GÖRÜNTÜLÜ

Limasol’da 14 Temmuz Şehitleri ve Kıbrıs’ın kayıpları anıldı

Kıbrıs’ta düzenlenen anmada, 14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu Direnişi şehitleri ile Kıbrıs’ın kayıpları ortak hafızada buluştu. Rum kayıp aileleri, 1974 savaş esirleri ve Kürt halkının dostları, “Hafızanın sınırı yoktur, acının milliyeti yoktur" mesajın verdi.

KIBRIS'TA ANMA

Kıbrıs Kürt Halk Meclisi öncülüğünde, 14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu Direnişi şehitleri, Kıbrıs’ın kayıpları ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler ortak bir hafızada buluştu. Rum kayıp aileleri, 1974 savaş esirleri ve Kürt özgürlük hareketinin dostları aynı salonda “Hakikatin sınırı yoktur” mesajı verdi.

Kıbrıs Kürt Halk Meclisi öncülüğünde, 14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu Direnişi şehitlerini anmak amacıyla Kıbrıs’ın Limasol kentindeki PEO İşçi Sendikası salonunda anma etkinliği düzenlendi.

“20 Temmuz’un Kayıplarından 14 Temmuz Direnişi’nin Şehitlerine - Amed’den Kıbrıs’a: Hatırlıyoruz, Vazgeçmiyoruz” sloganıyla gerçekleştirilen etkinlikte, Kürt halkının direniş hafızası ile Kıbrıs halkının hakikat mücadelesi ortak bir zeminde buluştu.

Etkinliğe, Türk devletinin 1974’te Kıbrıs’ı işgali sırasında yakınlarını kaybeden Rum kayıp aileleri ile aynı dönemde Türk devleti tarafından esir alınarak Adana, Amasya ve Adıyaman cezaevlerinde ağır işkenceler gören 1974 Savaş Esirleri Derneği üyeleri de katıldı.

Etkinlik, Kıbrıs’ın kayıpları ile 14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu Direnişi şehitleri şahsında tüm özgürlük mücadelesi şehitleri anısına yapılan saygı duruşuyla başladı.

Ardından 14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu Direnişi’ni, Kıbrıs’ın kayıplarını, şehit Theofilos’un bıraktığı mirası ve kayıp annelerinin hakikat mücadelesini anlatan sinevizyon gösterimi gerçekleştirildi.

Gösterim sırasında salonda duygusal anlar yaşandı. Özellikle faşist işkenceci Esat Oktay’ın yer aldığı bölümlerde hem Kürtler hem de 1974 işgalini yaşamış Kıbrıslılar öfke ve duygu dolu anlar yaşadı.

‘14 TEMMUZ DİRENİŞÇİLERİ YENİ BİR YAŞAM FELSEFESİ YARATTI’

Sinevizyonun ardından konuşan Kürt siyasetçi Kemal Aktaş, 14 Temmuz direnişçilerinin yalnızca bir direniş gerçekleştirmediğini, aynı zamanda yeni bir yaşam ve mücadele felsefesi yarattığını söyledi.

Aktaş, “14 Temmuz direnişçileri yepyeni bir yaşam felsefesi oluşturdular. İradeli, kendi varlığına sahip çıkan, geleceğe umutla bakan ve halkların ortak özgürlük umutlarını yeniden yeşerten bir mücadele tarzının sahibi oldular. Onlar iradeleşme felsefesini yarattılar. Bütün zorluklar karşısında nasıl pes etmeyeceğimizi, nasıl direneceğimizi ve ortak geleceğimizi nasıl inşa edeceğimizin rehberi oldular” dedi.

Hayri Durmuş, Kemal Pir, Ali Çiçek ve Akif Yılmaz’ın bıraktığı mirasın bugün de özgürlük mücadelesine yön verdiğini belirten Aktaş, şunları söyledi:

“Zalim ve işkencecilere ‘Ben yaşamı uğrunda ölecek kadar seviyorum’ diyen ölümsüz Kemal Pir yoldaş; ‘Mezar taşıma halkına borçludur yazın’ diyerek halkı için yaşamını adamasına rağmen kendisini halkına borçlu hisseden büyük önder Hayri Durmuş ve mahkemelerde cuntacı generallerin karşısında ‘PKK bana direnişi öğretti, teslimiyeti öğretmedi’ diyen Ali Çiçek yoldaş… Onlar yaşamları ve eylemleriyle bizlere çok büyük bir miras devrettiler.”

