Demir: Almanya Kürtlere düşman hukuku uyguluyor

Hiçbir yasal gerekçe göstermeden gazeteci Serkan Demirel’i gözaltına alıp sınır dışı eden Alman devletini kınayan Mehmet Demir, “Bu tüm Kürt halkına yönelik sistematik bir düşmanlığın parçasıdır. Bu hukuksuzluğu asla kabul etmeyeceğiz" dedi.

Gazeteci Serkan Demirel’in Almanya sınırında gözaltına alınarak İsviçre’ye sınır dışı edilmesini değerlendiren Azadi e.V. temsilcisi Mehmet Demir, bu uygulamayı kınayarak, yaşananların tesadüf olmadığını ve Almanya'nın Kürtlere yönelik sistematik baskı politikasının açık bir örneği olduğunu söyledi.

Demir, Almanya’nın Kürt toplumuna karşı adeta bir intikam duygusuyla hareket ettiğini belirterek, Alman devletinde "Kürtlere ne kadar zarar verirsem, egemen sömürgeci güçler nezdinde o kadar destek alırım" şeklinde bir yaklaşımın hakim olduğunu ifade etti. Almanya’nın, Kürt Özgürlük Hareketi’ne karşı ideolojik bir düşmanlık içinde olduğunu vurgulayan Demir, bu düşmanlığın aynı zamanda sosyalist, devrimci ve ilerici tüm hareketlere yönelik tarihsel bir refleksle bağlantılı olduğunu dile getirdi.

GAZETECİYE YÖNELİK MUAMELE KASITLI VE SİSTEMATİK

Serkan Demirel’in uluslararası basın kartına sahip, çok dilli ve Avrupa genelinde tanınan bir gazeteci olduğunu hatırlatan Demir, “Bu arkadaşımıza, sanki hiç gazetecilik yapmamış sıradan biriymiş gibi muamele ediliyor. Oysa Avrupa Parlamentosu’ndan BM’ye kadar birçok kurumda gazetecilik yapmış bir isimden bahsediyoruz. Almanya, böyle bir kişiyi gözaltına alıp sınır dışı ediyor; üstelik yasal olarak herhangi bir bildirimde bile bulunmuyor” dedi.

Demir, Almanya’da yasalarla güvence altına alınmış temel hak ve bildirim yükümlülüklerinin Kürtler söz konusu olduğunda askıya alındığını savunarak, “Sanki Almanya Anayasası'nda gizli bir madde var da, ‘Bu haklar Kürtler için geçerli değildir’ denmiş gibi davranılıyor” şeklinde konuştu.

POLİSLERİN TAVRI TÜRK DEVLETİYLE PARALEL

Sadece Serkan Demirel’in yaşadıklarıyla sınırlı olmayan bu yaklaşımın, genel olarak Kürtlere karşı izlenen politikalarda da görüldüğünü söyleyen Demir, “İltica başvurularında keyfi retler, oturum iptalleri, vatandaşlığa geçişin engellenmesi, para cezaları, cezaevine atılmalar hatta demokratik gösterilere katılmanın bile suç sayılması artık sıradan hale geldi” ifadelerini kullandı.

Demirel’in sınır dışı edilme sürecinde Türk kökenli polislerin tehditkâr ve agresif tavırlarına da dikkat çeken Demir, bu polislerin Türkçe tehditler savurmasının, yalnızca Almanya adına değil, Türkiye’nin politik refleksleriyle de hareket ettiklerini gösterdiğini belirtti.

BU HUKUKSUZLUĞU ASLA KABUL ETMEYECEĞİZ

Almanya’da resmi olarak kurulmuş, dernek statüsü tanınmış kurumların yöneticilerinin bile tutuklandığını ve şu anda 14 Kürt aktivistin cezaevinde bulunduğunu hatırlatan Demir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Almanya, Kürtlere karşı siyasi, hukuki, insani ve diplomatik tüm değerleri çiğneyen açık bir tutum içerisinde. Ne yaparlarsa yapsınlar, biz bu ülkede de, dünyanın her yerinde de hak aramaya devam edeceğiz. Gazeteci Serkan Demirel’in yanında olacağız. Bu hukuksuzluğu asla kabul etmeyeceğiz.”