KCDK-E, Rojava Devrimi’ni statü kazanması için seferber olalım

KCDK-E, Rojava Devrimi’ni 14. yılında statüye kavuşması için Avrupa’nın her yerinde, Avusturalya, Kanada her yerde seferber olmaya çağırdı.

ROJAVA DEVRİMİ

Avrupa Demokratik Kürt Toplum Kongresi (KCDK-E) açıklaması şöyle:

"Kobanê Direnişi’nin destansı başkaldırısı, 19 Temmuz 2012’de Rojava Özgürlük Devrimi ile taçlandırıldı. Bu devrim, ortaçağ gericiliğine karşı kadınların öncülüğünde gerçekleşmiş, 21. yüzyılın en büyük dönüm noktalarından biri olmuştur. Rojava Devrimi; Ortadoğu’daki siyasal ve toplumsal dengeleri köklü biçimde etkileyen, halklar arası demokratik birlik ve kardeşliğin temellerini atan, kadın öncülüğünde gelişen bir demokratik-toplumsal devrimdir. Kürt, Arap, Asuri-Süryani, Türkmen, Ermeni ve diğer halkları demokratik ulus perspektifi etrafında birleştiren, farklılıkları ortak mücadelede buluşturan tarihsel bir kazanımdır. Bu devrim kolay kazanılmadı. Binlerce kadın, erkek ve yaşlı insan bu uğurda şehit düştü. Kobanê Direnişi’nin temsil ettiği insanlık iradesi, büyük bedeller ödenerek Rojava Devrimi’ne hayat verdi. Soykırımcı ve gerici tüm güçlerin insanlık dışı saldırılarına karşı direnilerek, çağımızın en önemli özgürlük devrimlerinden biri inşa edildi. Rojava Devrimi, dünyanın dört bir yanından gelen enternasyonalist devrimcilerin bedenlerini siper ederek katıldıkları, uğruna bedel ödedikleri bir insanlık devrimidir.

DAİŞ gibi barbar yapılar, bu devrim karşısında kadın iradesiyle bozguna uğratılmıştır. Rojava devrimi, Selefi güçlerin hayalleri kuran gerici iktidarların heveslerini kursağında bırakan, halkların demokratik ulus temelinde birlikte yaşamını esas alan bir devrimdir.

Bugün Dürzi halkı başta olmak üzere, birçok inanç ve kimlik grubu Ortadoğu’da bir kez daha sistematik şiddet ve imhayla karşı karşıya. 1860 Şam ve Lübnan Dağı’ndaki katliamlardan günümüzde HTŞ gibi radikal grupların kontrolündeki bölgelerde yeniden yükselen saldırılara kadar, Dürziler tarihsel bir soykırım tehdidiyle yüz yüzedir. Bu gerçek, Rojava Devrimi’nin çoğulcu ve eşitlikçi modelinin ne kadar yaşamsal olduğunu bir kez daha göstermektedir.

Rojava, Önder Apo’nun paradigma ve felsefesinin hayat bulduğu bir kadın devrimidir. Belki de tarihte ilk kez, bir devrimin hem öncüsü hem de kurucusu olan kadınlar, ekolojik ve demokratik bir toplumsal sistem inşa etmişlerdir. Bu öncülük, bugün dünya kadınlarına ve insanlığa ilham kaynağı olmaya devam etmektedir. 14. yılına giren bu devrim, tüm Ortadoğu halkları için özgür, eşit ve barış içinde bir yaşamın mümkün olduğunu gösteren ilerici bir modeldir. Ancak bu model, halen kuşatma, işgal ve saldırılarla karşı karşıyadır. Bu nedenle, Rojava Devrimi’nin yaşaması ve insanlık adına bir umut olmaya devam edebilmesi için uluslararası statüsünün tanınması temel bir öncelik, vazgeçilmez bir gereklilik haline gelmiştir. Rojava etrafında insanlığın çember oluşturması ve bu devrimin uluslararası alanda tanınması için kararlı bir mücadele yürütülmelidir.

KCDK-E olarak Önder APO’nun 27 Şubat’ta “Barış ve Demokratik Toplum“ manifestosu etrafında kenetlenerek, Rojava Devrimi’ni 14. yılında statüye kavuşması için Avrupa’nın her yerinde, Avusturalya, Kanada her yerde bu doğrultuda çalışmalar sürdürmek için seferber olmaya çağırıyoruz."