Cenevre’de “Özgürlük Nöbeti” 272. haftasında
BM önünde süren oturma eyleminde, demokratik toplum sürecinin halklar için umut olduğu, devletin kalıcı bir barış için diyalog ve güven verici adımların atılması vurgulandı.
BM önünde süren oturma eyleminde, demokratik toplum sürecinin halklar için umut olduğu, devletin kalıcı bir barış için diyalog ve güven verici adımların atılması vurgulandı.
İsviçre’nin Cenevre kentinde Birleşmiş Milletler (BM) Ofisi önünde 25 Ocak 2021’den bu yana her çarşamba düzenlenen “Özgürlük Nöbeti” eylemi 272. haftasına ulaştı. Kürdistanlılar ve dostları, uluslararası kurumlara Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünün sağlanması çağrısını yineledi.
Eylem, Şahoz Suruç (Şêxmus Budak), Bahtiyar Xemgîn Roj (Muhammed Emin Erol), Avesta Cizîr (Nursel Dalmış), Arjîn Pêşeng ve Enfal soykırımı başta olmak üzere yaşamını yitirenler anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı.
Cenevre Demokratik Kürt Toplum Merkezi Eşbaşkanı Naile Budak, Kürt halkının farklı coğrafyalarda verdiği kayıpların ortak ve değerli olduğunu belirterek, “Tüm şehitlerimiz Kürt halkının aydınlığıdır” dedi. Naile Budak, halkın varlığını bu fedakarlıklara borçlu olduğunu ifade ederek, dil, kültür ve tarihe sahip çıkmaya devam edeceklerini vurguladı.
Şehit Aileleri Derneği (KOMAW) Cenevre Sözcüsü İbrahim Yüksel ise yaptığı açıklamada, Enfal Soykırımı’nda 180 bin Kürt’ün katledildiğini hatırlattı ve katliamı kınadı.
Açıklamada, Önder Apo öncülüğünde başlatılan demokratik toplum sürecinin Kürt halkı, Türkiye ve Ortadoğu açısından umut kaynağı olduğu ifade edildi. Halkların özgürlüğünün ancak demokratik ve barışçıl bir toplumda mümkün olabileceği vurgulandı.
Sürecin ilerleyebilmesi için somut adımlar atılması gerektiği belirtilen açıklamada, aksi halde sorunların derinleşebileceği ve provokasyon risklerinin artabileceği ifade edildi. PKK’nin kendini feshetmesi ve bazı gerilla gruplarının silah bırakmasının barış adına olumlu adımlar olduğu dile getirildi.
Öte yandan, Türkiye’deki siyasi iktidarın sürece dair adım atmadığı, zaman kazanmaya çalıştığı, “terörsüz Türkiye” söylemiyla zehirli bir dil kullanıldığı eleştirisi yapıldı. Açıklamada, kalıcı bir barış için diyalog ve güven verici adımların atılması gerektiği kaydedildi.
Türk devletine çağrıda bulunulan açıklamada, Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünün sağlanması, statüsünün tanınması ve kamuoyuyla iletişim kurmasının önünün açılması gerektiği ifade edildi. Ayrıca uzun süredir hapishanede bulunan tutuklular için yasal düzenleme yapılması istendi.
Eylemciler, talepleri karşılanana kadar BM önündeki protestolarını sürdüreceklerini belirtti.