YENİLENDİ III

Avrupa’da Şengal anmaları: Êzidî halkının statü talebi meşrudur

Avrupa’nın birçok merkezinde düzenlenen anma etkinliklerinde Êzidî soykırımı bir kez daha lanetlendi. Kadınlar öncülüğünde gerçekleşen eylemlerde, “Êzidî soykırımı hesapsız kalmayacak” ve “Şengal’in özerk statüsü tanınsın” vurguları yapıldı.

DAİŞ’in 3 Ağustos 2014’te Şengal’e yönelik gerçekleştirdiği katliamın yıldönümü dolayısıyla Almanya, Fransa, Avusturya, İsviçre, Hollanda ve Norveç'te eylemler düzenlendi.

HAMBURG

Almanya'nın Hamburg kentinde Rojbin Kadın Meclisi öncülüğünde ST. Pauli Stadyumu önünde düzenlenen anma etkinliğinde 2014’te gerçekleşen Êzidî soykırımı lanetlendi. Hamburg Demokratik Halk Meclisi’nin de destek verdiği etkinlikte, “Jin Jiyan Azadî” ve “Bijî Berxwedana Şengalê” sloganları sıkça atıldı.

Etkinlik, Kürdistan Özgürlük Şehitleri anısına yapılan saygı duruşuyla başladı. Ardından mumlar yakıldı, karanfiller bırakıldı. Etkinlikte konuşan Zelal Êzidî, sorumluların hâlâ cezalandırılmadığını belirtti ve şunları söyledi: “Şengal halkı tehdit altında yaşamaya devam ediyor. Bu tehdide karşı oluşmuş öz savunma güçleri var. Bu nedenle Şengal’in özerk statüsü amasız fakatsız tanınmalıdır.”

PARİS

Fransa’nın başkenti Paris'in Villiers-le-Bel banliyösünde Paris Kadın Hareketi öncülüğünde yürüyüş ve anma düzenlendi. Yürüyüşte sık sık “Bijî Serok Apo”, “Jin Jiyan Azadî” sloganları atıldı. Eylemin ardından Önder Apo’nun posteri açılarak DAİŞ’e karşı direniş selamlandı.

Şehit Evin Goyi Kadın Meclisi Sözcüsü Xezal Dilara, Kürdistan Îslam Toplumu (CÎK) Genel Başkanı Mele Şevket Çakır ve Fransa Demokratik Kürt Konseyi (CDK-F) Eşbaşkanı Fevziye Erdemir’in konuşmalarında, Êzidî katliamının unutturulmasına izin verilmeyeceği belirtildi.

LINZ

Avusturya’nın Linz kentinde Kürt Demokratik Toplum Merkezi tarafından düzenlenen anmada, DAİŞ saldırıları tüm yönleriyle ele alındı. Slayt sunumu ve Kürtçe sinevizyon gösterimiyle başlayan etkinlikte Êzidî kadınların direnişi ön plana çıkarıldı.

Kürt Kadın Hareketi adına konuşan Özgür Ermen, soykırımın yalnızca Êzidî halkını değil tüm Kürt halkını hedeflediğini vurgulayarak, şöyle dedi: “Kadın öncülüğünde gelişen özgür toplum hedef alındı. Bu bir halkı yok etmeye değil, onun demokratik geleceğini susturmaya yönelik bir saldırıydı.”

İSVİÇRE’DE EŞ ZAMANLI ANMALAR

Êzidî halkına yönelik 3 Ağustos 2014’te DAİŞ tarafından gerçekleştirilen Êzidî Soykırımı’nın 11’inci yıldönümü vesilesiyle İsviçre’nin birçok kentinde eş zamanlı anma etkinlikleri düzenlendi. İsviçre Kürt Kadınlar Birliği (YJK-S) öncülüğünde yapılan etkinliklerde yalnızca yaşanan trajedi değil, bu soykırıma karşı gelişen direniş ve Önder Apo’nun halklara sunduğu özgürlük paradigması da öne çıkarıldı.

BERN

Berjin Zenda Kadın Meclisi tarafından Münsterplattform Kilisesi’nde düzenlenen anmada, katledilen siviller ve savaşçılar fotoğraflarla anıldı. Çocuk ayakkabıları sembolik olarak yere bırakıldı. Berjin Zenda Kadın Meclisi adına konuşan Gulistan Sadon, “Şengal’de yaşanan katliamların hesabı mutlaka sorulacak. Bu mücadeleye emek veren tüm şehitlerimizi saygıyla anıyoruz” dedi.

