GÖRÜNTÜLÜ

Londra’da ‘komünal inşa’ tartışıldı

Londra’da “Demokratik Toplumu İnşa Süreci ve Son Siyasal Gelişmeler” toplantısında ‘komünal inşa’ tartışması yürütülürken, “Önder Apo’nun çağrısı ve kararlılığı, herkes için uçurum öncesi son virajdır” vurgusu yapıldı.

Londra Kürt Toplum Merkezi’nde “Demokratik Toplumu İnşa Süreci ve Son Siyasal Gelişmeler” başlıkları toplantı yüzlerce Kürdistanlının katılımı ile gerçekleştirildi. 

Toplantıya Civaka Azad üyesi Baran Karakoçan, Kürt Kadın Hareketi’nden Gülten Stêrk ve sinemacı-yazar İham Bakır katıldı.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın flamalarının asıldığı salonda, Demokratik Toplum’u selamlayan pankartlar yer aldı. 

Kürdistan Özgürlük Şehitleri anısına bir dakikalık saygı duruşu ile başlayan toplantının açılış konuşmasını yapan Gülten Stêrk yaptı. Stêrk, demokratik toplum ve komünalist inşa sürecinin önemine dikkat çektikten sonra YPJ için başlatılan hamleyi selamlayarak, “YPJ onurumuzdur, sonuna kadar sahipleneceğiz” dedi.

Ardından söz alan Baran Karakoçan ise, sözlerine Mayıs Ayı Şehitlerini anarak başladı. Hegemon güçlerin yarattığı rejimlerle birlikte yaklaşık 30 yıldır bir 3. Dünya Savaşı sürecinin yaşandığına dikkat çeken Karakoçan, İran’da Kürtlere yönelik idamlar ve molla rejiminin saldırılarının artık kanıksanan bir noktaya geldiğini ifade etti. 

Rojava’daki mevcut duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karakoçan, Türkiye öncülüğünde Baas anlayışının geçiş hükümeti pratiğinde sürdürüldüğünü söyledi. Kürt dili ve YPJ’ye yönelik baskıların bunun en açık örneği olduğunu ifade eden Karakoçan, bu anlayışla Suriye’de demokratik bir ilerlemenin sağlanmasının zor olduğunu belirtti. 

Suriye’nin refah dolu geleceğinin demokratik ve komünalist yönetimlerde olduğunu dile getiren Karakoçan, kadın özgürlüğünün toplumsal özgürlüğün temel şartı olduğunu kaydetti. Önder Apo'nun “Kadın özgürleşmeden toplum özgürleşemez” sözün hatırlatan Karakoçan, “Halkların ortak yaşamı ve öz savunması komünalist örgütlenme ve demokratik toplum ile ancak güvene kavuşur. Çatışmanın eşitsizliğin, ekolojik yıkım ancak demokratik toplumun inşası ile mümkündür. Aksi, işte Suriye’de olduğu gibi sürekli belirsizlik ve çatışma potansiyeli taşır” diye kaydetti. 

Türkiye’de yürütülen sürecede dikkat çeken Karakoçan, Türkiye’nin “bekle-gör” politikası izleyerek süreci ciddiyetle ele almadığını söyledi. 

Önder Apo'nun yaptığı çağrının tarihsel önemde olduğunu belirten Karakoçan, “Önder Apo’nun çağrısı ve kararlılığı herkes için uçurum öncesi son virajdır” dedi. Koçgirî’den bu yana Kürt halkına yönelik inkar ve asimilasyon politikalarına karşı demokratik toplum direnişinin sürdüğünü söyleyen Karakoçan, Kürt özgürlük mücadelesinin bütün baskılara rağmen Kürt halkının varlığını dünya çapında görünür kıldığını ifade etti.

TALAN SÜRÜYOR

Mücadelenin artık yeni bir aşamaya geçtiğini belirten Karakoçan, “Artık mücadelemizin dönüşümü özgür yaşamı inşa etmeye dairdir” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin Kürt toplumu içerisinde yozlaşma ve işbirlikçilik üzerinden toplumsal çöküşü hedeflediğini savunan Karakoçan, Kürdistan doğasına yönelik talan politikalarının da sürdürüldüğünü kaydetti.

Gösterilen direnişin Türkiye devletini sıkıştırdığını ileri süren Karakoçan, Devlet Bahçeli’nin Önder Apo'ya yaptığını, Önder Apo'nun da bu çağrıya olumlu yanıt verdiğini belirtti. Kürt Özgürlük Hareketi’nin bu çağrılara “cesur bir biçimde” yanıt verdiğini söyleyen Karakoçan, Türk devletinin ise sürecin ciddiyetine uygun pratik adımlar atmaktan kaçındığını ifade etti.

Karakoçan, sürecin tüm yükünün Önde rApo'nun omuzlarına bırakılamayacağını belirterek, Önder Apo'nun bu sürece dair statüsünün halen netleştirilmediğini söyledi. Sosyal medya ve ana akım medyada hareket ve kurumlara yönelik yürütülen yıpratıcı söylemlere karşı en güçlü cevabın pratik örgütlenme olacağını ifade eden Karakoçan, Londra ve Britanya’da komünler inşa ederek hareket karşıtı söylemlere yanıt olacaklarını kaydetti.

POZİTİF ENTEGRASYON DOĞRU ANLAŞILMALI

‘Komünal inşa’ başlığında söz alan İlham Bakır ise Britanya’da yaşayan Kürtlerin sosyolojik yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Britanya’daki Kürt toplumunun sosyolojisinin bilince çıkarılmasının komünleşme açısından ön açıcı olacağını belirten Bakır, Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin kalıcılığını değişim ve dönüşüm konusundaki esnekliğine borçlu olduğunu söyledi.  Özgürlük Hareketi’nin küresel ve bölgesel konjonktürü doğru okuyarak her dönemin ruhuna göre pozisyon alabildiğini ifade eden Bakır, Önder Apo'nun “pozitif entegrasyon” yaklaşımının doğru anlaşılması gerektiğini dile getirdi. Bakır, “Asimile olmadan adapte olmak pozitif entegrasyondur” dedi.

Britanya yasalarına uygun biçimde, halkın ihtiyaçlarına cevap verecek komünleşme modellerinin geliştirilmesi gerektiğini söyleyen Bakır, sistemin ulaşamadığı boşlukların çeteler ve mevcut düzen tarafından doldurulduğunu ifade etti. Demokratik ulus ve komünleşmeye dair kapsamlı değerlendirmelerde bulunan Bakır, halkı komünal örgütlenmelere öncülük etmeye çağırdı.

Soru-cevap bölümüyle devam eden halk toplantısı, “Bij'i Serok Apo” ve “Şehîd Namirin” sloganları ile sona erdi.