GÖRÜNTÜLÜ

Mannheim'deki halk şöleninde Barış ve Demokratik Toplum vurgusu

Mannheim’de düzenlenen halk şöleninde barış süreci ve demokratik toplumun önemine dikkat çeken Dr. İdris Baluken, bir an önce müzakere koşullarının sağlanması ve içerideki siyasi tutsaklarla ilgili adımların atılması gerektiğini vurguladı.

Almanya’nın Mannheim kentinde halk şöleni düzenlendi. Ronahî û Bêrîvan Kadın Meclisi ve Mannheim Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nin ortak organizasyonuyla gerçekleşen etkinlik, Kürdistan Özgürlük Şehitleri anısına yapılan saygı duruşuyla başladı. Ardından Halk Meclisi adına selamlama konuşması yapıldı ve Önder Apo’nun sürece dair görüntülü mesajı dinletildi.

Programa katılan siyasetçi Dr. İdris Baluken, son sürece ilişkin önemli mesajlar verdi.

Konuşmasına, buluşmanın hem demokratik toplum hem de barış süreci açısından heyecan verici olduğunu belirterek başlayan Baluken, “Hep birlikte bu süreci daha ileriye taşıyacağız. Sizlerden beklentim, katkı sunmanız ve süreci sahiplenmenizdir” dedi.

Baluken, Türkiye’de ise ağır siyasi operasyonlar ve “Çöktürme Konsepti” kapsamında demokratik siyasetin tasfiye edilmek istendiğini hatırlattı. Bu dönemde yedi yıl boyunca cezaevinde olduğunu hatırlatan Baluken, “O dönemde sizlerin iradesini temsil etmeye ve bu iradeyi en doğru ve en size layık şekilde yürütmeye çalıştım” dedi.

Konuşmasında Leyla Güven başta olmak üzere, yıllardır dört duvar arasında savunduğu doğrulardan tek bir adım geri atmayan, halkının onurlu mücadelesini temsil eden direnişlerini sürdüren tüm politik tutsakları selamlayan Baluken, “Ve yirmi altı yıldır ağırlaştırılmış tecrit ve işkence konsepti altında teslim alınmaya çalışılan, halkıyla bütün bağları koparılmak istenen, deyim yerindeyse tarih sahnesinden silinmek istenen ama bu yönelime karşı çok daha büyük bir direniş ortaya koyarak sadece Türkiye halklarına değil, bütün Ortadoğu ve dünya halklarına yeni bir barış paradigması armağan eden Sayın Abdullah Öcalan’a da buradan güçlü bir selamımız vardır” diye devam etti.  

Baluken, “Sizlerin bu duruşu olduğu sürece Kürt halkının ve Kürt Özgürlük Hareketi’nin sırtı yere gelmeyecektir” dedi.

Baluken, barış sürecinin sadece Kürt halkı için değil, Türkiye ve Ortadoğu halkları açısından da tarihi önem taşıdığını vurguladı. Önder Apo’nun geliştirdiği paradigmanın halkların kardeşliği ve barışı için yeni bir yol açtığını belirten Baluken, sürecin yüzeysel tartışmalarla geçiştirilemeyeceğini, karşılarında yüz yıllık bir inkâr ve imha politikası, Kürt halkının halk olmaktan kaynaklı hak ve özgürlük taleplerini bastırmaya çalışan bir devlet gerçekliği bulunduğunu söyledi.

Kürt hareketinin, barış yolunda stratejik adımlarını açıkladığını ifade eden Baluken, devlet ve iktidar bloğundan aynı samimiyeti göremediklerini belirtti. Baluken, “27 Şubat’ta yapılan Demokratik Toplum ve Barış Çağrısı, ardından PKK’nin kongre kararı ve silah bırakma merasimi sürecin çok önemli adımlarıydı. Bundan sonra beklenen, artık siyasi ve barışçıl adımların hızla atılmasıdır. Bir an önce barışın yaratıcısı ve mimarı olarak Sayın Öcalan’ın müzakere koşullarının sağlanması, içerideki siyasi tutsaklarla ilgili adımlar atılması, yeni bir sayfanın açılmasıdır” diye vurguladı.

Etkinlik, Hozan Comerd ve Koma Fırat’ın müzikleri eşliğinde halkın halaylarıyla geç saatlere kadar devam etti.