‘ADALET SEÇİCİ OLAMAZ’

Etkinlikte daha sonra, 1974 işgali sırasında Türk devleti tarafından esir alınarak Türkiye cezaevlerinde işkence gören 1974 Savaş Esirleri Derneği Başkanı Giorgos Elia konuştu.

Elia, Hayri Durmuş, Kemal Pir, Ali Çiçek ve Akif Yılmaz’ın insan onuru uğruna verdikleri mücadeleyi saygıyla andıklarını belirterek, onların fedakârlıklarının insanlık tarihine yön veren büyük bir direniş olduğunu söyledi.

Kürt halkıyla dayanışmalarının yalnızca tarihsel bilgilerden değil, kendi yaşadıkları esaret deneyiminden kaynaklandığını vurgulayan Elia, “Esareti yaşamış insanlar olarak özgürlüğü, adaleti ve onuru için mücadele eden her halkın yanında durmayı görev biliyoruz” dedi.

Kürt halkının köklü tarihine, kültürüne ve kimliğine dikkat çeken Elia, Kıbrıslı savaş esirleri olarak özgürlüğün bedelini çok iyi bildiklerini ifade etti.

Etkinliğin sloganına işaret eden Elia, “Amed’den Kıbrıs’a - Hatırlıyoruz, Vazgeçmiyoruz sözü bu derin insani bağı en güçlü şekilde ifade ediyor. Hafızanın sınırı yoktur. Acının milliyeti yoktur. Adalet seçici olamaz” diye konuştu.

‘SESİMİZ AYNIDIR’

Ardından, 1974 işgali sırasında yakınlarını kaybeden, evini kayıplar müzesine dönüştüren ve Kıbrıs’ta kayıp ailelerinin sembol isimlerinden Androulla Aristodemou söz aldı.

Savaş sırasında iki küçük çocuğuyla cephe hattında kaldığını anlatan Aristodemou, yaşadığı acıları paylaşarak, “Bizim vatanlarımıza bu şekilde basma hakkını onlara kim verdi? İşte bu yüzden biz de sizinle birlikte haykırıyoruz. Sesimiz aynıdır” dedi.

Kürdistan’dan gelen ve zulüm nedeniyle Kıbrıs’a sığınan bir aileyi tanıdığını söyleyen Aristodemou, Kürt halkının yaşadığı acıları kendi yaşadıklarıyla ortak gördüğünü ifade etti.

Aristodemou, “Siz de mücadele edin, biz de mücadele edelim. Hep birlikte özgürlüğümüz için, bütün halkların özgürlüğü için mücadele edelim. Her yerde savaş değil barış olsun. Çocuklarımız suçlu değil. Kürdistan’ın çocukları anne babalarıyla birlikte yaşayabilsin” ifadelerini kullandı.

Lefkoşa’nın Avrupa’nın hâlâ bölünmüş tek kenti olduğunu hatırlatan Aristodemou, “Kendi evime gitmek için pasaport göstermek zorunda kalıyorum. Buna kim karar verdi?” diye sordu.

‘HAKİKATTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ’

Cumartesi Anneleri adına etkinliğe görüntülü mesaj gönderen Nesibe Baran, 14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu Direnişi şehitlerini saygıyla andıklarını belirtti.

Baran, halkların acılarının farklı dönemlerde yaşansa da hakikat ve adalet arayışının ortak olduğunu vurgulayarak, “Hakikatten vazgeçmeyeceğiz. Adaletten vazgeçmeyeceğiz. Kayıplarımızın unutulmasına asla izin vermeyeceğiz. Hakikat mutlaka kazanacaktır. Halkların ortak hafızası yaşamaya devam edecektir” dedi.

Etkinlikte Kıbrıs Yeşiller Partisi, PEO İşçi Sendikası Başkanı ile programları nedeniyle katılamayan Avrupa Parlamentosu Milletvekili Costis Mavrides ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi üyesi Costas Efstathiou’nun dayanışma mesajları da okundu.

Kıbrıs basınının yoğun ilgi gösterdiği etkinliği devlet televizyonu RIK ile ANT1 TV de takip etti.

Etkinlik, sanatçı Mazlum Siwan’ın seslendirdiği ezgiler ve uzun yıllardır Kıbrıs’ta yaşayan Kürt heykeltıraş Alexandros Sako’nun Kıbrıs ve Kürt halklarının ortak acılarını konu alan heykel sergisinin gezilmesiyle sona erdi.