Şam Geçiş Hükümeti’ne bağlı gruplar, Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yoğun bir abluka uyguluyor ve Kürt gençleri kaçırılıyor. Her iki mahalle halkı, ablukanın kaldırılması ve mahallelere yönelik saldırıların durdurulması için eylemler düzenledi. Geçiş Hükümeti’ne bağlı güçler halka saldırdı ve çok sayıda yurttaş yaralandı.
Efrîn İnsan Hakları Örgütü Yöneticisi Îbrahîm Şêxo, Efrîn, Şexmeqsûd ve Eşrefiyê’ye yönelik saldırı ve baskılar hakkında ANF’ye konuştu.
ŞAM HÜKÜMETİ ÜYELERİ ANLAŞMALARI İHLAL ETTİ
Şam Geçiş Hükümeti’nin Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik yaklaşımına dikkat çeken Îbrahîm Şêxo, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê Mahalleleri Genel Meclisi ile Şam Geçiş Hükümeti arasında anlaşmalar imzalandığı halde ablukanın devam ettiğini belirterek, “Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde çoğunluğu Kürtlerden oluşan yaklaşık 500 bin yurttaş günlük geçimini sağlamaya ve korumaya çalışıyor. Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê halkı uygulanan abluka ile tehdit ediliyor. Kontrol noktalarında sivillerin büyük çoğunluğu herhangi bir suçlama yöneltilmeden alıkonulmaya devam ediliyor. Öte yandan, 1 Nisan 2025 tarihinde Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê Mahalleleri Genel Meclisi ile Şam Geçiş Hükümeti arasında imzalanan anlaşma ile mahallelerin özgünlükleri üzerinde mutabakata varılmıştı. Ancak Şam hükümeti bu anlaşmayı ihlal etmiştir ve etmeye devam ediyor. Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerindeki halk tehdit edilmiş ve bunun sonucunda 6 Ekim günü mahalle halkı ile Geçiş Hükümeti üyeleri arasında çıkan çatışmalarda iki mahalle sakini şehit düşmüş, çok sayıda kişi de yaralanmıştır” dedi.
‘AMAÇ İKİ MAHALLENİN BOŞALTILMASIDIR’
Emşat ve El Hemzat’a bağlı çete gruplarının mahallenin çevresine kontrol noktaları kurduğunu ve o kontrol noktalarında gençleri tutukladıkları bilgisini paylaşan Şêxo, “Türk devletine bağlı olan Emşat ve El Hemzat çete grupları, her iki mahallenin çevresine kontrol noktaları kurdular, bu çatışmalar çıktı ve bu kontrol noktalarında Kürt gençlerini tutukluyorlar. Mahallelerin çevresinde son günlerde kontrol noktalarının sayısı artırdılar ve çok sayıda Kürt gencine işkence ettiler. Ayrıca o kontrol noktalarında bir kadına da işkence yaptılar. Yurttaşları, çocukları ve halkı katletmekle tehdit ediyorlar. İki mahallenin çevresinde yaşanan bu ihlaller Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’nin boşaltılmasını amaçlıyor” değerlendirmesinde bulundu.
‘EĞER GEÇİŞ HÜKÜMETİ ONLARLA BİRLİKTE DEĞİLSE HANGİ TEDBİRLERİ ALIYOR?
Geçmiş yıllarda yapılan saldırıları hatırlatan Şêxo sözlerini şöyle sürdürdü: “2013 yılından 2016 yılına kadar onlarca çete grubu birliklerini ilan ederek, birlikte Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine saldırdı. Şimdi de saldırılarını tekrarlamak istiyorlar. Geçiş Hükümeti’nin bu konudaki tutumu da net değil ve bu da önemli bir soruyu meydana getiriyor. Eğer, Geçiş Hükümeti onlarla birlikte değilse, bu çete gruplarına karşı aldığı tedbirler nelerdir?”
‘ŞAM GEÇİŞ HÜKÜMETİ KUZEY VE DOĞU SURİYE BÖLGELERİNE GİDEN YOLLARI KAPATMIŞ’
Îbrahîm, birçok tarafın 1 Nisan Anlaşması’nın başarıya ulaşmasını istemediğine işaret ederek, “Bu anlaşma tüm Suriye’yi ilgilendirdiği için Özerk Yönetim anlaşmanın başarısı için talebini ortaya koymuştur. Ancak bugün Türk devletine bağlı Emşat ve El Hemzat gibi çete grupları anlaşmanın başarılı olmasını istemiyor. Anlaşmalar imzalandığı zaman Suriyeli yetkililer, Türkiye’de geçiyor ve oradaki kararlara göre basın açıklamaları yapıyor. Bugün Dêr Hafir ve Şam’ı Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerine bağlayan yollar Şam hükümeti tarafından kapatılmış. Bu abluka halkın temel ihtiyaçlarını karşılamasını engel olmaktadır. Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinin girişinde yaşanan çatışmaların ardından varılan ateşkes anlaşmasından birkaç saat sonra El Emşat’a bağlı çeteler bir kontrol noktasında bir Kürt gencini tutukladı. Tutuklama ve kaçırma olayları bu şekilde çok yaşandı” diye konuştu.
‘ULUSLARARASI ÖRGÜTLER İHLALLERİ BELGELEMELİ’
Uluslararası örgüt ve kurumların bu tarz uygulamaların durdurulmasındaki rolüne dikkat çeken Îbrahîm Şêxo, “Bugün uluslararası örgüt ve kurumlardan istenen şey, bu ihlal ve saldırıları belgelemeleri ve açığa çıkarmalarıdır. Ayrıca adaletin sağlanması için bu belgelerin uluslararası soruşturma komitelerine ulaştırılması gerekiyor. Bu belgeler ilgili yerlere ulaşmaz ve bu konulara odaklanılmazsa, durum daha büyük ve daha zorlu bir krize yol açacaktır” tespitinde bulundu.