. Kürt Kültür Festivali'nde binlerce kişi bir araya geldi. Festivale Önder Apo'nun fiziki özgürlüğü talebi damga vurdu.
İsviçre’nin Zürih kentinde yapılan 1. İsviçre Kürt Kültür Festivali binlerce kişi bir araya geldi. İsviçre’de ilk defa düzenlenen festival öğle saatlerinde başladı, gece geç saatlere kadar devam etti. İsviçre Demokratik Kürt Konseyi (CDK-S) ve İsviçre Kürt Kadınlar Birliği (YJK-S) öncülüğünde, “15 Ağustos ruhuyla demokratik toplumu inşa ediyoruz” şiarıyla yapıldı. Festivale Önder Apo'nun fiziki özgürlüğü mesajları damgasını vurdu.
CDK-S ve YJK-S öncülüğünde, düzenlenen 1. İsviçre Kürt Kültür Festivali İsviçre’nin Zürih kentindeki Hardturm Areal yapıldı. Binlerce Kürdistanlı'nın ve dostlarının katıldığı etkinlik ilk olarak devrim şehitleri anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşu ve Ey Reqîb marşının okunması ile başladı.
CDK-S Eşbaşkanları Dilan Çetinkaya ve Cemal Özdemir halkı selamladı. Eşbaşkanlar bu yıl ilk defa yapılan festivalin 15 Ağustos ruhuyla yapıldığını belirterek, Kürdistan özgürlük mücadelesi şehitlerini saygı ve minnetle andı. Dilan Çetinkaya, Önder Apo'yla beraber olduklarını dile getirerek "Bu mücadeleyi sonuna kadar götüreceğiz. Kürt kültürü, sanatı ve dili özgür geleceğe yürümede önemli bir mihenk taşıdır. Önder Apo’nun başlatmış olduğu sürecin başarısı için her zamankinden daha güçlü bir biçimde mücadele edeceğiz" diye konuştu
CDK-S Eşbaşkanı Cemal Özdemir de şunları belirtti: "Bugün burada yapılan bu festivali 15 Ağustos ruhuyla kutluyoruz. 50 yıl önce kimse Kürtlerden bahsetmiyordum, 50 yıl önce Kürt dili yasaklandı, kültürü yasaklandı ama bugün İsviçre Zürih’te Kürt kültür festivalini kutluyoruz. Burada yürütülen mücadele 50 yıllık mücadeledir. Her şekilde Önder Apo’nun ve şehitlerimizin mücadelesinin yanında olacağız, alanlarda olacağız. Toplumsal barış sürecini zafere ulaştıracağız"
'ÖNDER APO ÖZGÜRLEŞMEDEN SÜREÇ İLERLEMEZ'
Festivale katılan KCDK-E Eşbaşkanı Zübeyde Zümrüt’de bir konuşma yaptı. Önder Apo’nun yapmış olduğu 27 Şubat çağrısına dikkat çeken Zübeyde Zümrüt, Önder Apo özgürleşmeden sürecin ilerleyemeyeceğini vurguladı. Zübeyde Zümrüt, "Biz Kürt halkı olarak yıllardır mücadele veriyoruz. 15 Ağustos bizler için tarihi bir önemdedir. Buraya katılan sizleri kutluyorum. Sizler yılladır bu çalışmayı yıllardır yürütüyorsunuz. Yaşadığımız bu Avrupa ülkelerinde kendi dilimizi kültürümüzü burada yaşayan halka tanıttık. Kürt halk artık özgürlük aşamasına, statü sahibi olma aşamasına ulaştı. Bu duruşunuzun sonucunda o günler oldukça yakındır. Kalıcı bir bir barış için Önder Apo’nun çağrısı karşısında şunu dile getiriyoruz. Her alanda ve her zaman söylüyoruz. Bizler 50 yıldan beridir her zaman bedel ödedik. Şimdi de bedeli ne olursa olsun Önder Apo’nun çağrısının arkasında duracağız. Sonuna kadar Demokratik bir toplum ve kalıcı bir barışın arkasında duracağız. Ağır bir süreçte geçiyoruz. Bizim dilimizi, bizim kimliğimizi kabul etmeyenlere karşıda mücadele etmeye devam edeceğiz" dedi.
Gerilla güçlerinin silah yakma eylemini takip eden İsviçre Abdullah Öcalan’a Özgürlük Komitesi Eş Sözcüsü Dr. Peppe Savary, "Komutan Besê Hozat’ın öncülüğünde 15 erkek, 15 kadın gerillanın silahlarını yakarak önemli bir mesaj verdiler. Türk devleti ve Erdoğan buna nasıl yaklaşacak izliyoruz. Umarız Türk devleti de adım atar" diye konuştu. Savary konuşmasını "Jin Jiyan Azadî" sloganıyla sonlandırdı.
