Paris’te ‘Suruç Şehitleri’ için adalet yürüyüşü
Paris’te, Suruç Katliamı’nın 10. yılında 33 düş yolcusu devrimci anıldı. Adalet talebiyle yürüyüş düzenleyen kitle, Rojava Devrimi'ne sahip çıkma çağrısı yaptı.
Paris’te, Suruç Katliamı’nın 10. yılında 33 düş yolcusu devrimci anıldı. Adalet talebiyle yürüyüş düzenleyen kitle, Rojava Devrimi'ne sahip çıkma çağrısı yaptı.
Fransa’nın başkenti Paris’te, 20 Temmuz 2015’te Riha’nın Pirsus ilçesindeki (Suruç) Amara Kültür Merkezi önünde DAİŞ’in bombalı saldırısıyla katledilen Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu üyesi (SDGF) 33 düş yolcusu için yürüyüş düzenlendi.
Kobanê’de DAİŞ saldırısının kırılmasının ardından “Beraber Savunduk, Beraber İnşa Edeceğiz” şiarıyla Kobanê’nin yeniden inşası için bölgeye geçmek isteyen gençler, Amara Kültür Merkezi önünde basın açıklaması yapmak istemişti. Açıklama sırasında DAİŞ çetelerinin gerçekleştirdiği saldırıda 33 kişi katledilirken, 100’den fazla kişi de yaralanmıştı.
Katliamın 10. yılında, Paris’te de yürüyüş ve anma etkinliği gerçekleştirildi. Eyleme Young Struggle, AVEG-KON, CDK-F, katliamda yaşamını yitirenlerin aileleri ve çok sayıda devrimci kurum katıldı. Paris’in Gare de l’Est önünde toplanan kitle, Republique Meydanı’na kadar yürüyüş gerçekleştirdi.
Katledilen devrimcilerin fotoğrafları ve isimlerinin yer aldığı dövizleri taşıyan eylemciler, “Suruç için Adalet, Şehîd Namirin!” sloganları eşliğinde yürüdü.
Republique Meydanı’na ulaşan kitle, burada bir anma gerçekleştirdi. Kurum temsilcilerinin yaptığı konuşmalarda şu ifadeler öne çıktı:
“33 düş yolcusunun, halkların ortak yaşamını inşa etmek için Kobanê’ye geçmek isterken gerici, barbar DAİŞ çeteleri tarafından katledilmesi; Türk ve Kürt devrimcilerin birleşik mücadelesine verilmek istenen bir mesajdı. 33 düş yolcusunun mirası, Rojava Devrimi’ne sahip çıkmaktır. Onların düşlerine sahip çıkmak; başta tüm devrimciler olmak üzere demokrasi, insan hakları ve adaletten yana olan herkesin sorumluluğudur.”
Ayrıca, katliamın faillerinin hâlâ bulunamadığı, saldırıda rol oynayan karanlık güçlerin gizlendiği belirtilerek, er ya da geç sorumluların adalet önüne çıkarılması için mücadelenin sürdürüleceği vurgulandı. Sosyalizm mücadelesinin güçlenerek devam etmesi ve ortak mücadelenin önemi bir kez daha altı çizilerek dile getirildi.