Mayıs Şehitleri Strasbourg’da anıldı
Fransa’nın Strasbourg kentinde Mayıs ayı şehitleri dolayısıyla anma etkinliği gerçekleştirildi. Yoğun katılımın olduğu programda, Kürt özgürlük mücadelesinde ve dünya devrimci hareketinde şehit düşenler anıldı.
Fransa’nın Strasbourg kentinde Mayıs ayı şehitleri dolayısıyla anma etkinliği gerçekleştirildi. Yoğun katılımın olduğu programda, Kürt özgürlük mücadelesinde ve dünya devrimci hareketinde şehit düşenler anıldı.
Program, Kürdistan ve dünya devrim şehitleri adına gerçekleştirilen bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşunun ardından sine-vizyon gösterimi yapıldı. Gösterimde, Kürt özgürlük mücadelesi tarihinde şehit düşen öncü isimlerin fotoğrafları ve mücadele süreçlerini anlatan görüntüler yer aldı.
Sine-vizyon gösteriminin ardından dönemin önemli tanıklarından Kürt siyasetçi Bedrettin Kavak konuşma yaptı. Kavak, Kürt özgürlük mücadelesinin tarihsel koşullarına dikkat çekerek, Kürt halkının uzun yıllar kimliği inkâr edilen, dili ve kültürü bastırılan bir halk olarak mücadele yürütmek zorunda bırakıldığını söyledi.
Önder Apo’nun 1970’li yıllarda ortaya koyduğu “Kurdistan vardır” ve “Kurdistan sömürgedir” tezlerinin dönemin koşullarında büyük bir kırılma yarattığını belirten Kavak, o yıllarda Kürt kimliğinin açık biçimde savunulmasının ağır bedeller gerektirdiğini ifade etti.
Mayıs ayı şehitlerinin mücadele tarihindeki yerinin unutulamayacağını söyleyen Kavak, özellikle Haki Karer’in Kürt özgürlük hareketinin şekillenmesindeki rolüne dikkat çekti.
Kavak, “Haki Karer yalnızca bir devrimci değil, halkların ortak mücadelesinin sembollerinden biridir. Onun şahsında gelişen enternasyonalist ruh, Kürt özgürlük hareketinin karakterini belirleyen temel unsurlardan biri olmuştur” diye konuştu.
Kavak, Haki Karer’in katledilmesinin ardından hareket içerisinde yeni bir dönemin başladığını belirterek, “O süreçten sonra artık geri dönüşün olmadığı düşüncesi hakim oldu. Verilen bedeller, mücadeleyi daha da büyüten bir iradeye dönüştü” ifadelerini kullandı.
Etkinlikte ayrıca, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan ve İbrahim Kaypakkaya gibi Türkiye devrimci hareketinin önder isimleri de anıldı. Bedrettin Kavak, bu isimlerin Kürt halkının özgürlük mücadelesine yaklaşımlarının tarihsel önem taşıdığını belirterek, “Mahir Çayan’ın Kürt meselesine dair söyledikleri, o dönemin koşullarında büyük cesaret örneğiydi. Türkiye devrimci hareketiyle Kürt halkının özgürlük mücadelesi arasında tarihsel bağlar vardır” dedi.
Programda Diyarbakır Cezaevi direnişine de özel vurgu yapıldı. Ferhat Kurtay, Eşref Anyık, Mahmut Zengin ve Necmi Öner’in 18 Mayıs 1982’de gerçekleştirdiği direnişin hatırlatıldığı konuşmalarda, cezaevindeki direnişin Kürt halkının hafızasında önemli bir yere sahip olduğu ifade edildi.
Kavak, “Bugün bu mücadele şehit düşen tüm arkadaşlarımızın ortaya koyduğu direnişle şekillendi ve bugüne büyüyerek, kitleşerek geldi” diye ekledi.
Anmada, Hozan Mizgîn’in kültürel mücadeledeki rolüne de dikkat çekildi. Kürt kültür ve sanat çalışmalarının mücadele tarihindeki önemine değinilen programda, Hozan Mizgîn’in devrimci sanat anlayışıyla Kürt kadınlarının mücadeledeki yerini güçlendiren öncü isimlerden biri olduğu belirtildi.
Konuşmasında “Jin, Jiyan, Azadî” sloganının tarihsel arka planına da değinen Bedrettin Kavak, Şirin Elemhuli’nin idam edilmeden önce bu sözü hücre duvarına yazdığını hatırlatarak, “Bugün dünyanın birçok yerinde yankılanan bu slogan, büyük bedeller ve direnişler üzerinden bugüne ulaştı” ifadelerini kullandı.
Bedrettin Kavak, barış ve demokratik toplum sürecine dair de değerlendirmelerde bulundu. Barışın temel şartının Kürt halkının hak ve özgürlüklerinin tanınması olduğunu vurgulayan Kavak, Kürt tarafının sürecin ilerlemesi adına üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini ancak Türk devletinin halen somut adımlar atmadığını söyledi.
Kavak, “Bu sürecin muhatabı Önder Apo’dur. Statüsünün bir an önce tanınması, Kürt halkının haklarının anayasal güvenceye kavuşturulması gerekiyor. Kalıcı ve onurlu bir barış ancak Kürt halkının iradesinin tanınmasıyla mümkündür” dedi.
Etkinlik boyunca Mayıs ayında yaşamını yitiren devrimci ve yurtseverlerin fotoğrafları taşınırken, sık sık özgürlük ve dayanışma sloganları atıldı. Program, yaşamını yitirenler anısına yapılan sloganların ardından sona erdi.