GÖRÜNTÜLÜ

Federal Parlamento önünde ‘Umut Hakkı’ için miting

Berlin’de Federal Parlamento önünde düzenlenen mitingde konuşan AK Parlamenterler Meclisi üyesi Vinzenz Glaser, “İmralı’daki tecrit sona ermeli, AİHM kararları uygulanmalı ve hukuki reformlara dayanan bağlayıcı bir yol haritası oluşturulmalıdır” dedi.

Almanya’nın başkenti Berlin’de, Önder Apo'nun fiziki özgürlüğü ve “umut hakkı” talebiyle Almanya Federal Parlamentosu önünde bir miting düzenlendi. 

Dest-Dan Hêvî Kadın Meclisi ve Nav-Berlin’in çağrısıyla bir araya gelen Kürtler ve dostları, Parlamento binası önünde toplandı. Eyleme, Sol Parti (Die Linke) Dış İlişkiler Sorumlusu Cansu Özdemir, Sol Parti Milletvekili ve aynı zamanda Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi üyesi Vinzenz Glaser ile Federal Milletvekili Mirze Edis de katıldı. 

GLASER: UMUT HAKKI KAMUSAL BİR DEĞERDİR 

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi üyesi Vinzenz Glaser, yaptığı konuşmada Önder Apo’nun serbest bırakılması çağrısını yineledi: “Abdullah Öcalan 1999’dan bu yana cezaevinde tutuluyor. Bu hukuka aykırı ve insanlık dışı tutukluluk sona ermeli. Bu yalnızca onun kişisel hakları için değil, aynı zamanda Türkiye’de barış sürecinin yeniden başlatılması için de hayati önem taşıyor.” 

Glaser, Sol Parti’den Milletvekili Sarah’ın şu anda Mêrdîn’de temaslarda bulunduğunu hatırlatarak, Kürt meselesine dair Avrupa’dan gelecek baskının önemini vurguladı. Avrupa’nın insan hakları standartlarından ödün vermemesi gerektiğini belirten Glaser, şöyle devam etti: “Eğer umut hakkını savunmazsak, kamu değerlerimizin temel direklerinden birini kaybederiz. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi ve üye devletlere çağrımız nettir: İmralı’daki tecrit sona ermeli, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları uygulanmalı ve hukuki reformlara dair bağlayıcı bir yol haritası oluşturulmalıdır.” 

CANSU ÖZDEMİR: GERÇEK ÖZGÜRLÜK İÇİN TÜM SESLER DUYULMALI

Sol Parti Milletvekili Cansu Özdemir de konuşmasında dış politika, kadın hakları ve Kürt meselesine değinerek şunları söyledi: “Ortadoğu’da demokratik, kapsayıcı ve feminist bir sistem mümkündür. HTŞ gibi örgütler kadınları dışlayan merkeziyetçi yapılarıyla bir alternatif olamaz. Ancak Kürt Kadın Hareketi, bu coğrafyada başka bir geleceğin mümkün olduğunu kanıtlıyor.” 

Cansu Özdemir, İran’da Jîna Amini’nin ölümü sonrası başlayan “Jin, Jiyan, Azadî” hareketine dikkat çekerek, bu sözlerin artık evrensel bir kadın özgürlük manifestosuna dönüştüğünü ifade etti.  

Cansu Özdemir, konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve binlerce muhalif hâlâ cezaevindeyse, Türkiye’de gerçek bir özgürlükten söz edemeyiz. Bu nedenle Abdullah Öcalan’ın sürece dahil edilmesi, demokratik bir çözüm için gereklidir. Die Linke Partisi olarak barış ve demokrasi taleplerini Ortadoğu’daki ilerici güçlerle birlikte destekliyoruz.” 

Miting, “Bijî Serok Apo” ve “Jin Jiyan Azadî” sloganlarıyla sona erdi.