270 cenaze Naqqarin’de

Yerinden Edilmiş Efrînliler Derneği yöneticisi Nesrîn Silêman, “Naqqarin’de 270’den fazla cenazenin bulunduğu toplu bir mezar var. Bu cenazelerin, Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd’da kaçırılan veya infaz edilen Kürtlere ait olduğunu düşünüyoruz” dedi.

Halep yakınlarındaki Naqqarin’de 270’ten fazla cenazenin bulunduğu toplum mezarda HTŞ’nin Eşrefiye ve Şêxmeqsud mahallelerinde 6 Ocak’ta başlatılan saldırılarda katledilenlere ait olduğu bildiriliyor. 

Yeni Özgür Politika gazetesinde Devriş Çimen imzalı habere göre, Halep’in Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd mahallelerine yönelik 6 Ocak’ta başlatılan saldırıların ardından kaybolan, kaçırılan ve katledilen yurttaşlara ilişkin çarpıcı veriler ortaya çıkmaya devam ediyor. Halep’in doğusunda, M4 yolu üzerindeki Naqqarin yerleşkesinde 270’ten fazla cenazenin bulunduğu bir toplu mezar tespit edildi. Söz konusu bölgenin Eşrefiyê’ye yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta olması, cenazelerin önemli bir bölümünün saldırılar sırasında katledilen sivillere ait olabileceğini gösteriyor.

Suriye’de Şam Geçici Hükümeti ve Türkiye destekli silahlı grupların 6 Ocak ile 29 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirdiği saldırılar sonucunda on binlerce Kürt yerinden edildi, yüzlerce kişi katledildi ve çok sayıda kişi kaçırıldı. Suriye Demokratik Güçleri ile varılan mutabakata rağmen, sahadaki kayıp, kaçırma ve infazlara ilişkin tablo netleşmiş değil ve yerel kaynaklar özellikle kaçırılan ve kaybedilen kişilere dair belirsizliğin sürdüğünü vurguluyor.

KAYIPLARDAN HABER ALINAMIYOR

Haberde yer alan bilgilere göre, Rojava’ya giden uluslararası heyette yer alan Basel Kantonu milletvekili Franziska Stier, kayıp Kürtlerin durumunu gündeme taşıdı. Yerinden Edilmiş Efrinliler Derneği yöneticisi Nesrin Silêman, yaklaşık 3 bin kişiden haber alınamadığını belirterek bu kişilerin nerede olduklarının ve başlarına ne geldiğinin bilinmediğini ifade etti. Silêman, 2018’de Efrin’in işgalinden bu yana kayıplar sorununun derinleşerek devam ettiğini vurguladı.

Suriye Demokratik Güçleri Genel Komutanı Mazlum Ebdi daha önce yaptığı açıklamada, Şam Geçici Hükümeti tarafından alıkonulanların sayısının siviller de dahil olmak üzere 1070 kişiye ulaştığını belirtmişti. QSD ile Şam Geçici Hükümeti arasında varılan anlaşma kapsamında 19 Mart’ta 300 tutsak serbest bırakıldı ancak yerel kaynaklar serbest bırakılanların büyük bölümünün son saldırılarla bağlantılı olmadığını ifade ediyor.

6 OCAK SONRASI SALDIRILAR VE KAÇIRMALAR

Nesrin Silêman, 6 Ocak’ta başlatılan saldırıların Türkiye destekli gruplar ile Şam Geçici Hükümeti güçleri tarafından birlikte yürütüldüğünü belirterek, sekiz gün süren saldırılar sırasında iletişim hatlarının kesildiğini ve sivillerin dış dünyayla bağlantısının koparıldığını aktardı. Silêman, çok sayıda yurttaşın gece saatlerinde mahallelerini terk etmek zorunda kaldığını, yollarda kurulan noktalarda kaçırıldığını ya da esir alındığını ifade etti.

