GÖRÜNTÜLÜ

Berlin’de öncü komutanlar anıldı

Berlin’de Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin öncü komutanları Nûreddîn Sofî, Koçero Urfa ve Bahtiyar Gabar anıldı. Anmada, "Şehitlerin mirasını yaşatmalı, Barış ve Demokratik Toplum çağrısını uygulayarak bu mücadeleyi kalıcı kılmalıyız" denildi.

Almanya’nın başkenti Berlin’de, Özgürlük Hareketi’nin öncü komutanları Nûreddîn Sofî, Koçero Urfa ve Bahtiyar Gabar anıldı.

Dest Dan Hêvî Kadın Meclisi ve Nav-Berlin’in organizesiyle Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nde gerçekleştirilen anmaya, Kurdistanlılar ve dostları katıldı.

Anma, Kürdistan Özgürlük Şehitleri anısına yapılan saygı duruşuyla başladı. Ardından konuşmalarla devam etti.

Şehit Aileleri Komisyonu adına söz alan Dayê Gozê, şehitlerin yaşamlarını özgürlük mücadelesine adadığını vurgulayarak şunları söyledi: “Özgürlük şehitlerimiz Nûreddîn Sofî, Koçero Urfa ve Bahtiyar Gabar’ı saygıyla anıyorum. Onlar, açlık ve yokluk demeden Kürt halkı için mücadele ettiler ve bu uğurda şehit düştüler. Başta biz şehit aileleri olmak üzere tüm yurtsever halkımız, şehitlerine sahip çıkmalıdır. 100 yıldır Kürt halkı katliamlarla yok edilmek isteniyor. Bu katliamları durdurmak için mücadele edenler, canlarını verdiler. Her ay yeni şehit haberleri alıyoruz. Keşke bir ay gelse de şehit haberi olmasa. Bir şehit annesi olarak ben de onlara layık olmaya çalışıyorum. Mücadeleleriyle bayrağı son ana kadar bırakmayan şehitlerimizin izinden yürümeliyiz.”

Ardından söz alan siyasetçi Selahattin Mete ise şehitlerin mücadelenin temeli olduğunu belirterek, “Bugün burada bir aradaysak, bu şehitlerimizin sayesindedir. Düşüncelerimizi özgürce paylaşabiliyorsak, bu onların mücadelesinin sonucudur. Özgürlük Hareketi, aynı zamanda bir şehitler hareketidir. 52 yıllık mücadele boyunca en ağır koşullarda yaşamını sürdüren ve bu uğurda şehit olanların mirasını yaşatmalıyız. Rêber Apo’nun yaptığı Barış ve Demokratik Toplum çağrısını uygulayarak bu mücadeleyi kalıcı kılmak zorundayız” diye konuştu.

Selahattin Mete, Kürt halkının özgürlük mücadelesine silahla başlama gerekçesinin inkar ve imha politikaları olduğunu hatırlatarak, “Kürt halkı yok sayıldığı için bu mücadele başladı. 'Kürtler yoktur' denildiği dönemde Kürt halkı ‘Biz buradayız, varız’ diyerek ayağa kalktı. Bugün Ortadoğu’da ne yerel ne de uluslararası güçler Kürt halkı olmadan adım atamıyor. Çünkü Kürt halkı örgütlülüğü, kültürü ve duruşuyla artık dünyada tanınır hale geldi. Artık yeni şehitler vermek istemiyoruz. Sorunlarımızı demokratik yollarla, siyasetle çözmek istiyoruz. Bunun için de hem koşullarımız hem de imkanlarımız var” dedi.

Anma, sinevizyon gösteriminin ardından, “Şehîd Namirin”, “Jin Jiyan Azadî” ve “Bijî Rêber Apo” sloganlarıyla sona erdi.