Şam hükümet güçlerinin Süveyda’ya yönelik günlerdir süren saldırılarını “soykırım” olarak nitelendiren FEDA ve DAKB, “Suriye'de Alevilere yapılan soykırıma karşı güçlü ve önleyici bir tepki geliştirilemedi. Bundan da güç alan HTŞ katilleri, şimdi de Dürzilere karşı soykırım yapıyorlar” diye belirtti.
Açıklamada, “El-Nusra ve DAİŞ’in enkazından doğan ve karanlık bir ideolojinin bugünkü temsilcisi olan HTŞ (Heyet Tahrir el-Şam) Kürtleri, Dürzîleri ve Alevileri düşman ilan ederek, onları katletmeyi sözde bir görev, bir ibadet olarak görmektedir” ifadeleri kullanıldı.
“Alevilere yapılan soykırımlara karşı mücadele ettiğimiz gibi Dürzilere karşı yapılan bu soykırıma karşı da mücadele etmek zorundayız” diyen FEDA ve DAKB, insanlığa karşı işlenen bu suça izin vermemek gerektiğini kaydetti.
Açıklamada, “Bugün bu soykırım saldırıları püskürtmezse bölgeye barış ve huzur gelmeyecektir” vurgusu yapıldı.
FEDA ve DAKB, şunları ekledi: “Böyle olduğu için HTŞ katilleri, Kuzey ve Doğu Suriye yönetimine karşı da tutum almaktadır. 10 Mart 2025'de imzalanan anlaşmayı uygulamaktan kaçınmaktadır. Bunun için bütün ezilen halklar ve inançlar, Kuzey ve Doğu Suriye yönetimi ve halklariyla birleşerek bu saldırıları püskürtmeliyiz.”
“Bugün Dürzîler ve Aleviler hedefte olabilir. Ama yarın, suskun kalınırsa, sıradaki kim olacak?” diye sorulan açıklamada, “Bu barbarlığın hedefinde yalnızca belli bir mezhep ya da etnik yapı yoktur. Hedef, tüm farklılıklardır. Tüm özgürlüklerdir. Tüm insanlıktır.” ifadeleri kullanıldı.
Açıklama şu ifadelerle son buldu: “Tüm ezilen halklara, inanç gruplarına, vicdan sahibi insanlara sesleniyoruz: Suriye'deki soykırım saldırılarına ve Rojava'ya yönelik baskılara karşı, demokratik irade ile omuz omuza verelim, bu karanlığa karşı birlikte direnelim.
Çünkü bu, sadece Dürzîlerin çığlığı değildir. Bu, Ortadoğu’nun savaş tamtamlarının ortasında kaybolmaya yüz tutmuş tüm halkların feryadıdır. Ve artık dünya, bu çığlığa kulak vermelidir. Sessizlik, zulmün ortağı olmaktır.”