Montpellier’de anti-emperyalizm konferansı

Fransa’nın Montpellier kentinde düzenlenen anti-emperyalizm konferansında Kürt, Filistinli ve Kanak halklarının temsilcileri bir araya geldi.

Fransa’nın Montpellier kentindeki Paul Valéry Üniversitesi’nde 8 Nisan Çarşamba günü anti-emperyalizm temalı bir konferans düzenlendi.

Farklı halkların direniş ve özgürlük mücadelelerini temsil eden çok sayıda kolektifin katıldığı etkinlikte, Kürt, Filistinli ve Kanak halklarının temsilcileri söz aldı.

Konferansta katılımcılara, temsil ettikleri mücadeleler bağlamında emperyalizmi nasıl tanımladıkları ve uluslararası hukukun bu mücadeleler açısından ne ifade ettiği soruları yöneltildi.

Kürt halkı adına konferansta, Rise Up for Rojava kolektifinden enternasyonalist aktivist Zozan ile Montpellier Kürt Demokratik Merkezi’nden Gökçe Çiftçi konuştu.

Konuşmalarda, Kürt halkı açısından emperyalizmin yalnızca Batılı devletlerin askeri ve siyasi müdahaleleriyle sınırlı olmadığı belirtildi. Aynı zamanda Ortadoğu’daki ulus-devletlerin de Batı emperyalizmini eleştirirken kendi sınırları içinde tekçi, baskıcı ve asimilasyoncu politikalar yürüttüğüne dikkat çekildi.

Temsilciler, kimlik, dil ve inanç üzerinden kurulan üstünlük anlayışının da emperyalist bir mantık taşıdığını ifade etti.

Konferansta uluslararası hukuk meselesi de tartışıldı. Kürt temsilciler, uluslararası hukukun tarafsız bir alan olmadığını, büyük ölçüde emperyalist güçlerin belirleyici olduğu bir sistem içinde şekillendiğini vurguladı.

Buna rağmen bu alanın tamamen işlevsiz olmadığını belirten konuşmacılar, hukuki süreçlerin özellikle işlenen suçların tanınması, kayıt altına alınması ve uluslararası görünürlük sağlanması açısından önemli bir araç olabileceğini ifade etti.

Ancak hukuki mücadelenin tek başına yeterli olmadığı, bunun mutlaka politik ve toplumsal mücadeleyle birlikte ele alınması gerektiği kaydedildi.

ROJAVA MODELİ VE ORTAK YAŞAM VURGUSU

Konuşmaların sonunda Rojava’daki gelişmelere de değinildi. Kürt halkının mücadelesinin yalnızca kendi ulusal haklarıyla sınırlı olmadığı belirtilerek, bu mücadelenin çok etnisiteli, çok kültürlü, eşitlikçi ve özgürlükçü bir toplum modelini savunduğu ifade edildi.

Kürt özgürlük mücadelesinin laik, kapsayıcı ve ezilen tüm halkları içine alan bir perspektife sahip olduğu vurgulandı.

Montpellier’de düzenlenen konferans, halkların ortak mücadelesinin büyütülmesi ve uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi çağrısıyla sona erdi.