Son Dakika: ‘BM’de Kürt halkı için gözlemci millet statüsü istenecek’
FLASH

‘BM’de Kürt halkı için gözlemci millet statüsü istenecek’

KNK 24’üncü Genel Kurulu, Kürt ulusal diplomasisinde tarihi bir ilke imza attı. Kürt halkının gözlemci statüsüyle BM’de yer alması amacıyla BM Genel Sekreterliğine sunulmak üzere resmi bir mektup, delegelerin oylarıyla kabul edildi.

Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) 24’üncü Genel Kurulu’nun ikinci gün oturumlarında, ulusal birliğin pratik zemini ve uluslararası diplomasi stratejileri ele alındı. Genel kurulda, bir yandan ulusal kongre ve konferans çalışmalarının yol, yöntem ve hazırlık süreçlerini yürütmek üzere bir komisyonun görevlendirilmesi önerileri delegeler ve kurum temsilcileri tarafından kapsamlı şekilde tartışılırken; diğer yandan Kürt tarihinde ilk kez resmi bir kurum tarafından BM'ye yapılacak olan ‘Üye olmayan  gözlemci millet’  statüsü başvurusu müzakere edilerek karara bağlandı.

GÖZLEMCİ MİLLET STATÜSÜ

Dünyada devlet sahibi olmayan en büyük halk olan Kürtlerin uluslararası alanda resmi olarak tanınmasını içeren mektupta şunlar belirtildi: 

“Sayın Genel Sekreter, Birleşmiş Milletler, Kürtlerin dünyanın devlet sahibi olmayan en büyük etnik grubu olduğunu kabul etmektedir ve Birleşmiş Milletler Şartı uyarınca Kürtler, herhangi bir ayrımcılığa uğramaksızın kendi kaderini tayin etme hakkına ve temel insan haklarına sahiptir. Uluslararası hukuk genel olarak tek taraflı ayrılmayı desteklemese de, bu pozisyon Kürt halkının temel haklarına ve bu durumu düzeltme (tazminat) haklarına zarar vermektedir. Bu yaklaşım, eski sömürgeci güçleri tarafından Kürt halkına karşı uygulanan tarihi haksızlığı daha da derinleştirmektedir. Bölgedeki mevcut çatışmaların çoğunun, Orta Doğu'nun parçalanmasından kaynaklandığını söylemek doğru bir tespit olacaktır. Yasal ve siyasi bir statüden yoksun olmak Kürtlerin sesini kısmakta, ayrımcılık ve baskı görmemize neden olmaktadır. Yasaklanmış kimyasal silahlarla saldırılara uğradığımız, kitlesel tehcire maruz kaldığımız; devlet aktörleri tarafından işlenen diğer savaş suçlarına ve insanlığa karşı suçlara katlanmak zorunda bırakıldığımız herkesçe bilinmektedir.

Ata yurdumuzda bize yalnızca Türklerin, Arapların veya Farsların egemen olduğu devletlerin vatandaşları ya da sakinleri olarak muamele edilmektedir. Kendini öncelikle bir devletler birliği olarak tanımlamaya devam eden BM, yaşadığımız kayıpların ve acıların sorumluluğunu taşımaktadır. BM'nin bu tarafsızlık paradigmasında bir değişim yaşanmasını arzuluyoruz. BM'den, kendi kaderini tayin etme hakkımızın ve özgürlüklerimizin onaylanmasını sağlamaya yardımcı olmasını talep ediyoruz. Mevcut statükonun bu şekilde devam edemeyeceğine inanıyoruz. 

Biz Kürtler, 60 milyonluk bir millet olarak, sadece devletleşmeden değil, aynı zamanda bir millet olarak tanınmaktan da mahrum bırakılıyoruz. Geçtiğimiz yüzyıl boyunca temel haklarımız reddedildi ve devletsiz bir millet olarak sistematik baskılara maruz kaldık. Uluslararası hukuk uyarınca bir millet olarak tanınma kriterlerini karşılamamıza rağmen; kendimize özgü kültürümüz, dilimiz ve tarihimizle ayrı bir halk olarak varlığımız uluslararası alanda tanınmamaktadır.Kürt halkı, uluslararası alanda tanınmayı ve BM'de temsil edilmeyi talep etmektedir. Asgari talebimiz, kendi adımıza konuşabilmemiz, halkımızı ayrımcılık ve dışlanmaya karşı savunabilmemiz için Kürt halkına "üye olmayan gözlemci devlet" statüsünün verilmesidir. Yasal dışlanmışlığa ve devletsizliğe son vermek adına, Kürt halkı olarak haklarımızı savunabileceğimiz bir platforma sahip olmaya ihtiyacımız var. 

