Fransa’nın Lyon kentinde, “Süreci birlikte tartışıyor, birlikte kararlaşıyor, birlikte demokratik toplumu örgütlüyoruz” şiarıyla halk buluşması gerçekleştirildi. 14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu Direnişçilerinin anısına saygı duruşuyla başlayan buluşmada, Kürt özgürlük mücadelesinin tarihsel birikimi ve güncel süreç değerlendirildi.
Farklı kesimlerden kurum temsilcilerinin de katılım gösterdiği buluşmada, ortak mücadele ve dayanışma vurgusu öne çıktı.
Siyasetçi İsmail Erzîngan, bir konuşmaya yaparak 50 yıllık bir direniş mirasına dikkat çekti. Erzîngan, “Dağlardan, denizlerden süzülerek ovalara taşıdığımız bu mücadeleyi ilmek ilmek örerek olgunlaştıracağımız bir sürece girdik” dedi. Demokratik bir sürecin, tüm halkların katılımıyla ancak tamamlanabileceğini vurgulayan Erzîngan, bu sürecin dış güçlerden medet ummaksızın, halkın öz gücüyle yürütüleceğinin altını çizdi.
‘KÜRT MÜCADELESİ ARTIK BÖLGESEL BİR DENGE GÜCÜDÜR’
Ortadoğu’daki siyasal gelişmelere de değinen Erzîngan, Kürt halkının mücadelesinin bugün artık sadece bir direniş değil, bölgesel düzeyde bir güç, birikim ve denge unsuru haline geldiğini belirtti. Bu gerçekliğin ışığında, mücadele sürecinin pazarlık konusu değil, hukuki ve anayasal düzenlemelerle tanınması gereken bir hak olduğunu vurguladı.
‘ÖNDER APO STRATEJİK BİR SİYASET ZEMİNİ YARATTI’
Erzîngan, Önder Apo’nun demokratik siyasal alanda geliştirdiği stratejilere değinerek, bu yaklaşımların dönemin ruhunu belirlediğini ifade etti. Gerillanın silahlarını bırakmasının teslimiyet değil, ideolojik bir bütünlükle gelişen bir özgürlük bilinci olduğunu belirten Erzîngan, “Bu, mücadelenin çıtasını daha da yukarı taşımaktır.”
1993 ve 2009’teki iyi niyet girişimlerinin, yasal ve siyasal engeller nedeniyle başarıya ulaşamadığını hatırlatan Erzîngan, bu deneyimlerden çıkarılan derslerle mücadele zeminine geri dönüldüğünü ifade etti. Yeni sürecin, bire bir insan ilişkilerine, aile içi örgütlenmeye ve demokratik komünal yaşamın inşasına dayanması gerektiğini belirtti.
Son olarak tüm halklara çağrıda bulunan Erzîngan, “Demokratik komünaliteden demokratik sosyalizme olan inancımızla mücadelemiz daimidir. Her birey, sorumluluk almalı; bu tarihsel dönemde görevini yerine getirmelidir” dedi.