Kürt Kadın Hareketi adına Şükran Sincar ise yaptığı konuşmada, Kürt kadınlarının Önder Apo’nun başlatmış olduğu sürecin arkasında olduklarını belirterek "Önder Apo kadın özgürlüğü için ciddi mücadele verdi. Önderlik şöyle demedi. Biz önce devrim yapalım sonra kadın sorununu çözelim. Özgürlük mücadelesini kadının özgürlüğüyle paralel yaptı. Bunun içinde Kürt kadınları her zaman Önderliğine bağlı ve mücadele ediyor. Bu başlatılan süreçte önemlidir. Önder Apo’nun bu çağrısı da gerçekleştirmek için daha fazla mücadele edeceğiz" dedi.
Kürt siyasetçi Selahattin Soro da şöyle konuştu: "Biz15 Ağustos’un 41 yılını bitirip 42. yılına girdik. 15 Ağustos başta komutan Egîd’e, Komutan Zilan’a, Komutan Beritan’a ve komutanların komutanı Rêber Apo’ya kutlu olsun. Bayramınız kutlu olsun. 15 Ağustos Atılımı Kürdü yok sayan zihniyete karşı yapıldı.
Önder Apo’nun 27 Şubat’ta yaptığı çağrıyı zafere taşımak için Avrupa’daki halkımıza büyük görevler düşüyor. Zaten siz yıllardır ciddi bir fedakarlıkta bulunuyorsunuz. Ancak işimiz daha bitmedi. İmralı duvarlarını yıkıncaya kadar, dağ başlarındaki gençlerimize özgürce siyaset yolu açılıncaya kadar sorumluluğumuzu yerine getirmeliyiz. Biz de kutlamayı bu temelde ele alıp her birimiz bir barış militanı olarak hareket etmeliyiz.
'ABDULLAH ÖCALAN DEMOKRATİK SİYASETİN YOLUNU AÇIYOR'
Siyasetçi Sabahat Tuncel’de yaptığı konuşmada şu hususlara dikkat çekti: "Çok sayıda birlikte mücadele ettiğim arkadaşla karşılaştım onlar Kürt sorununun çözümsüzlüğünde kaynaklı olarak buradalar. Türkiyede yeni bir dönem başlarken burada sürgünde yaşamak zorunda olanlara büyük görevler düşüyor. Herkes bulunduğu yerde mücadelesini sürdürmelidir. Sayın Öcalan’ın yansıyan görüntüde dile getirdiği bir nokta çok önemlidir. Sayın Öcalan diyorki bu yeni manifesto, Kürdistan Devriminin Yolu manifestosu kadar önemlidir. Arkadaşlar bilirler Kürdistan Devriminin Yolu 52 yıl önce şöyle kurgulanmıştı. Bağımsız birleşik sosyalist Kürdistan ve bunun mücadele yöntemi de silahlı mücadeleydi. Sayın Öcalan bugün bu stratejiyi değiştiriyor. Kürt halkının özgürlük sorununun demokratik özgürlük perspektifi ile yeniden kuruyor. Silahları devre dışı bırakarak demokratik siyasetin yolunu açıyor.
Bize çok sayıda soru soruluyor. Bu devlete güven olur mu? Hiçbir ulus devlet mantığına güven olmaz. Barış mümkün mü? Yine sürgünde yaşayan arkadaşlar dönecek mi diye soruluyor. Evet Türkiye'de yeni bir dönem başlıyor. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan bir çağrı yaptı. ‘Gelin Kürt sorununu çatışma zeminde çıkaralım’ dedi. 'Eğer PKK bu diyalogda engelse ben bu engeli ortadan kaldırıyorum. Buradan çağrı yapıyorum. PKK’nin ortaya çıktığı koşullar ile 21. yüzyıl koşulları değişmiştir. Yeni dönemin siyasetini hep birlikte konuşabiliriz. Kürtlerin kimlik, Alevilerin inanç kimliğini tanı' dedi. 'Diğeri benim işim' dedi. Devlete şunu söyledi. 'Kimlikleri tanı engel olma.'"
Sahne programında ise ilk olarak Aarau Mehmet Tunç Meclisi çatısı altında faaliyet yürüten Müzik Kolektifi sahne aldı. Delil Tofan, Govenda Swisre, Şengül Astan, Lawje (Ali Tekbaş), Rojda ve son olarak DJ Qoser sahneye çıktı.
Sanatçıların ezgileri eşliğinde gece geç saatlere kadar halaylar çekildi.


