Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü talebiyle İsviçre’nin Cenevre kentinde 25 Ocak 2021’den bu yana kesintisiz sürdürülen nöbet eylemi 239. haftasına ulaştı. Her çarşamba Birleşmiş Milletler (BM) binasının bulunduğu Nations Meydanı’nda düzenlenen eylem, Kürt halkının ve dostlarının kararlılığını uluslararası kamuoyuna taşımayı sürdürüyor.
Eylem, şehadet yıl dönümleri vesilesiyle Erdal (Engin Sincer), Ekin Van (Kevser Ertürk) ve Zeki Şengali (İsmail Özden) şahsında gerçekleştirilen saygı duruşuyla başladı. Ardından yapılan açıklamalarda, Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü için uluslararası kurumlara bir kez daha çağrı yapıldı.
POLAT: ÖCALAN’IN PARADİGMASI HALKLARIN ORTAK YAŞAM GÜCÜ
Eyleme katılan Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu (FEDA) Eşbaşkanı Şahin Polat, yaptığı konuşmada Önder Apo’nun geliştirdiği “Barış ve Demokratik Yaşam Modeli”nin yalnızca Kürt halkı için değil, tüm Ortadoğu halkları için tarihsel bir çözüm niteliği taşıdığını vurguladı.
Polat şunları söyledi: “Sayın Abdullah Öcalan’ın ortaya koyduğu model, eşitlik, özgürlük, inançların tanınması ve kadın özgürlüğü temelinde yükselen, halkların ortak yaşam projesidir. Bu modelin en büyük kazananı Alevi toplumu olacaktır. Çünkü Alevilerin tarih boyunca maruz kaldığı inkâr, asimilasyon ve katliamlar, ulus-devlet zihniyetinin sonucudur. Öcalan’ın paradigması bu zihniyeti reddederek, Alevilerin kimliğini, kültürünü ve inancını güvence altına almaktadır.”
‘ALEVİLER DE BU MÜCADELENİN KURUCU ÖZNESİDİR’
Alevi toplumunun da Kürt halkı gibi ulus-devletçi, tekçi anlayışın mağduru olduğunu hatırlatan Polat, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizler Alevi toplumu olarak Önder Apo’nun mimarı olduğu Barış ve Demokratik Toplum modelinin kurucu öznesiyiz. Bugün yaşanan 3. Dünya Savaşı’nın en büyük mağdurlarından biriyiz. BM’nin koruması altında olmasına rağmen Maxmur halkına dayatılan insanlık dışı saldırılar, Dürzilere ve Suriye halklarına yönelen soykırım tehditleri, bölgede yaşayan bütün inanç ve halkların nasıl bir tehdit altında olduğunu gösteriyor. Bu nedenle tek yol, demokratik toplum paradigmasını hayata geçirmek ve toplumsal baskıyı büyütmektir.”
‘UMUT HAKKI İÇİN TOPLUMSAL BASKIYI ÖRGÜTLEMELİYİZ’
Polat ayrıca Avrupa Konseyi’nin Türkiye’ye verdiği “Önder Apo’ya Umut Hakkı” kararına dikkat çekerek, Eylül ayında dolacak süreyi hatırlattı:
“Bu kararın hayata geçirilmesi, ‘Barış ve Demokratik Toplum’ modelinin oluşturulması için en temel şarttır. Uluslararası kurumlar sorumluluklarını yerine getirmeli; halklar ise mücadeleyi büyüterek toplumsal baskıyı örgütlemelidir.”
ZÜRİH’TE 1. KÜRT KÜLTÜR FESTİVALİ 23 AĞUSTOS’TA
Eylemde ayrıca 15 Ağustos Atılımı’nın yıldönümü vesilesiyle düzenlenecek 1. Kürt Kültür Festivali için de katılım çağrısı yapıldı. FEDA adına Şahin Polat ve Songül Arslan, 23 Ağustos Cumartesi günü İsviçre’nin Zürih kentinde gerçekleştirilecek festivale ilişkin çağrılarında şu ifadeleri kullandı:
“Kürt halkı ve dostları, kültürüyle, sanatıyla ve direnişiyle Zürih’te buluşmalı.”
Festival, İsviçre Demokratik Kürt Konseyi (CDK-S) ve İsviçre Kürt Kadınlar Birliği (YJK-S) öncülüğünde organize edilecek.
Eylem, festival çağrısının ardından saat 17.00’ye kadar sürdü..