15-17 Mayıs tarihleri arasında Londra'da düzenlenen 'Alevilik ve Gelecek' Sempozyumu'nun sonuç bildirgesi yayınlandı. İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi'nde gerçekleştirilen üç günlük buluşmanın ardından yayımlanan bildirgede, etkinliğin yoğun katılım, güçlü tartışmalar ve ortaya çıkan ortak iradeyle tamamlandığı vurgulandı.
Akademisyenler, yazarlar, sanatçılar, siyasetçiler, inanç önderleri, kurum temsilcileri ve yüzlerce katılımcının bir araya geldiği sempozyumda, Alevi toplumunun hafızası, kimliği, inancı, kültürü ve geleceğinin çok yönlü biçimde tartışıldığı belirtildi.
Dört panel ve çok sayıda seminer başlığı kapsamında gerçekleştirilen buluşmada; gençlik oturumları, hafıza ve kültür buluşmaları, belgesel gösterimleri, canlı müzik performanslarının yanı sıra ocaklar, ritüeller, kadın temsiliyeti, kimlik, göç, demokrasi, medya ve toplumsal muhalefet üzerine oturumlar düzenlendiği kaydedildi.
Bildirgede ayrıca dünyada yükselen otoriter ve aşırı sağ hareketlerin toplumsal etkileri, Ortadoğu'daki gelişmeler, demokrasi mücadelesi ve Alevi hareketinin geleceği üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapıldığı ifade edildi.
Sempozyum boyunca ortaya çıkan ortak yaklaşım şu sözlerle ifade edildi: "Alevilik; geçmişimizden geleceğe taşıdığımız inancımız, hafızamız ve onurlu varoluşumuzdur."
Buluşmanın, Alevi toplumunun kendi meselelerini özgürce tartışabilen, çözüm üretebilen ve geleceğini ortak akıl ile kurabilen güçlü bir toplumsal iradeye sahip olduğunu bir kez daha gösterdiği belirtilen bildirgede, bu tür çalışmaların ortak hafızanın güçlenmesi, toplumsal dayanışmanın büyümesi, kurumsal yeniden yapılanma ve genç kuşakların sürece katılımı açısından tarihsel önem taşıdığı vurgulandı.
Farklı düşüncelerin aynı çatı altında buluşabildiği atmosferin umut ve mücadele çağrısı olduğu ifade edilen bildirgede, İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi'nin bu sürecin yalnızca ev sahibi değil, aktif bir öznesi olmaya devam edeceği belirtildi.
Bildirge, "Güçlü bir hafıza, örgütlü bir bilinç ve dayanışma kültürü geleceğin en sağlam temelidir" ifadeleriyle sona erdi.