Kürt halkı, tarih boyunca inkâr ve imha politikalarına karşı kültürü, dili, sanatı ve direnişiyle ayakta kalmayı başarmıştır. Kültür, bu halk için sadece bir miras değil; özgürlük mücadelesinin en köklü damarlarından biridir. Bu nedenle Kürt Ulusal Kültür Festivali, sadece bir şenlik değil; sürgünde dahi kimliğe, Önderliğe ve özgür geleceğe sahip çıkmanın büyük bir meydanıdır.
İlk kez 1992 yılında Almanya’nın Bochum kentinde, Ruhr Stadyumu’nda düzenlenen festival, bugün 33. yılına ulaşmıştır. 33 yıldır bu festival, Avrupa’da yaşayan yüz binlerce Kürt yurtseverin ve dost halkların bir araya geldiği, iradesini haykırdığı ve özgürlüğünü kültürle buluşturduğu görkemli bir direniş geleneğine dönüşmüştür. Bochum’da yakılan ateş, bugün Dortmund’da milyonların iradesiyle büyümektedir.
KÜLTÜRDEN SİYASETE, HALAYDAN DİRENİŞE
Kürt halkı için festival, yalnızca stranlar ve halaylardan ibaret değildir. O halaylarda yasaklanan renkler özgürce dalgalanır; stranlarda yıllarca susturulmaya çalışılan dil yeniden canlanır. Her slogan, her konuşma, halkımızın “Biz varız ve özgürlüğümüzden asla vazgeçmeyeceğiz” sözünü dünyaya ilan eder.
33 yıldır festival, Avrupa’da yaşayan Kürt halkı için ulusal kimliğin, mücadelenin ve kolektif iradenin yeniden üretildiği bir köprü olmuştur. Rojava’ya, Şengal’e, Zap’a ve Avaşîn’e uzanan bağ, tam da bu festival alanlarında güçlenmiştir.
ŞİARI: BARIŞ VE DEMOKRATİK TOPLUM
13 Eylül 2025’te Dortmund’da gerçekleştirilecek festivalin şiarı yalnızca bir slogan değil; tarihsel bir yönelimi ifade etmektedir: Barış ve Demokratik Toplum Festivali.
Bu şiar, Önder Apo’nun İmralı’dan yükselttiği çağrıya bir cevaptır. Çünkü Önder Apo, en ağır tecrit koşullarında dahi halklara bir çıkış yolu göstermiştir:
- Savaş yerine barış,
- Tekçi ulus-devlet yerine demokratik ulus,
- Kapitalist kâr düzeni yerine ekolojik-komünal ekonomi,
- Erkek egemen zihniyet yerine kadın özgürlüğü.
Bu perspektif yalnızca Kürt halkı için değil; Ortadoğu’nun ve tüm dünya halklarının barış ve demokrasi yoludur. Dortmund’daki festival, işte bu çağrıya sahip çıkmanın en kitlesel biçimi olacaktır.
GENÇLİK YÜRÜYÜŞÜNDEN FESTİVAL ALANINA
Bu yıl festivalin bir diğer anlamlı yönü, Kürt gençlik hareketinin 9–13 Eylül tarihleri arasında düzenleyeceği “Önder Apo’ya Özgürlük Yürüyüşü”dür. Yürüyüş, Dortmund’daki festival alanında son bulacaktır.
Bu yürüyüş yalnızca gençliği değil; tüm halkımızın iradesini simgelemektedir. Çünkü özgürlük arayışı her zaman gençlikten güç almıştır. Yürüyüş, İmralı’daki tecride karşı en güçlü cevaplardandır ve festivalle birleşerek barış ve demokratik toplum iradesini daha da büyütecektir.
TECRİDE KARŞI FESTİVAL ALANI
İmralı’daki ağırlaştırılmış tecrit, sadece bir bireyin değil; bir halkın özgürlüğünü hedef almaktadır. Tecrit, demokratik çözüm yollarını kapatmak, barışı engellemek ve halkların kardeşliğini boğmak anlamına gelir.
Festival alanı, bu tecride karşı verilen en güçlü kitlesel cevaptır. Dortmund’da on binler, “Tecrit kırılsın, Önder Apo’ya özgürlük!” sloganıyla meydanları dolduracaktır. Çünkü barışın yolu, İmralı kapısının açılmasından ve Önder Apo’nun özgürlüğünden geçmektedir.
TOPLUMUN TÜM KESİMLERİNE ÇAĞRI
33 yıldır bu festival, sadece bir buluşma değil; halkların ortak mücadelesinin birleştiği bir özgürlük meydanıdır. Bu nedenle çağrımız sadece Kürtlere değil; toplumun tüm kesimlerine yöneliktir:
Kadınlara: Çünkü kadın özgürlüğü olmadan toplum özgürleşemez. Kadının sesi, festivalin en güçlü rengidir.
Gençlere: Çünkü gençlik, özgürlüğün öncüsü olmuştur. Yürüyüşünüzle festivali buluşturun, geleceğinize sahip çıkın.
Emekçilere: Çünkü barış ve demokratik toplum, emekçinin alın teriyle yükselecektir.
Dost halklara: Türk, Alman, Arap, Fars, Ermeni, Asuri… tüm halklara: Bu festival sizindir. Barış ve özgürlük, tüm insanlığın ortak ihtiyacıdır.
ÖNDER APO’YA ÖZGÜRLÜK, HALKLARA BARIŞ
1992 Bochum’dan 2025 Dortmund’a uzanan 33 yıllık yol, halkımızın irade ve özgürlük yoludur. Festival, bir hafıza olduğu kadar bir gelecek projesidir. Dortmund’daki festival, Önder Apo’nun barış ve demokratik toplum çağrısına en güçlü cevap olacak, onun elini güçlendirecek ve halkların ortak iradesini büyütecektir.
Çağrımız nettir:
13 Eylül’de Dortmund’a gel!
Barışın, özgürlüğün ve demokratik toplumun büyük buluşmasında yerini al. Çünkü birlikte olursak:
- Barış kazanır,
- Önder Apo özgürleşir,
- Kürdistan’a statü gelir.
Önder Apo’ya Özgürlük, Halklara Barış! Barış ve Demokratik Toplum İçin Dortmund’a!