Demokratik Alevi Federasyonu ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği, Çarşema Sor’un sadece doğanın yenilenmesini değil, Êzidî inancının ve kültürel kimliğinin korunmasını simgelediğini belirtti.
Açıklamada, bu bayramın Êzidî halkının varlığını sürdürmesi açısından kritik önemde olduğu ifade edildi.
Açıklamada, Ortadoğu’da Êzidîlik başta olmak üzere Alevilik, Süryanilik ve Dürzilik gibi inançların tarih boyunca katliam, soykırım ve asimilasyon politikalarına maruz kaldığına dikkat çekildi.
Bu saldırıların, farklılıkları reddeden “tekçi” devlet anlayışından kaynaklandığı vurgulandı.
FEDA ve DAKB, Êzidî toplumunun geçmişte birçok kez “ferman” olarak tanımlanan saldırılara uğradığını hatırlatarak, bu saldırıların tüm insanlığa karşı işlendiğini ifade etti.
Açıklamada, “Êzidîlerin acısı bizim acımızdır” denilerek dayanışma çağrısı yapıldı.
Her iki organizasyon, Êzidîliğin korunması, gelecek nesillere aktarılması ve eşit haklara sahip olması gerektiğini vurguladı.
İnanç özgürlüğü ve toplumsal eşitlik olmadan demokratik ve barışçıl bir yaşamın mümkün olmayacağı belirtildi
Açıklamada, kadın dayanışmasının önemine dikkat çekilerek, farklı inançların eşit ve özgür biçimde yaşayabileceği bir toplum için mücadele çağrısı yapıldı.
Açıklama şu ifadelerle son buldu: “Kadın dayanışmasını merkeze alarak, farklı inançların güvenle, eşit haklarla ve özgürce yaşayacağı bir toplum için yan yana duruyoruz. Çarşema Sor vesilesiyle, Êzidî halkının ve kadınlarının direnişini, kültürel mirasını ve gelecek nesillere taşıma iradesini saygıyla selamlıyoruz.”