GÖRÜNTÜLÜ

Cenevre’de eylemcilerden Türk devletine çağrı: Oyalama, adım at!

Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü sağlaması talebiyle Birleşmiş Milletler (BM) Ofisi önünde sürdürülen Oturma eylemi 276. haftasına ulaştı.

Cenevre’de bulunan Birleşmiş Milletler (BM) Ofisi önünde Kürdistanlılar ve dostları 25 Ocak 2021’den bu yana her hafta çarşamba günü uluslararası kurumlara Önder Apo’nun Fiziki özgürlüğünün sağlanması kapsamında sorumluluklarını yerine getirme çağrısında bulunuyor.

Eylemin 276’ncı haftası Leyla Qasim, Hozan Mizgîn, Gulçîya Gabar (Servet Aydın),Nûrî Amed (Hüseyin Haran), Xezep Şahin (Mehmet Kılınçer) ve devrim mücadelesindeki tüm şehitler anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı.

Cenevre Devrimci Gençlik Hareketi (TCŞ) adına Serhad Polat tarafından yapılan basın açıklamasında, 27 Şubat 2025 tarihinde Önder Apo tarafından yapılan “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nın tarihi bir gelişme olduğu vurgulandı. 

Açıklamada, Apocu Hareket Yönetiminin de çağrının gereklerine uygun hareket ettiği ve sürecin ilerlemesi için sorumluluk bilinciyle gerekli adımları attığı belirtilirken, AKP iktidarının halen somut ve pratik adımlar atmaktan uzak olduğu ifade edildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Devlet adına açıklamalar yapan Devlet Bahçeli’nin söylemleri pratikte karşılık bulmamaktadır. Barış ve çözümden söz edenlerin öncelikle İmralı üzerindeki tecrit sistemine son vermesi gerekmektedir. Demokratik çözümün gelişebilmesi için Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü ve statüsü güvence altına alınmalı, Kürt halkının demokratik ve siyasal hakları anayasal güvenceye kavuşturulmalıdır. AKP iktidarı zamana yayma ve oyalama politikalarını terk ederek samimi adımlar atmalıdır.”

Açıklamada ayrıca Rojava’daki gelişmelere de dikkat çekildi. Şam’daki Colani hükümetinin AKP’nin Kürt karşıtı politikalarını esas aldığı belirtilerek, Kürt dili ve kimliğine yönelik baskıların halk iradesine dönük açık bir saldırı olduğu kaydedildi.

Açıklamada “Rojava halkından alınan esirlerin halen tutulması kabul edilemez bir durumdur. Tüm esirler derhal serbest bırakılmalı ve ailelerine teslim edilmelidir. DAİŞ’e karşı insanlık adına büyük bir direniş ortaya koyan YPJ savaşçılarının statüsü de tanınmalıdır” denildi.

İran’daki gelişmelere de değinilen açıklamada, İran devletinin bölgede yaşanan savaş ve kriz ortamının faturasını Kürt halkına kestiği ifade edildi. Kürtlere yönelik baskı, infaz ve idamların her geçen gün arttığı belirtilerek, İran rejimine insan hakları ihlallerine son verme çağrısı yapıldı.

TCŞ açıklaması şu sözlerle sona erdi:

“Bir kez daha belirtiyoruz ki; Ortadoğu’da kalıcı barışın ve demokratik çözümün yolu Kürt halkının özgürlüğünden geçmektedir. İnkar ve imha politikaları bugüne kadar sonuç almamış, bundan sonra da alamayacaktır. Halkların kardeşliği ve demokratik toplum mücadelesi mutlaka kazanacaktır.”