Demokratik Kurumlar Platformu, Riha’nın Hewag (Bozova) ilçesinde “Barış ve Demokratik Toplum Sürecini büyütmek, onurlu bir barış ve özgür bir gelecek için” şiarıyla halk buluşması düzenledi.
Buluşmaya çok sayıda kişi katılırken, etkinlikte barış sürecinin ilerletilmesi ve toplumsal sahiplenmenin önemine vurgu yapıldı.
Toplantıda konuşan Asrın Hukuk Bürosu üyesi Raziye Öztürk, Önder Apo’nun sağlık durumunun iyi, moralinin yüksek olduğunu belirterek, İmralı’da sürdürülen tecride rağmen mücadelesini devam ettirdiğini söyledi.
Raziye Öztürk, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin “umut hakkı” ihlali kararını hatırlatarak, barış zemininin güçlenmesi için Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünün sağlanması gerektiğini vurguladı.
Özgür Kadın Hareketi’nden Ayla Akat Ata, barışın en büyük güvencesinin halkın iradesi olduğunu ifade ederek, salonların ve meydanların doldurulması çağrısında bulundu.
Çetin Arkaş ise, "Başkan Apo'nun memleketinde olmak heyecan verici" diyerek sözlerine başladı.
Çetin Arkaş, "Bu sürecin başarılı olmasını umuyor ve diliyorum. Eğer barış nihayete erecekse, o barış gerçek bir barışın olması isteniyorsa, artık Kürdistan'ın herhangi bir salonunda başkanın fotoğrafının değil kendisinin olması gerekiyor" dedi.
Arkaş, cezaevinden çıktığından beri Kürdistan şehirlerini gezerek süreci anlatmaya çalıştıklarını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kürtler, her şeyin bedelini kanıyla canıyla ödedi. O nedenle bu saatten sonra kimse bundan vazgeçmez. Yeni dönemde siyaset zemini herkese açık olsun. Herkes gelip fikirlerini anlatsın, sonrasında halk karar versin. Demokrasinin en temel prensibi eşitliktir. Biz kendi fikirlerimize güveniyoruz. Sadece Türkiye'de değil, İran'da, Suriye'de, bütün Ortadoğu'da güveniyoruz. Bizim Türk halkıyla bir sorunumuz yok. Bizlerin dağlara çıkmasının sebebi yanlış devlet politikalarıdır."
Eğer bir barış süreci olacaksa Önder Apo’nun esaret koşullarının kaldırılması gerektiğinin altını çizen Arkaş, şöyle konuştu:
"Önder Apo'nun istediği kişiyle istediği kadar konuşma olanağının yaratılması lazım. Bu nerede olursa olsun önemli değil. Barış kötü bir şey değil. Hayırlı bir iş yapılıyorsa bunu gizleyip saklamaya gerek yok. Artık yılbaşına kalmadan Önder Apo'nun daha özgür koşullarda dışarıyla temas olanaklarına sahip olmasını istiyoruz. Daha fazla ertelenmemelidir. Kürt halkı, diğer halklar kadar onurlu ve şereflidir. O nedenle eğer yeni bir sayfa açılacaksa, tarihsel Türk ve Kürt birliği sağlanacaksa, Kürtlerin vazgeçemeyeceği temel değerleri vardır. En zor koşullarda Kürt halkı için yaşayan Önder Apo'yu orda bırakmaz. ‘Sen orada kal biz özgür olalım’ demez. Kimse buna razı olmaz."
Çetin Arkaş, kimi çevrelerin süreç karşıtlığına dikkat çekerek, "Önder Apo, süreç geliştiriyor, ama bazı tuzu kuru kesimler bizi kışkırtmaya çalışıyor. Biz bu sürecin akamete uğramasını istemiyoruz. Bu sürecin başarıya ulaşmasını istiyoruz. Yasal haklarımız verilsin, biz de bir partiye gidip siyaset yapalım. Bu süreç başarıya ulaşmak durumundadır. Önder Apo'nun haricinde yeryüzünde Türk-Kürt barışını sağlayacak kimse yok" ifadelerini kullandı.
Buluşma, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.