Etkinlikte Avrupa Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) adına konuşan Songül Çelik, benzer zihniyetin bugün Dürzî halkına yönelik saldırılarla sürdüğünü belirterek, “Bu saldırılara karşı sessiz kalmayacağız” diye konuştu.

Etkinlikte konuşan Vineyard Bern Kilisesi’nden Melek Çiçek, “Bu acılar bizim de kapanmayan yaralarımızdır. Kürt halkının yanında olmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. Papaz Mathias ise İsviçre halkının duyarlılığına dikkat çekerek, “Bu trajedileri asla unutmayacağız” dedi.

Anma şiirler, kilise duaları ve mum yakımıyla sona erdi.

SOLOTHURN

Solothurn’daki anma, Pınar Kadın Komünü tarafından CDK lokalinde gerçekleştirildi. Konuşmalarda, DAİŞ’in sadece bir çete değil, uluslararası ve bölgesel güçlerin desteğiyle hareket eden bir yapı olduğu vurgulandı.

YJK-S üyesi Rûken Demir, “Önder Apo’nun kadın özgürlükçü paradigması, bu barbar zihniyete karşı en güçlü direnişi yarattı. Bu paradigma bugün tüm Ortadoğu halklarına bir çıkış yolu sunuyor” dedi. Etkinlik sinevizyon gösterimiyle sona erdi.

CENEVRE

Cenevre’de Sema Yüce Kadın Komünü tarafından düzenlenen anmada, Êzidî halkının iradesinin tanınması gerektiği vurgulandı. CDK Eşbaşkanı Naile Budak, “Binlerce Êzidî katledildi, kadınlar pazar yerlerinde satıldı ama bu halk yalnız değil. Onurlu mücadeleleriyle varlıklarını sürdürüyorlar” dedi.

YJK-S üyesi Yekbûn Güneş de, soykırımın insanlığa karşı bir suç olduğunu belirterek, “Statü talebi Êzidî halkının tarihsel ve hukuksal hakkıdır” diye konuştu.

FEDA adına konuşan Songül Aslan, Êzidî kadınlarının direnişinin kadın hafızasını ve varlığını koruma mücadelesi olduğunu vurgulayarak, şunları ekledi: “Bu sistematik saldırılar kadınları yok etmeye yönelikti. Ancak Êzidî kadınları özsavunma güçleriyle tarihsel bir duruş sergiledi. Onların sesi olmaya devam edeceğiz.”

LUZERN

Luzern’deki anma, bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. CDK Eşbaşkanı Ercan Güneş, Şengal’de yaşananların sadece Êzidî halkına değil, Kürt halkının tümüne yönelik bir soykırım saldırısı olduğunu belirtti. Güneş: “10 binden fazla kişi esir alındı. Kadınlar ve çocuklar pazarlarda satıldı. Aynı zihniyeti Rojava’da da uygulamak istediler ama halklar, Kürtlerin öncülüğünde bu planı bozdu” dedi.

CDK-S adına konuşan Musa Farısoğulları da, “Bu katliam sadece Şengal’e değil, tüm Kürdistan’a yapılmış bir saldırıdır. Gençlerimiz, kadınlarımız korkusuzca direniyor. Bu direnişi büyütmek özgürlük demektir” dedi. Etkinlik, sinevizyon gösterimiyle sona erdi.

LONDRA

Şengal Soykırımı’nın 11. yılı, İngiltere'nin başkenti Londra’da Jiyan Kadın Meclisi, Şehit Kinda Zin Gençlik Komünü ve Kürt Halk Meclisi’nin ortaklaşa düzenlediği etkinlikle anıldı.

