DEM Parti İmarlı Heyeti, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile görüştü.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Asrın Hukuk Bürosu üyesi Faik Özgür Erol, görüşmeye giden heyette yer aldı.
Heyeti, CHP Genel Merkezi'nde CHP Meclis Grup Başkanvekili Murat Emir karşıladı. Görüşme için daha sonra toplantı salonuna geçildi.
ÖZGÜR ÖZEL: LEYLA ZANA’YA YAPILAN ASLA KABUL EDİLEMEZ
Basına kapalı görüşme ardından ortak açıklama yapıldı. Özel, “ Bugüne kadar komisyonda yaşanan süreci ve bundan sonrasına ilişkin görüş alışverişinde bulunduk. Öncelikle Sayın Leyla Zana’ya yönelik geçtiğimiz hafta yaşananlar kabul edilemez gelişmelerdir. Bu konuda duyduğumuz üzüntüyü ve olaya yönelik kınama ifadelerimizi içeride ifade ettim” dedi.
‘HEM TÜRKİYE’DE HEM SURİYE’DE DEMOKRASİ HAKİM OLMALI’
Bugüne kadarki süreci ve bundan sonrasını da değerlendirdiklerini ifade eden Özel şöyle konuştu:
“Bugün saat 16:00’da siyasi partilerin temsilcilerinden oluşan 5 kişilik heyet, komisyonun rapor yazım sürecini ve bu süreçte nasıl bir çalışma prensibi ve takvimi içinde yer alacaklarını görüşmek üzere toplanacak. Partimizi de orada yine Grup Başkanvekilimiz Sayın Murat Emir temsil edecek. Komisyonun rapor yazım aşamasını hızlı bir şekilde ilerletmesini ve partilerin ortaklaştığı yaklaşımlar üzerinden hep birlikte ve herkesin kabul edebileceği Türkiye’nin hem “Terörsüz Türkiye” hedefini hem de demokratik Türkiye hedefini; birbirinin peşine değil ama iç içe böyle bir süreci gerçekleştirebilmesini umuyoruz. Bu topraklar üzerinde gözyaşlarının durmasını, kardeşliğin ve barışın hakim olmasını sağlayacak; Türkiye’nin yarınlarına barış içinde el ele omuz omuza, Türk’ün de Kürt’ün de evladının geleceğinden endişe duymayacağı, en iyi eğitimi alabileceği, hep birlikte hızla kalkınacağımız ve adil bir şekilde bölüşebileceğimiz yarınları umut ediyoruz. Hem Türkiye’de hem de Suriye’de Türkler için de Kürtler için de Dürziler için de Aleviler için de Türkmenler için de anayasal demokratik ve barış içinde iki devlet ümit ediyoruz. Türkiye’de de Suriye’de de barışın, kardeşliğin, demokrasinin hakim olmasını; iki tarafta da tam anlamıyla bir barışın hakim olmasını, sınırın iki yanındaki kardeşliği, iki ülkenin yarınlara birlikte güvenle adım atmasını ümit ediyoruz. Bunun hem Türkiye'ye hem Suriye'ye hem Türklere hem Kürtlere hem de bütün Ortadoğu'ya ve insanlığa iyi geleceğini ümit ederek, sözü sayın başkanlarıma bırakıyorum.”
PERVİN BULDAN: KÜRT SORUNU SİYASET ÜSTÜDÜR
Pervin Buldan, çok önemli ve verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerini kaydederek, şöyle konuştu: “Sürecin geldiği aşamaları detaylı bir şekilde tartıştık ve konuştuk. Bu kadar tarihsel bir dönemeçte Cumhuriyet Halk Partisi'nin gerçekten yapıcı rolüne büyük önem veriyoruz. Bu yüzden bugün buradayız. Çünkü Kürt sorunu siyaset üstü bir meseledir ve bu meseleyi çözmek hepimizin görevi ve sorumluluğudur diye ifade etmek istiyorum.”
Pervin Buldan sözlerini şöyle sürdürdü: “Barış elbette ki Türkiye’ye yakışan bir şey. Uzun yıllar çatışmalı bir süreç yaşadık bu ülkede. Bu coğrafyada çokça kan aktı; anneler ağladı, gencecik insanlar toprağın altına girdi. Gencecik bedenler toprağın altına girdi. Dolayısıyla bundan sonra böylesi bir sürecin yaşanmaması için hepimizin elini, gövdesini artık taşın altına koyma zamanı gelmiştir diye düşünüyorum. Bu meselede emeği geçen herkesin emeğinin kıymetli olduğunu ifade etmek istiyorum. Barışı hep birlikte 86 milyon insana armağan etmek hepimizin görevidir. Bir kez daha bunun altını çizmek istiyorum. Bu görüşmeyi gerçekten çok önemsediğimizi belirteyim.”
SANCAR: SİYASAL MUTABAKAT VE TOPLUMSAL UZLAŞI
Heyet üyesi Mithat Sancar da önemli bir görüşme yaptıklarını ifade ederek, şunları dile getirdi:
“Bu sürecin çok boyutlu ve zorlu olduğunu her seferinde dile getiriyoruz. Farklı yaklaşımlar, karşılıklı eleştiriler süreç içinde ortaya çıkabilir. Fakat bu süreçlerin ruhunun münazara değil, müzakere olduğunu bir kez daha hatırlamamız gerekiyor. Münazara birbirini alt etme ve kendini haklı çıkarma anlayışıdır. Müzakere ise birbirini dinleme ve diyalogla ilerleme sanatıdır. Bizler de bugün müzakerenin çok değerli bir örneğini birlikte yaşadık. Kaygıları, eleştirileri, itirazları karşılıklı birbirimizle paylaştık ama bir konuda da mutabıkız: Süreç müzakereyle, diyalogla, karşılıklı görüşmelerle yürüyecektir. Bu konuda da siyasal mutabakat ve toplumsal uzlaşma hayati önemdedir. Bir kez daha gördük ki Cumhuriyet Halk Partisi bu süreçte bu rolü olumlu bir şekilde oynamaya devam edecek iradeyi gösteriyor. Bu son derece önemli.
Yayılmak istenen gerilime ve ırkçı tahrik ortamına karşı hep birlikte demokrasinin ve barışın birlikteliğiyle ortak mücadeleyi yürütmek zorundayız. Bunun da önümüze barışın ve demokrasinin yolunu gerçekten sonuna kadar açacağına inanıyoruz.