Şimdiye kadar BM'de bizim adımıza başkaları konuştu. Artık Kürt halkının kendi adına konuşma zamanı gelmiştir. Biz Kürtler, kendimizi bir millet olarak tanımlıyoruz ve ister primordialist (tözcü), ister etno-sembolik, ister modernist olsun, milliyetin her temel tanımına göre bu şekilde sınıflandırılabiliriz. Orta Doğu'nun kültürel, tarihi ve dilsel çeşitliliğine önemli katkılarda bulunduk. 

KÜRTLER, BM TARAFINDAN BİR ULUS OLARAK TANINMALI

Kürt olarak varlığımızı sona erdirmeyi amaçlayan çok sayıda etnik temizlik dalgasından ve asimilasyon girişiminden sağ kurtulduk; ayrıca bölgenin çeşitli halkları arasında barış içinde bir arada yaşamayı sağlayan dönüştürücü bir güç haline geldik. Kürt halkının aktif katılımı olmadan müreffeh, sürdürülebilir ve barışçıl bir Orta Doğu gerçekleştirilemez. Kürt halkı, bölgenin demokratik, müreffeh ve güvenli geleceğinin şekillendirilmesinde hayati bir role sahiptir. Hem iradeye hem de gerekli kaynaklara sahip olan biz Kürtler; cinsiyet, din, ulus, etnik köken ve dil ayrımcılığıyla mücadele etmeye ve kalıcı barışın tesisine katkıda bulunmaya kararlıyız. Ancak bölgesel istikrar ve güvenliğin geliştirilmesindeki yapıcı rolümüzü yerine getirebilmemiz için bir millet olarak tanınmamız gerekmektedir. Birleşmiş Milletler'in bu hususta hayati bir rolü vardır.

Çağrımız: ‘Kürtlerin BM tarafından bir millet olarak tanınması, Kürt halkına BM'de üye olmayan gözlemci devlet statüsünün verilmesi.”

BM’ye gönderilecek mektubun okunması sonrası genel kurul, Kürt halkının geleceğini doğrudan ilgilendiren bu iki temel konu üzerinde tartışmalar yürüttü. 

Delegeler, kurum temsilcileri ve aydınlar,  ilk olarak ulusal konferansın yol ve yöntemini belirleyecek hazırlık komisyonunun yapısal özellikleri üzerinde durdu. Ardından, BM’ye gönderilecek tarihi mektubun diplomatik hatları ve uluslararası alanda yürütülecek statü mücadelesi üzerine değerlendirmelerde bulundu. Her iki önerinin de delegasyonun onayına sunulmasının ardından, genel kurul yeni dönem planlamalarının tartışılması ile devam etti.

İki gün süren kurul toplantı KNK Eş Başkanlar Ahmet Karamus ve Zeyneb Murad yaptıkları konuşmada, genel kurul boyunca delegeler ve kurum temsilcileri tarafından dile getirilen tüm eleştiri, öneri ve perspektiflerin titizlikle not edildiği ve yeni dönem çalışmalarında eksiksiz şekilde dikkate alınacağı vurgulandı. Oturumlarda ortaya çıkan ortak aklın ulusal birliğe ve yürütülecek diplomasi faaliyetlerine büyük bir güç katacağını belirten eş başkanlık, tarihi kararların alındığı bu genel kurula katılarak katkı sunan tüm delegasyona, siyasi parti ve kurum temsilcilerine teşekkürlerini iletti.

BARZANİ VE TALABANİ’YE MEKTUP YAZILACAK

Divan, ulusal konferans etrafında yaşanılan tartışmaların somut adımlara dönüşmesi için başta KDP Genel Başkanı Mesud Barzani, YNK Genel Başkanı Bafil Talabani olmak üzere çeşitli Kürt parti başkanlarına  ulusal konferans için mektup yazılacağını açıkladı. İki günlük KNK Genel Kurul Toplantısı böylece sona erdi.