33. ULUSLARARASI KÜRT KÜLTÜR FESTİVALİ
Almanya’nın Dortmund kentinde, 13 Eylül’de 33. Uluslararası Kürt Kültür Festivali gerçekleştirilecek. Remydamm/Victor-Toyka Str. 44139 adresinde yapılacak etkinlik, Avrupa’da yaşayan Kürtlerin kültür, sanat ve direniş ruhunu buluşturacak.
KON-MED Eşbaşkanları Ruken Akça ve Kerem Gök, festivalin hazırlıkları ve içeriğine dair açıklamalarda bulundu.
RUKEN AKÇA: KÜLTÜRÜMÜZ ÖZGÜR GELECEĞİMİZİN TEMİNATIDIR
KON-MED Eşbaşkanı Ruken Akça, festivalin tarihsel ve kültürel önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Rêber Apo öncülüğünde başlatılan ve kırk yılı aşkın süredir süren mücadelemiz, Kürt halkının özgürlük ve varlık mücadelesi olarak tarih sahnesinde yerini almıştır. Bu mücadele sadece Kürdistan’da değil, Avrupa’nın dört bir yanında da halkımızın iradesiyle büyümektedir. Bugün bize düşen görev; ulusal birliğimizi güçlendirmek, kültürümüzü ve dilimizi diaspora koşullarında daha güçlü sahiplenmektir. Çünkü kültürümüz yalnızca kimliğimiz değil, özgür geleceğimizin de teminatıdır.”
Festivalin her yıl belirlenen bir şiarla düzenlendiğini belirten Ruken Akça, bu yılki temanın “barış ve demokratik toplum” olduğunu ifade etti. Akça, festivalin yalnızca müzikten ibaret olmadığını, aynı zamanda kültür, sanat, kimlik ve halkın iradesinin ifadesi olduğunu vurguladı.
Etkinlik kapsamında geleneksel Kürt mutfağının sunulacağı stantlardan, ulusal kıyafetlerin tanıtıldığı alanlara; kitap ve çocuk etkinliklerinden dengbêj çadırlarına kadar birçok bölüm yer alacak.
Ruken Akça, “13 Eylül’de Dortmund’da yapılacak festival, ulusal birliğin ve halkımızın kararlılığının güçlü bir göstergesi olacaktır. Avrupa’daki tüm halkımıza ve dostlarımıza çağrımızdır: Gelin, kültürümüz ve ulusal kıyafetlerimizle Dortmund’da buluşalım. Gelin, özgürlük ve eşitlik mücadelemizi büyütelim” dedi.
KEREM GÖK: BARIŞ VE DEMOKRATİK TOPLUM ÇAĞRISINA CEVAP OLALIM
KON-MED Eşbaşkanı Kerem Gök ise festival hazırlıklarının aylar öncesinden titizlikle yürütüldüğünü belirtti. Gök, bürokratik süreçlerin tamamlandığını, ulaşım ve güvenlik altyapısının oluşturulduğunu, katılımcıların ihtiyaçları için tüm düzenlemelerin yapıldığını kaydetti.
Festival alanında kültürel ve sanatsal programların yanı sıra kitap imza stantları, ulusal kıyafetlerin sergilendiği bölümler, inanç kurumlarının, sol-sosyalist yapıların ve sivil toplum kuruluşlarının tanıtım alanları da yer alacak.
Kerem Gök, “Zazakî, Kurmancî ve Soranî lehçelerinde eserler sunacak çok sayıda değerli sanatçıyla zengin bir sahne programı hazırladık. Kürt kültürünü tanıtmak amacıyla Konê Amele adıyla bir çadır olacak. Çocuklar için Zarok Ma çadırında ayrıca program hazırlandı. Govend ve diğer kültürel etkinliklerle festival dopdolu, düzenli ve eksiksiz geçecek” dedi.
Kürt halkının uzun yıllardır asimilasyon politikalarıyla karşı karşıya olduğunu belirten Gök, diaspora koşullarında festivalin kültürel olduğu kadar siyasal bir anlam taşıdığını vurguladı.
Gök, şunları kaydetti: “Kürt halkı kendi ülkesinde yasaklandı, köyleri boşaltıldı, dili ve kültürü yok edilmek istendi. Asimilasyon politikalarıyla halkımızın değerleri unutturulmaya çalışıldı. Diasporaya gelen halkımız ise bu politikalara karşı direndi. Festivale katılım, ‘asimilasyonu, statüsüzlüğü ve zulmü kabul etmiyorum’ demektir. Bu nedenle tüm halkımıza çağrımızdır: Geleceğinize, çocuklarınızın geleceğine sahip çıkın. Özellikle gençlerimiz ve kadınlarımız ulusal kıyafetleriyle Dortmund’a akmalı, Rêber Apo’nun barış ve demokratik toplum çağrısına güçlü bir cevap vermelidir.”