Etkinlik, üç dakikalık saygı duruşuyla başladı. Ardından, soykırımı ve direnişi konu alan sinevizyon gösterimi katılımcılarla paylaşıldı. Gösterimin ardından konuşan Jiyan Kadın Meclisi temsilcisi Rozerîn Nisêbîn, Kürt halkının tarihsel mücadelesi ile yaşanan katliamlar arasındaki sürekliliğe dikkat çekti. Özellikle toplumsal özsavunmanın stratejik önemine işaret eden Nisêbîn, “Toplum olarak özsavunmamızı inşa etmezsek, benzer saldırılara yeniden maruz kalabilir, aynı acıları tekrar yaşayabiliriz” dedi. Nisêbîn, Şengal Devrimi’nin kadın öncülüğünde gerçekleşmesinin, kurulan özyönetim sisteminin korunmasının tarihsel bir zorunluluk olduğunu da vurguladı.

Şehit Kinda Zin Gençlik Komünü adına söz alan Serxwebûn Pirsûs ise, Önder Apo’nun Şengal halkına hitaben yazdığı mektubu okuyarak, gençliğin bu direnişin her daim parçası olacağını belirtti.

Kürt Halk Meclisi Sosyal Komisyonu’ndan Botan Sirguc, konuşmasında Êzidî halkına yönelik gerçekleştirilen 73 fermanın artık tarihe gömülmesi gerektiğini söyledi. Şengal halkının özsavunma gücüyle gelecekteki tehditlere karşı dimdik ayakta durduğunu belirten Sirguç, “Şengal Dağı’nda 12 Kürdistan Özgürlük Gerillası’nın verdiği direniş, sadece Şengal’i değil, bir halkın onurunu ve geleceğini savundu” diye konuştu.

Anma, “Şehîd namirin” ve “Bijî Serok Apo” sloganlarıyla sona erdi.

MANNHEIM

Almanya'nın Mannheim kentinde, DAİŞ’in 3 Ağustos 2014’te Şengal’e yönelik gerçekleştirdiği katliamın yıldönümünde bir anma etkinliği düzenlendi. Binlerce Êzidî kadın, çocuk ve yaşlının katledildiği, binlercesinin kaçırıldığı bu soykırım, Mannheim Kadın Meclisi ve Halk Meclisi’nin ortak organizasyonuyla anıldı.

Etkinlik, saygı duruşuyla başladı. Ardından Meclis eşbaşkanları, Şengal Soykırımını kınayarak şu mesajı verdi: “Şengal’i kimseye bırakmayacağız. Tek bir kayıp insan kalmayana dek mücadelemiz sürecek.”

Önder Apo’nun avukatı Ömer Güneş yaptığı konuşmada, anmanın sadece geçmişi hatırlamak değil, ulusal hafızayı güçlendirmek ve politik bir duruş sergilemek olduğunu vurguladı. Ulusal birliğin artık ertelenemez bir zorunluluk olduğunu belirten Güneş, “Şengal’de yaşanan, sadece Êzidîlere değil, tüm Kürtlere yapılmış bir saldırıdır. Kürt halkı, tek bir beden gibi hissediyor bu acıyı. Bu fikrî birlik, siyasal ve örgütsel düzeyde de inşa edilmelidir” ifadelerini kullandı.

Mannheim Êzidîler İnisiyatifi adına yapılan konuşmada, DAİŞ saldırısı öncesi Şengal’in savunmasız bırakıldığı hatırlatılarak, PKK gerillalarının halkın yardımına koştuğu belirtildi. Temsilci, “Şengal’in çocukları bugün kendi topraklarını ve toplumlarını savunuyor. Avrupa halklarına çağrımızdır: Şengal ve Rojava’nın özerkliğini tanıyın” vurgusunda bulundu.

Dersim İnşa Komitesi temsilcisi, uluslararası kamuoyunun Kürtlerin direnişine yeterli değer vermediğini vurgulayarak şöyle devam etti: “Kürtlerin direnişi yalnızca Rojava ve Şengal’i değil, Avrupa’yı da büyük katliamlardan korudu. Buna rağmen Rojava ve Şengal’in statüsü hala tanınmıyor. Kürtlerin bayrağı bu direniştir.”

Avrupa Sürgünler Meclisi adına yapılan konuşmada ise, Türkiye’de kurulması planlanan barış komisyonuna dair beklentiler dile getirildi. Sürgünlerin özgür dönüşü için yasal düzenlemeler talep edilen konuşmada, Interpol’ün politik baskı aracı olarak kullanılmasına son verilmesi istendi.

Anmaya FEDA, TJK-E, KOMAW ve Kürdistan Gaziler Derneği üyeleri de katıldı. Etkinlik, Şengal Katliamı üzerine hazırlanan sinevizyon gösterimiyle sona erdi.