Silêman, Suriye Demokratik Güçleri’nin bazı bölgelerden çekilmesinin ardından silahlı grupların doğrudan sivillere yöneldiğini belirterek, bu süreçte çok sayıda infaz, kaçırma ve katliam yaşandığını dile getirdi. Reqa ve Dêrazor gibi bölgelerde farklı silahlı grupların etkili olması nedeniyle kayıp ve katledilen kişilere dair sağlıklı veriye ulaşmanın mümkün olmadığını vurguladı.

BİNLERCE KİŞİNİN AKIBETİ BELİRSİZ

Heseke İç Güvenlik Güçleri Genel Komutanlığı Yardımcısı Mehmud Xelil’in Ahmed El Şera ile yaptığı görüşmelerde tutsakların serbest bırakılması ve göçmenlerin geri dönüşü konularının ele alındığı ve bu başlıkları takip etmek üzere bir komite kurulduğu açıklandı. Buna rağmen sahadaki belirsizlik sürüyor ve özellikle kayıp kişilere dair herhangi bir net veri bulunmuyor.

Silêman, esir takasının sürdüğünü ancak özellikle kadınların serbest bırakılması konusunda ciddi sorunlar yaşandığını belirterek, kayıpların durumunun esir takasından ayrı ele alınması gerektiğini ifade etti. Kaçırılan kişilerin yaşayıp yaşamadığının bilinmediğini vurgulayan Silêman, bu durumun en büyük sorunlardan biri olduğunu dile getirdi.

ULUSLARARASI HEYET ÇAĞRISI

Silêman, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği gibi uluslararası kurumların da içinde yer alacağı bağımsız bir heyetin bölgede inceleme yapması gerektiğini belirterek, kaçırılan ve katledilen Kürtlerin durumunun araştırılması çağrısında bulundu. Silêman, uluslararası mekanizmaların devreye girmesi halinde tüm imkanlarla destek sunacaklarını ifade etti.

TOPLU MEZAR NAQQARIN’DE

Haberde yer alan bilgilere göre, Naqqarin bölgesinde bir kanalda 270’ten fazla cenazenin bulunduğu toplu mezar, görgü tanıklarının anlatımlarıyla gündeme geldi. Silêman, bazı silahlı grupların kaçırdıkları kişilerin ailelerinden fidye istediğini ve cenazeleri para karşılığında teslim etmeye çalıştığını belirtti. Güvenlik koşulları nedeniyle bölgede doğrudan inceleme yapılamadığı ancak elde edilen bilgilerin ciddi olduğunu ifade etti.

Naqqarin bölgesinin konumu, Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd’da kaçırılan ya da infaz edilen kişilerin buraya gömülmüş olabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Yerel kaynaklar, toplu mezardaki cenaze sayısının açıklananın da üzerinde olabileceğini belirtiyor.

AB’NİN TUTUMU TEPKİ ÇEKİYOR

Haberde Avrupa Birliği’nin Suriye politikasına da dikkat çekilerek, Avrupa Parlamentosu’nun Rojava’daki saldırıların savaş suçu kapsamına girebileceğine dair değerlendirmesine rağmen Avrupa Komisyonu’nun Şam Geçici Yönetimi ile temaslarını sürdürdüğü belirtildi. Avrupa Komisyonu’nun 620 milyon euro destek açıklaması ise bölgede yaşanan ihlaller karşısında tepki çekti.

Avrupa Dış Eylem Servisi’ne yöneltilen sorularda, kaçırılan ve katledilen kişilerin akıbetinin gündeme getirilip getirilmeyeceği ve mali destek öncesinde bağımsız bir soruşturma yürütülüp yürütülmeyeceği soruları öne çıktı. AB Sözcüsü ise yaptığı açıklamada Avrupa Birliği’nin sahadaki gelişmeleri yakından takip ettiğini ve tüm taraflara sivillerin korunması çağrısı yaptığını ifade etti.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Ocak 2026’da Suriye’ye yaptığı ziyarette açıkladığı 620 milyon euroluk destek paketi ise Avrupa Birliği’nin Şam Geçici Yönetimi ile ilişkilerini derinleştirme yönündeki adımlarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.