Almanya Kürdistan Toplulukları Konfederasyonu (KON-MED), Kürt aktivist Mehmet Çakas’ın 28 Ağustos 2025’te Türkiye’ye sınır dışı edilmesine yönelik Alman makamlarının kararını, yazılı açıklamayla kınadı. Aşağı Saksonya Yabancılar Dairesi tarafından alınan kararın, Çakas’ın Almanya’daki cezasını tamamlamasının ardından Türkiye’de yeniden siyasi yargılamaya ve ağır cezalara maruz kalmasına neden olacağı belirtildi.
KON-MED açıklamasında, bu sınır dışı kararının hukukun üstünlüğü ilkesini hiçe saydığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarını ihlal ettiği ve halen Federal Anayasa Mahkemesi'nde bekleyen başvurunun görmezden gelindiği vurgulandı.
Çakas’ın sınırdışı kararının Almanya’daki Kürtlerin kriminalize edilmesinde yeni bir eşiği temsil ettiğine işaret edilen açıklamada, 25’ten fazla sivil toplum kuruluşunun protesto ettiği sınır dışı kararına karşı demokratik kamuoyunu harekete geçmeye çağırdı.
Açıklamanın tamamı şöyle:
“Aşağı Saksonya Yabancılar Dairesi, PKK üyesi olduğu iddiasıyla Almanya’da tutuklu bulunan Kürt aktivist Mehmet Çakas’ın 28 Ağustos 2025 tarihinde Türkiye’ye sınır dışı edilmesine karar verdi. Kendisi bu konuda cezaevi tarafından sözlü olarak bilgilendirilmiştir. Kürt çatı örgütü KON-MED için bu pratik, Almanya’da Kürtlerin sistematik olarak kriminalize edilmesinin, temel haklarını ciddi şekilde ihlal ettiğinin bir başka kanıtıdır.
ÇAKAS DAVASINDA HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ İLKESİ GÖZ ARDI EDİLİYOR
Ancak Çakas davası uzun zamandan beri hukukun üstünlüğüne ilişkin temel ilkelerin göz ardı edilmesinin bir sembolü hâline gelmiştir:
Çakas’a çifte cezalandırma tehdidi: Türkiye’de Sayın Mehmet Çakas’a karşı siyasi amaçlı yargılamalar devam etmektedir. Hakkında uluslararası tutuklama emri ("Kırmızı Bülten") çıkarılmıştır. Sınır dışı edilirse, Almanya’da hapis cezasını çektikten sonra tekrar zulüm, işkence ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla karşı karşıya kalacaktır. Bu durum, hukuk devletinin temel ilkeleriyle çelişmektedir. AİHM’in ağırlaştırılmış müebbet hapse ilişkin içtihadı ortadayken, Sayın Çakas’ın iadesi açıkça AİHS’yi ihlal etmek anlamına gelecektir.
Anayasal şikayet görmezden gelindi: Federal Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvuru hâlen beklemededir. Buna rağmen yetkililer sınır dışı işlemine devam etmektedir.
Barış sürecine saldırı: Sayın Çakas ile ilgili karar hukuki değil, siyasi amaçlıdır ve Kürt sorununa barışçıl bir çözüm bulma çabalarını baltalamaktadır. Böylece Alman hükümeti, Kürt özgürlük hareketinin bir kez daha barış için yoğun çaba sarf ettiği bir dönemde, Kürtlere yönelik baskıcı kriminalizasyon politikasını sürdürmektedir. Alman Dışişleri Bakanlığının Kürt meselesinin çözümüne ilişkin yayınladığı “iyi niyet” açıklamaları ile “arabulucu olma” taleplerinin göstermelik olduğuna işaret etmektedir. Bu siyasi amaçlı kararla Alman hükümeti, Türk baskıcı rejimi ile iş birliğini tercih etmektedir.
TEHLİKELİ BİR EMSAL OLUŞTURACAK
Mehmet Çakas’ın sınır dışı edilmesi, Alman hukuk uygulamasında bir ilk olacak ve siyasi olarak zulüm gören Kürtlerin daha fazla sınır dışı edilmesine kapı açacaktır. KON-MED Eş Başkanı Ruken Akça, “Aşağı Saksonya’daki yetkililerin kararı bir skandaldır,” diyor. “Türkiye’ye sınır dışı edilme, Almanya’da Kürtlerin yeni bir kriminalizasyona tabi tutulması anlamına gelecektir. Bu kararın derhâl iptal edilmesini ve Mehmet Çakas’a kalma hakkı verilmesini talep ediyoruz!”
KAMUOYU ŞİMDİ HAREKETE GEÇMELİDİR
Çakas davasına ilişkin, aralarında insan hakları grupları, göçmen dernekleri ve siyasi partilerin de bulunduğu 25’ten fazla kuruluş, sınır dışı edilmeyi protesto etmiştir. Biz KON-MED olarak o çağrıyı sahipleniyor ve Federal Hükümet’in nihayet harekete geçmesini talep ediyoruz. Federal Hükümet’e çağrımızdır:
- Sınır dışı işlemlerini derhâl durdurun!
- Uluslararası koruma hakkını tanıyın!
- Türk baskı aygıtıyla iş birliğine son verin!
Demokratik kamuoyunu, insan hakları örgütlerini ve sivil toplumu, Mehmet Çakas’ın sınır dışı edilmesini durdurmak için kamuoyu baskısı oluşturmaya çağırıyoruz.