DEN HAAG

Hollanda’nın Den Haag kentinde, Şengal Katliamı’nın 11. yıldönümü dolayısıyla yoğun katılımlı bir anma eylemi gerçekleştirildi. Etkinlik, Den Haag Dış İlişkiler Sözcüsü Hüseyin Yıldız’ın yaptığı açılış konuşmasıyla başladı.

Ardından İngilizce ve Kürtçe bildiriler okunarak Şengal’de yaşanan soykırım uluslararası kamuoyuna duyuruldu. Yabancıların da yoğun ilgi gösterdiği eylemde, "Bijî berxwedana Şengalê", "Bijî berxwedana Kurdistanê" ve "Jin, jiyan, azadî" sloganları atılarak, bildiriler dağıtıldı.

Etkinlik, Den Haag Halk Meclisi Eşbaşkanı Veysi Karakoçan’ın yaptığı konuşmayla sona erdi.

FREIBURG

Freiburg Kürt Kadın Meclisi ve Kürt Toplum Meclisi, Şengal Katliamı’nın 11. yıldönümünde bir anma ve protesto mitingi düzenledi.

Mitingde Kürt Toplum Meclisi adına yapılan konuşmada, DAİŞ’in Êzidî halkına yönelik gerçekleştirdiği katliam sert bir dille kınandı. Konuşmada, Êzidî Kürt kadınlarına ve kız çocuklarına yönelik işkence ve tecavüzün, yalnızca Êzidîlere değil, tüm Kürt halkına yapılmış bir saldırı olduğu vurgulandı.

Alman sol gruplar adına da dayanışma mesajı içeren bir konuşma yapıldı. Tüm konuşmalarda, Şengal halkının yalnız olmadığı ve Kürt halkının bu tür saldırılara karşı her yerde direnmeye devam edeceği ifade edildi. Konuşmada, “Bizler, Kürdistan’ın hangi parçasında olursa olsun, halkımızın onurunu ve değerlerini savunmayı temel ilkemiz olarak görüyoruz” denildi.

Etkinlik, Kürt Toplum Merkezi Meclisi Eşbaşkanı Salih Hezexî’nin yaptığı kapanış konuşmasıyla sona erdi.

SARATOV

Rusya’nın Saratov kentine bağlı Yarşov bölgesindeki Kürt Evi’nde, 3 Ağustos 2014’te DAİŞ çeteleri tarafından Êzidî halkına yönelik gerçekleştirilen Şengal Katliamı'nın 11’inci yıldönümü vesilesiyle anma etkinliği düzenlendi.

Etkinlikte, katliamın yarattığı derin acıların hâlâ taze olduğu vurgulanırken, Kürt halkının direniş iradesi ve birlik çağrısı ön plana çıktı.

Anma programına Yarşov Otonom Yönetimi Sorumlusu Mirza Ali Yusufbov da katıldı. Yusufbov, yaptığı konuşmada DAİŞ’in saldırılarını sert bir dille kınayarak, “2014’te Şengal’e yönelik vahşi saldırı, Êzidî halkını ve tüm Kürtleri hedef aldı. Binlerce kadın, çocuk ve sivil katledildi, esir alındı ve köleleştirildi. Bu katliam insanlık tarihine kara bir leke olarak geçti. Unutmayacağız, unutturmayacağız” dedi.

Katılımcılardan İsmail Yusufbov, saldırının sadece Êzidîleri değil tüm Kürt halkını hedef aldığını belirterek, “Amaç halkımızı sindirmekti. Ancak YPG, YPJ ve özgürlük gerillalarının Şengal’deki direnişi, bu vahşeti durdurdu. Direniş sayesinde katliamın tüm halkımıza yayılması engellendi” ifadelerini kullandı.

Etkinlikte konuşan Tahir Fatoev de Kürt halkının birlik olması gerektiğini vurgulayarak, “Bu katliam sadece bir bölgenin değil, bütün Kürtlerin meselesidir. Bugün dünyanın dört bir yanındaki Kürtlerin ortak bir sesle haykırması gerekiyor: Artık hiçbir katliama izin vermeyeceğiz” dedi.

