Avrupa Parlamentosu’nda İran’ın geleceği tartışılıyor

Brüksel’deki Avrupa Parlamentosu’nda organize edilen “Demokratik İran’ı Birlikte Örüyoruz” başlıklı bir konferans başladı.

İran Demokratik Platformu tarafından organize edilen konferansın açılış konuşmalarını Avrupa Parlamentosu’nda grubu olan Sosyalist ve Demokratlar, Sol ve Yeşiller Grubu üyeleri yaptı. 

İran ve Doğu Kürdistanlı çok sayıda örgüt ve topluluğun katıldığı konferans amaçlarını şöyle ifade ediyor:

• İran’ın siyasi ve toplumsal güçleri arasında diyalog için demokratik bir alan yaratmak,

• İran’ın demokratik geleceğinde ulusların ve toplulukların rolünü incelemek,

• Demokratik ve çoğulcu güçler arasındaki işbirliğini ve ağ oluşturmayı güçlendirmek,

• Demokratik bir İran’ın inşasının temel bileşenlerini tartışmak,

• Demokratik geçiş, geçiş dönemi adaleti ve çeşitlilik yönetimi alanlarındaki uluslararası deneyimlerden yararlanmak,

• İran’ın geleceği için demokratik alternatiflerin olasılıklarını araştırmak,

• İran’ın geleceği için barışçıl, sivil ve şiddet içermeyen yaklaşımları vurgulamak.

Açılış konuşmacıları arasındaki Sosyalist ve Demokratlar Grubu’ndan Evin İncir, “Avrupa Birliği olarak İran halklarına destek olmalıyız. Sadece konuşmakla olmaz. Eylem olmalı. Adım atılmalı” dedi. 

Evin İncir, binlerce eylemcinin İran rejimi tarafından idam edildiğini ifade ederken, Avrupa Birliği birkaç yıl önce Devrim Muhafızları’nı terörist örgüt ilan etmiş olsaydı, bugün belki bu ölümlerin yaşanmamış olabileceğine işaret etti. Evin İncir, İran halklarının demokratik ve özgürlük mücadelesine olan desteğini vurguladı. 

Yeşiller grubundan Leoluca Orlando, Avrupa Parlamentosu’nda İran’da demokrasiye desteğin çok önemli olduğunu vurgulayarak, “Dünya çok hassas bir dönemden geçiyor. İran halkının desteğe ihtiyacı var” dedi. Leoluca Orlando, burada yapılacak konuşmaların daha ileriye taşınması ve güçlü bir desteğe dönüşmesi gerektiğini ifade etti. 

Yeşil ve Sol İttifakı (Green, Left Alliance) Grubu’ndan Ilaria Salis, İran’da demokratik bir geleceğin önemine dikkat çekerken, içeride verilen mücadele ve direnişe vurgu yaptı. Jin Jiyan Azadî’nin kendisi için çok derin bir anlamı olduğunu söyleyen Ilaria Salis, bu direnişin İran ile sınırlı kalmayarak dünyaya yayıldığını kaydetti. Ilaria Salis, bu mücadelenin “özgür ve demokratik bir İran için” olduğunu kaydetti. İran’daki baskı ve zulme dikkat çeken Ilaria Salis, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik savaşını da mahkum ederek, “Bu emperyalist bir saldırıdır, bu savaşla İran’a özgürlük gelmez, kendi çıkarları içindir” dedi. 

Ilaria Salis, Avrupa’da gösterilerde Filistin bayrağı yanında İran bayrağının da kaldırıldığına işaret ederken, bunun da kabul edilemez olduğunu vurguladı. 

Ilaria Salis, iki cephede mücadele etmek gerektiğini belirtirken, hem İran’a yönelik ABD-İsrail savaşına hem de içeride İran diktasına karşı durmak gerektiğinin altını çizdi. Ilaria Salis, “Biz savaşa karşıyız ama diktatörlüğe de karşıyız” diye belirti. İlaria Salis, “Biz demokratik bir İran projesini, özgürlük ve demokrasi yanlısı bir İran’ı destekliyoruz” dedi ve demokratik bir İran için mücadelelerinin süreceğini kaydetti. 

Sosyalist ve Demokratlar Grubu’ndan Thijs Reuten, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik savaşının, hem krizi hem de içerdeki baskıları derinleştirdiği eleştirisinde bulundu. Reuten, İran’ın Kürtlere yönelik saldırılarını da hatırlatırken, İran’da demokrasinin nasıl gelişeceğini düşünmek ve bunun için çalışmak gerektiğinin altını çizdi. 

Açılış konuşmalarının ardından konferansın ilk paneli başladı. “Demokratik bir İran'ın inşasında ulusların ve toplulukların rolü” başlığı altındaki bu panelde, PJAK Başkanlık Konseyi üyesi Siamend Moini, Ahvaz Demokratik Dayanışma Partisi Genel Sekreteri Mona Silawi, Belucistan Halk Partisi Merkez Komite Üyesi Fariba Borhanzehi ve Türkmen Sahra siyasi sorumlusu ve avukat Jouma Bouresh konuşmacı olarak yer aldı.

Konferans dört panel halinde gün boyunca sürecek.