Cenevre eyleminde Türkiye’ye çağrı: Somut adım atılmalı
İsviçre’nin Cenevre kentinde BM Ofisi önünde 2021’den bu yana sürdürülen oturma eylemi 273. haftasına ulaştı. Eylemciler, Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü için uluslararası kurumlara çağrı yaptı.
İsviçre’nin Cenevre kentinde BM Ofisi önünde 2021’den bu yana sürdürülen oturma eylemi 273. haftasına ulaştı. Eylemciler, Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü için uluslararası kurumlara çağrı yaptı.
İsviçre’nin Cenevre kentinde Birleşmiş Milletler (BM) Ofisi önünde 25 Ocak 2021’den bu yana her çarşamba günü düzenlenen “Öcalan’a Özgürlük Nöbeti” 273. haftasında da devam etti. Kürdistanlılar ve dostları, uluslararası kurumlara Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü için sorumluluk alma çağrısında bulundu.
Bu haftaki eylem, Xezal Mewlan, Şevîn Nûpelda (Ayşe Dalgıç), Afat Piling Êrîş (Mahmut Oruç), Ciwan Kıçî (Mehdi Dalmış) şahsında Kürdistan Özgürlük Şehitleri anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Ardından Cenevre Komitesi adına Ramazan Kızılkurt açıklama yaptı.
Açıklamada, İmralı Hapishanesinde tutulan Önder Apo başta olmak üzere farklı bölgelerde mücadele yürüten kesimler selamlanarak, yürütülen mücadelenin demokratik toplum hedefi açısından temel bir rol oynadığı ifade edildi. 2021’de başlatılan kampanyanın uluslararası bir nitelik kazandığı belirtilen açıklamada, sürecin yalnızca bir dayanışma çalışması değil, uluslararası kamuoyunu sorumluluk almaya çağıran bir girişim olduğu kaydedildi.
Kürt sorununun çözümsüzlüğünün bölgesel krizleri derinleştirdiği vurgulanan açıklamada, başta BM ve Avrupa Konseyi olmak üzere uluslararası kurumların daha aktif rol üstlenmesi gerektiği ifade edildi. Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünün demokratik çözümün ön koşulu olduğu belirtildi.
Açıklamada ayrıca, PKK’nin feshi tartışmaları üzerinden yürütülen politikaların eleştirildiği, bazı kesimlerin bu tartışmaları barış sürecini zayıflatacak şekilde gündemde tuttuğu; halkın bu tür yönlendirmelere karşı bilinçli hareket etmesi gerektiği ifade edildi.
Ortadoğu’daki gelişmelere de değinilen açıklamada, bölgedeki çatışmaların genişleme riski taşıdığı ve Kürt sorununun çözümünün bölgesel istikrar açısından önemine dikkat çekildi. Rojava’daki gelişmelere işaret edilerek, demokratik çözüm kanallarının açılması çağrısı yapıldı.
Türkiye’ye yönelik çağrının da yer aldığı açıklamada, siyasi iktidarın somut ve hukuki adımlar atması gerektiği vurgulandı. Açıklama, uluslararası kamuoyuna demokratik çözüm ve kalıcı barış için adım atılması çağrısıyla sona erdi.