Almanya’nın başkenti Berlin’de, 15 Ağustos Diriliş Bayramı, Dest Dan-Hevî Kadın Meclisi ve NAV-Berlin’in çağrısıyla Oranienplatz Meydanı’nda coşkuyla kutlandı.
Kürt halkı ve dostlarının katılımıyla gerçekleşen etkinlik, Komutan Egîd şahsında tüm Kürdistan şehitleri anısına yapılan saygı duruşuyla başladı.
Moderatörlüğünü Nurê Alkış ve Yılmaz Peşkevin Kaba’nın üstlendiği etkinliğin açılış konuşmasını, kutlama tertip komitesi adına Dest Dan-Hevî Kadın Meclisi Eşbaşkanı Nursel Yıldız yaptı. Nursel Yıldız konuşmasında, "Öncelikle Diriliş Günü’nü, Komutan Egîd ve Zîlan şahsında, başta Rêber Apo ve cezaevlerinde bulunan tüm arkadaşlarımızın ve halkımızın bayramını kutluyorum" dedi.
NAV-Berlin Eşbaşkanı Hüseyin Yılmaz da yaptığı konuşmada, 15 Ağustos 1984 tarihinde atılan “İlk Kurşun”un tarihsel önemine dikkat çekerek, “Kürt halkının üzerine kara bulutların çöktüğü bir dönemde, bu ilk kurşun atıldı. Bu adım, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın öncülüğünde gerçekleşti. Buradan bir kez daha Rêber Öcalan’a, siyasi tutsaklara ve yurtsever halkımıza Diriliş Bayramı’nı kutluyor, selamlarımızı gönderiyoruz.”
Etkinlikte söz alan DEM Parti Şirnex Milletvekili Mehmet Zeki İrmez ise, dört parça Kürdistan halkını selamlayarak, “Bakur, Başûr, Rojava ve Rojhilat halkını selamlıyorum. Dirilişi selamlıyorum. Kürt halkı tarih boyunca birçok kez isyan etti, başkaldırdı. Ancak bu başkaldırılar çoğu kez kirli politikalar sonucu bastırıldı. Halkın umutsuzluğa düştüğü bir dönemde, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Çubuk’ta başlattığı atılım, yeni bir dirilişin başlangıcı oldu. ‘Kürdistan hayali burada medfundur’ diyen anlayışa karşı, “ilk kurşun” atıldı. Bu ilk kurşun, Kürdistan’ın dört bir yanına yayıldı, umut, kimlik ve özgürlük mücadelesine dönüştü.”
İrmez, 41 yıllık mücadele boyunca Kürt halkının büyük acılar yaşadığını ancak bu süreçte direnmeye devam ettiğini vurgulayarak şöyle devam etti: “Tutuklandık, gözaltına alındık, katledildik. Binlerce köyümüz talan edildi, milyonlarca insanımız yerinden edildi. Ancak büyük bir direniş de sergilendi. Özellikle Ortadoğu’da, Rêber Öcalan’ın fikirleri ve Demokratik Modernite düşüncesi geniş kesimlerce kabul gördü. Bugün hegemonik güçler dahi bu paradigmayı kabul etmek zorunda kalıyor. Bu gelişmelerin temeli, Diriliş Günü’nde atıldı. Biz bu günü, özgürlükle taçlandıracağız. 41 yıl önce başlayan bu dirilişi, 41 yıl sonra Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu’yla Kürt halkının özgürlüğüyle taçlandıracağız.”
Diriliş bayramı, Mithra Band, Bawer Taylan ve Soran grubunun müzik dinletileri ve halaylar ile son buldu.