Siyasetçi Mehmet Çakas, ay sonunda Türkiye’ye sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya.
45 yaşındaki Çakas, geçen yıl Celle Yüksek Bölge Mahkemesi tarafından PKK üyeliğinden hüküm giydi ve halen Uelzen Hapishanesinde tutuluyor. 2022 yılında İtalya'da tutuklanan Çakas, Alman makamlarının baskısıyla Federal Almanya’ya iade edilmişti.
Önceki gün, 28 Ağustos’ta Türkiye’ye sınır dışı edileceği kendisine bildirildi.
Azadî Hukuki Yardım Fonu, konuya ilişkin yaptığı açıklamada Mehmet Çakas’ın her an sınır dışı edilebileceğini belirtti. Açıklamada, “Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF), bu yıl Mayıs ayında Mehmet Çakas’ın Lüneburg İdare Mahkemesi’ne yaptığı iltica başvurusunu reddetti. İtiraz halen mahkemede beklemede olsa da, mahkeme itirazın yürütmeyi durdurma talebini reddetti. Bu da Çakas’ın ülkeyi terk etmek zorunda olduğu ve her an sınır dışı edilebileceği anlamına geliyor” denildi.
‘ANAYASA VE AİHS’YE AYKIRI’
Azadî tarafından yapılan açıklamada, mahkemenin sınır dışı kararında Mehmet Çakas’ın karşı karşıya olduğu somut riski görmezden geldiği vurgulandı: “Lüneburg İdare Mahkemesi, İkamet Yasası’nın 60(5) maddesi kapsamında sınır dışı yasağını ciddiyetle değerlendirmemiştir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) kapsamında, işkence, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele ya da adil olmayan yargılamalar gibi tehditlerin bulunduğu durumlarda sınır dışı etmenin yasaklanması gerekir.”
‘İŞKENCE TEHDİDİ MEVCUT’
Çakas’ın Türkiye’ye iadesi halinde işkence ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası riskiyle karşı karşıya kalacağını belirten Azadî, Türkiye’de hakkında devam eden davayı hatırlatarak, “Temmuz başında Celle Başsavcılığı, Mehmet Çakas’ın cezaevinden doğrudan Türkiye’ye sınır dışı edilmesi halinde cezasının infazından feragat edeceğini açıkladı. Böylece iadenin önü açılmış oldu. Ancak Almanya’da PKK üyeliğinden hüküm giymesi dahi, Türkiye’de daha ağır cezalar, adil olmayan yargılamalar ve işkenceyle karşı karşıya kalacağını öngörmeye yeterlidir. Nitekim hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen bir dava hâlen sürmektedir” dedi.
Mehmet Çakas’ın 2023 yılında İtalya’dan Almanya’ya iade edildiği de hatırlatılan açıklamada, Türk vatandaşı olması nedeniyle İtalya’nın onayı olmadan üçüncü bir ülkeye iade edilemeyeceği vurgulandı:
“Görünüşe göre Alman makamları bu rızayı almış durumda. Dün, Aşağı Saksonya Eyaleti Kabul Makamı, Çakas’a 28 Ağustos’ta Uelzen Cezaevi’nden alınarak sınır dışı edileceğini bildirdi.”
‘SINIR DIŞI KARARI HUKUK DEVLETİNE YAKIŞMAZ’
Açıklamanın devamında, süreci durdurabilecek bazı hukuki adımların hala sürdüğü belirtildi: “İlk olarak, Mehmet Çakas’ın avukatları Federal Anayasa Mahkemesi’ne sınır dışı kararına karşı acil itiraz başvurusunda bulundu. Bu başvuruya ilişkin kararın 28 Ağustos’tan önce çıkması bekleniyor.
İkinci olarak, Lüneburg İdare Mahkemesi, BAMF’ın Mayıs ayında verdiği olumsuz karara karşı yapılan itirazı henüz karara bağlamadı. Dolayısıyla BAMF’ın kararı hala hukuki denetime tabi değil. Bu ana davanın duruşması ise, sınır dışı kararının açıklanmasından yaklaşık bir buçuk hafta sonra, 8 Eylül’de görülecek.”
Alman makamlarının tavrını sert bir dille eleştiren Azadî Hukuki Yardım Fonu, “Almanya’daki yetkili makamlar ve mahkemeler, Türkiye’deki muhalif Kürtlerin temel ve insan haklarına yönelik tehditleri sistematik biçimde ciddiye almamaktadır. Bunun yerine kendilerini ırkçı bir histeriye kaptırmış durumdadırlar. Bu yaklaşım, dönemin Federal Şansölyesi Olaf Scholz’un başlattığı ‘sınır dışı etme saldırısının’ bir parçasıdır” dedi.
Açıklamada son olarak şu ifadeler yer aldı:
“Eyalet Kabul Makamı, Lüneburg İdare Mahkemesi BAMF’ın kararını henüz değerlendirmemişken Mehmet Çakas’ı sınır dışı etmek isteyerek, hukuki sürecin önünü kesmektedir. Bu, yürürlükteki yasalara uygun olsa bile, demokratik bir hukuk devletine yakışmaz ve etkili yasal koruma hakkını kabul edilemez şekilde kısıtlar. Şimdi sivil topluma düşen görev, bu hukuksuzluğa karşı ses çıkarmak ve Aşağı Saksonya Eyalet Hükümeti’ni yeniden düşünmeye ve müdahale etmeye ikna etmektir.”