Sultan Yusufbov ise konuşmasında Önder Apo’nun fikir ve felsefesine dikkat çekerek, “Önder Apo’nun düşünceleri sayesinde Kürt halkı artık kendini savunabiliyor, bir iradeye sahip. Bugün ayakta kalabilmişsek, bu onun sayesindedir” diye konuştu.

Anma etkinliği, “Bijî Rêber Apo” ve “Bijî Şengal” sloganlarıyla sona erdi.

BERLİN

Almanya’nın başkenti Berlin’de, Şengal Katliamı’nın 11. yıldönümü dolayısıyla anma etkinliği düzenlendi. Êzidî Kadın Meclisleri Çatı Örgütü (SMJÊ), Êzidî Dernekleri Birliği Merkezi (NAV-YEK), Dest-Dan Kadın Meclisi ve Nav-Berlin’in ortak organizasyonuyla gerçekleşen etkinliğe çok sayıda Kürdistanlı ve dostları katıldı.

Etkinlik, Kürdistan Özgürlük Şehitleri anısına yapılan saygı duruşuyla başladı. Ardından SMJÊ Sözcüsü Nûjiyan Günay yaptığı konuşmada, 11 yıl geçmesine rağmen birçok devletin Şengal'deki soykırımı hâlâ tanımadığını vurguladı; “Başta Êzidî kadınları olarak, mücadelemizi en üst düzeyde sürdürüyoruz. 74. Ferman hâlâ tanınmıyor; bunu değiştirmek için daha fazla çalışmalıyız” dedi.

Ardından Nure Alkış söz aldı. Konuşmasında duygularını şu sözlerle ifade etti: “Şengal Katliamı’nın 11. yılını anarken acımız taze. Ölenleri saygıyla anıyoruz. Bu ferman, kutsal bir inancın sembolü haline geldi. Ne yaşanırsa yaşansın, artık daha fazla örgütleniyoruz. Kadınlarımızın ve çocuklarımızın akıbeti hâlâ belirsiz, statü hala tanınmadı.”

İnsan hakları savunucusu Marion Bröker de etkinlikte söz aldı. Bröker, “Aradan geçen 11 yıla rağmen acı ilk günkü gibi taze. Soykırımın uluslararası alanda tanınması için mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi. Etkinlik, müzik dinletisiyle sona erdi.

HANNOVER

Almanya’nın Hannover kentinde, Şengal Katliamı’nın 11. yıldönümü dolayısıyla Ronahî Kadın Komünü öncülüğünde ve Hannover Demokratik Kürt Toplum Merkezi Meclisi’nin desteğiyle anma mitingi düzenlendi.

Hannover Kröpcke Meydanı’nda bir araya gelen Kürdistanlılar ve dostları, “Bijî berxwedana Şengalê”, “Şehîd namirin” ve “Jin, jiyan, azadî” sloganlarıyla seslerini yükseltti. Katılımcılar, Almanca bildiriler okuyup dağıttı; pankartlar, bayraklar ve dövizler taşıdı.

Miting, Kürdistan Özgürlük Şehitleri için yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla, siren sesleri eşliğinde başladı. Konuşmalarda, Şengal’de yaşananların sadece bir katliam değil, insanlık tarihine kazınan bir soykırım olduğu vurgulandı. Binlerce Êzidî’nin katledildiği, kadınların esir alındığı, çocukların karanlığa sürüklendiği hatırlatıldı.

Yapılan açıklamalarda şu mesaj öne çıktı: “Bu miting yalnızca bir anma değil, aynı zamanda bir isyan ve geleceği kurma iradesidir. Önder Apo’nun Êzidî halkına yönelik tarihsel sahiplenişi, bu mücadelenin ideolojik temelidir. Êzidî kadınların ayağa kalkışı, özgürlüğün ve yeniden doğuşun sembolüdür.”

Eylemciler, Şengal’in statüsünün tanınmasını, katliamın uluslararası düzeyde soykırım olarak kabul edilmesini ve sorumluların yargılanmasını istedi.

STUTTGART

Almanya'nın Stuttgart kentinde, Êzidî Soykırımı’nın 11. yıl dönümü dolayısıyla bir miting düzenlendi. Stuttgart Demokratik Kürt Toplum Merkezi ile Meryem Kadın Komünü’nün çağrısıyla Schlossplatz Meydanı'nda bir araya gelen yüzlerce Kürdistanlı ve Alman, Êzidî halkına yönelik 2014’te gerçekleşen saldırıyı protesto etti.

