Atina’daki Prosfygika İşgal Topluluğu, Attika Bölge Yönetimi’nin “restorasyon” adı altında yürüttüğü tahliye ve kentsel dönüşüm projesine karşı verilen mücadelede gelinen aşamaya ilişkin yazılı açıklama yayımladı.
Atina Belediyesi’nin topluluk lehine aldığı kararın ardından, 5 Ocak’tan bu yana sürdürülen açlık grevini sonlandırdıklarını duyuran topluluk, “Mücadele kazandı, mücadele sürüyor” mesajı verdi.
Açıklamada, Prosfygika’nın yalnızca Yunanistan’ın değil, Avrupa’nın en büyük öz örgütlü barınma ve dayanışma projelerinden biri olduğu belirtilerek, son beş ayda verilen mücadelenin bir yaşam ve ölüm mücadelesine dönüştüğü ifade edildi.
Topluluk, yürütülen direnişin yalnızca Prosfygika’da yaşayan 400’ü aşkın kişi için değil, barınma hakkı, yaşam hakkı, insan onuru ve halkların kendi yaşamlarını örgütleme hakkı için verilen kolektif bir mücadele olduğuna dikkat çekti.
‘KARARNAME HARDALIAS PLANININ MEZAR TAŞIDIR’
Açıklamada, Atina Belediyesi Meclisi’nde oy çokluğuyla kabul edilen kararname değerlendirilerek, söz konusu kararın Attika Bölge Valisi Nikos Hardalias’ın yürüttüğü plan açısından “mezar taşı” niteliğinde olduğu belirtildi.
Topluluk, kararnamenin Prosfygika’yı kolektif bir özne olarak tanıdığını, olası restorasyon çalışmalarında eşit bir muhatap olarak kabul ettiğini ve tüm sakinlerin evlerinde kalma hakkını güvence altına aldığını kaydetti.
Ayrıca restorasyon çalışmalarının gerçekleşmesi durumunda dahi bunun aşamalı biçimde yapılacağının kabul edildiği ve böylece topluluğun önerdiği modelin benimsendiği ifade edildi.
Belediyenin, yetki alanı çerçevesinde Attika Bölge Yönetimi’nin kararname dışındaki olası girişimlerini engelleme yönünde sorumluluk üstlendiği de vurgulandı.
‘HERKESİ TETİKTE OLMAYA ÇAĞIRIYORUZ’
Kazanımlara rağmen kurumların yükümlülüklerini yerine getirip getirmeyeceği konusunda temkinli olduklarını belirten topluluk, dayanışma gösteren herkesi süreci yakından takip etmeye çağırdı.
Açıklamada, açlık grevinin sona erdirilmiş olmasına rağmen mücadelenin nihai sonuca ulaşıncaya kadar farklı araçlarla sürdürüleceği ifade edildi.
Miçotakis hükümeti ile Attika Bölge Yönetimi’nin elinde yalnızca “kaba kuvvet” seçeneğinin kaldığını savunan topluluk, geçmişte olduğu gibi bundan sonra da bu baskılara karşı direnmeye devam edeceklerini belirtti.
Attika Bölge Başkanı Nikos Hardalias’ın projeyi “restorasyon ve tarihi dokunun korunması” amacıyla savunduğunu hatırlatan topluluk, bu yaklaşımın samimi olması halinde diyaloga açık olduklarını, ancak bunun Prosfygika sakinlerinin yerinde kalması ve topluluğun tanınması temelinde gerçekleşebileceğini vurguladı.
‘CHANTZIS’İN DURUMU KRİTİK’
Açıklamanın sonunda açlık grevini 140’ıncı gününde sonlandıran Aristotelis Chantzis’in sağlık durumuna da dikkat çekildi.
22 Haziran’dan bu yana hastanede tedavi gören Chantzis’in yoğun bakıma alındığı belirtilirken, sağlık durumunun halen kritik olduğu ifade edildi.
Topluluk, olası siyasi baskılar ve yeni müdahale girişimlerine karşı dayanışma çevrelerini dikkatli olmaya çağırdı.
ATİNA’NIN ORTASINDA ÖZ ÖRGÜTLÜ YAŞAM ALANI
Yaklaşık 400 kişinin yaşadığı ve bunların 50’sini çocukların oluşturduğu Prosfygika, uzun yıllardır öz örgütlü bir yaşam ve dayanışma alanı olarak faaliyet yürütüyor.
Yerleşkede Yunanistanlı sakinlerin yanı sıra Kürdistan ve Türkiye’den gelen çok sayıda mülteci ve farklı politik oluşum da bulunuyor.
Topluluk, örgütlenme modelinin önemli esin kaynakları arasında Önder Apo’nun Demokratik Konfederalizm paradigması ile Kuzey ve Doğu Suriye’deki Rojava deneyiminin bulunduğunu ifade ediyor.