Türk devletinin 1990’lı yıllarda uyguladığı köy boşaltmaları, köy yakmaları ve zorunlu göç politikaları sonucu Güney Kürdistan’a göç etmek zorunda kalan ve Maxmur Şehîd Rûstem Cûdî Mülteci Kampı’nda yaşamını sürdüren Kürdistanlılar, bugün Zürih’te İsviçre devletine seslendi.
Zürih Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nde basın açıklaması düzenleyen İsviçre Maxmur Mülteciler İnisiyatifi, İsviçre hükümetinin son dönemde Maxmurlu mültecilerin sığınma başvurularını sistematik şekilde reddettiğine dikkat çekti.
İnisiyatif adına açıklamayı okuyan Berivan Bulut, İsviçre’nin kararlarını insanlık dışı bir yaklaşım olarak nitelendirerek şunları söyledi: "Maxmur halkı tehdit altında. İsviçre devleti, yaşam hakkımızı hiçe sayıyor."
İnisiyatif, Maxmur halkının 1990’lı yıllarda Türk devletinin saldırılarıyla köylerinden koparıldığını, Saddam rejimi, DAİŞ ve en son Türk devletinin saldırıları karşısında büyük bedeller ödeyerek ayakta kaldığını hatırlattı.
Bugün ise İsviçre’nin Ankara’nın baskısıyla aldığı geri gönderme kararlarının mültecilerin hayatını doğrudan tehlikeye attığı vurgulandı.
Açıklamada, Türk devletinin yıllardır Maxmur halkının iradesini kırmak için baskı, gözaltı, işkence ve uzun yıllar süren hapis cezaları uyguladığına dikkat çekildi. "Türkiye’ye iade, ağır işkence, uzun yıllar sürecek hapis cezaları ve ölüm anlamına geliyor" diyen İnisiyatif, İsviçre hükümetine bu politikalardan derhal vazgeçme çağrısı yaptı.
İsviçre devletinin uluslararası hukukta güvence altına alınan “geri göndermeme” (non-refoulement) ilkesini açıkça ihlal ettiği belirtilen açıklamada, "Bu karar sadece Maxmurlular için değil, Avrupa’daki tüm mülteciler için ciddi bir tehdit oluşturuyor. İsviçre, Ankara ile kurduğu kirli çıkar ilişkileri uğruna mültecilerin yaşam hakkını pazarlık konusu yapıyor" denildi.
Maxmurlu mülteciler, demokratik kurumlara, insan hakları örgütlerine ve kamuoyuna seslenerek, "İsviçre’nin bu kararı uluslararası hukukla, insan hakları ilkeleriyle ve vicdanla bağdaşmamaktadır. Tüm halklara, demokratik güçlere ve insan hakları savunucularına çağrımızdır: Maxmur halkının iradesi teslim alınamaz; bu kararlara karşı sesinizi yükseltin" dedi.
Basın metninin okunmasının ardından İsviçre Demokratik Kürt Konseyi (CDK-S) Eşbaşkanı Cemal Özdemir söz aldı. Özdemir, İsviçre hükümetinin Ankara’nın baskısıyla aldığı tehlikeli geri gönderme politikasından derhal vazgeçmesi çağrısında bulundu:
"İsviçre, Maxmurlu mülteciler için uluslararası hukuka ve insan haklarına uygun hareket etmelidir. Maxmur halkı yalnız değildir; halkların dayanışması bu kirli politikaları boşa çıkaracaktır."