Mitingde, Almanya Sol Parti (Die Linke) üyesi Aynur Karlıkaya bir konuşma yaptı. Ayrıca Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E) adına yazılı bir açıklama okundu.

Açıklamada, “Şengal'de 11 Yıllık Soykırım, 11 Yıllık Direniş” başlığıyla şu ifadelere yer verildi: “Soykırımlar ve kadın kırımları, dün olduğu gibi bugün de insanlığa karşı işlenen suçlardır. 3 Ağustos 2014’te, uluslararası toplumun gözü önünde ‘İslam Devleti’ (IŞİD) adlı terör örgütü Şengal bölgesine saldırdı. 400 bin Ezîdî yerinden edildi; 7 binden fazla kadın ve çocuk kaçırılarak köleleştirildi. Kadınlar köle pazarlarında satıldı, birçok çocuk zorla din değiştirmeye zorlandı ve çocuk asker olarak kullanıldı. 10 binden fazla insan katledildi. Hala 2.700’den fazla kadın ve çocuğun akıbeti bilinmiyor.”

Açıklamada, Şengal’in bugün hâlâ tehlikelerle karşı karşıya olduğuna dikkat çekildi. Şöyle denildi: “2015’te Êzidî halkı, sosyal ve kültürel varlığını korumak amacıyla özyönetim ilan etti. Ancak Irak merkezi yönetimi ve PDK’nin baskıları, ambargoları ve işbirliğine yanaşmayan tutumları nedeniyle bu yapı sürekli zayıflatılmaya çalışılıyor. Êzidî toplumunun geleceği hala tehdit altında.”

Öz savunma birliklerinin (YBŞ-YJŞ) ve Rojava’daki Suriye Demokratik Güçleri’nin desteğiyle bazı kadın ve çocukların IŞİD kamplarından kurtarıldığına da değinilen açıklamada, özellikle Hol kampındaki kurtarma operasyonlarına dikkat çekildi.

Açıklama şu ifadelerle devam etti: “Êzidî kadınlar hala DAİŞ çetelerinin elinde esir. Ataerkil ve kadın düşmanı ideoloji, sadece Kürdistan’da değil, tüm dünyada kadınlara yönelik şiddeti artırıyor. Kadın cinayetleri savaşların, krizlerin ve sistematik cinsiyetçi şiddetin sonucu. Bu nedenle barışı ve demokratik bir toplumu savunuyoruz.”

Açıklamanın sonunda, Önder Apo’nun 27 Şubat 2025’te Ortadoğu için önerdiği demokratik toplum modeline atıf yapıldı. Rojava’da uygulanan demokratik özerklik sisteminin, çok kimlikli ve çok inançlı halkların bir arada, eşit koşullarda yaşamasına imkan tanıdığı vurgulandı.

Miting alanında, 74. Ferman'da katledilenlerin fotoğrafları sergilendi. Katılımcılar, “Dayanışmayı büyütelim, Kürt Özgürlük Mücadelesini Şengal’de ve Rojava’da yükseltelim” yazılı pankartlar taşıdı.

Eylem, sloganlar eşliğinde sona erdi.

OSLO

Norveç’in başkenti Oslo’da, Êzidî toplumuna yönelik 74. Ferman’ın yıldönümü vesilesiyle bir anma etkinliği düzenlendi. Anma, Şengal şehitleri ve Kürdistan Özgürlük Şehitleri anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başladı.

Norveç Demokratik Halk Meclisi Eşbaşkanı Eysar Yuca, Şengal’e yönelik saldırıları hatırlatarak, Êzidî halkı örgütlü olsaydı kendini savunabileceğini ve soykırımın yaşanmayacağını söyledi.

Eysar Yuca’nın konuşmasından sonra Şengal Soykırımı’na dair bir sinevizyon gösterimi yapıldı.

Siyasetçi Celalettin Delibaş da “Êzidîlere yönelik saldırının amacı, dış güçlerin yardımıyla Êzidî halkını tamamen yok etmekti” diyerek, DAİŞ’i bölgeye musallat eden devletleri kınadı. Delibaş, ayrıca Önder Apo tarafından başlatılan Barış ve Demokratik Toplum Sürecine de değindi.