GÖRÜNTÜLÜ

İnsan hakları savunucuları Rojava ve Suruç’ta bir araya gelecek!

Rojava’ya dönük devam eden saldırılar karşısında İHD Suruç’a gitmeye hazırlanırken, Diyarbakır Barosu ise Rojava’ya gitmeyi planlıyor. İnsan Hakları Savunucuları, yaşananlar karşısında Birleşmiş Milletleri harekete geçmeye davet etti.

ROJAVA SALDIRILARI

Türk devleti, DAİŞ ve HTŞ çetelerinin Rojava’ya dönük saldırıları devam ederken, ateşkes kararını ihlal ederek hem Kobanê hem de Hesekê’de yerleşim yerlerine saldırmaya devam ediyor. Devam eden bu saldırılarda insan haklarının ihlal edildiğini ve savaş suçlarının işlendiğini belirten Diyarbakır Barosu ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şube İnsan Hakları Komisyonu, uluslararası kurumların sessizliğine tepki gösterdi. Bu suçların raporlanması gerektiğini belirten insan hakları savunucuları kurum olarak yaşananlar karşısında bazı eylemsellikler yapacak.

Diyarbakır Barosu İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Avukat Baver Mızrak, artan çatışma ortamı karşısında baro olarak Başûr ve Rojava’ya gideceklerini söyledi. Bu noktada birtakım temaslarda bulunacaklarını belirten Mızrak, Suriye’de halkların eşit ve özgür bir yaşam taleplerinin hedef alındığına dikkat çekti.

‘HALKLARIN YAŞAMI HEDEF ALINIYOR’

Özellikle Kürt halkının inşa ettiği yaşam modeli ve politikalarının yok edilmek istendiğini belirten Mızrak, “Geçici Şam hükümeti, geçmişteki Esad zihniyetini sürdürerek tekçi bir anlayışla hareket ediyor ve tüm Suriye’de yeniden merkezi bir yönetim oluşturmaya çalışıyor. Rojava’da yıllardır halkların eşit yaşadığı bir statü vardı. Buna karşı ciddi bir saldırı söz konusu” diyen Mızrak, son 15 gün içinde Halep’te başlayan çatışmaların Hesekê vilayetine ve Urfa sınır hattına kadar yayıldığını ifade etti. Mızrak, “Kamuoyuna yansıyan görüntülerde saldırı sırasında uygulanan yöntemlerin ne denli vahşi olduğunu açıkça görüyoruz” diye konuştu.

‘BARO OLARAK ROJAVA’YA GİDECEĞİZ

Saldırıların yol açtığı insani krize değinen Mızrak, binlerce insanın yerinden edildiğini belirterek, “İnsanlar yurtlarını terk etmek zorunda kaldı. Barınma, gıda ve temel ihtiyaçlara erişimde ciddi sorunlar yaşanıyor. Bu vahşete sessiz kalmamak, kamuoyu oluşturmak ve yerinde gözlem yapmak amacıyla bugün Semalka Kapısı üzerinden 15 kişilik bir heyetle Rojava’ya geçmeyi planlıyoruz” ifadelerini kullandı.

’ÖZ SAVUNMA EN TEMEL HAK’

Orada yaşayan halkın öz savunma hakkına da değinen Mızrak, bunun meşru bir hak olduğunun altını çizerek, “Orada yaşayan halklar herhangi bir kimliğe ya da topluluğa saldırmamış olmasına rağmen, Kürt kimlikleri ve kendi bölgelerinde yönetim iradesi gösterdikleri için hedef alınıyor. Bu saldırılara karşı savunma, meşru müdafaa kapsamında temel bir haktır” dedi.

‘HALKIN YAŞAMI VE GÜVENLİĞİ TEHDİT ALTINDA’

İHD Amed Şube Yöneticisi ve MYK Üyesi Avukat Berfin Elçi ise İHD olarak “Savaşa karşı barış” demek için Cumartesi günü Urfa’nın Suruç ilçesinde bir araya gelecek. Burada yapacakları açıklama ile yaşanan ağır hak ihlallerine dikkat çekeceklerini belirten Berfin Elçi, “Suriye’nin kuzeyinde son dönemde yaşanan saldırılar, özellikle Kürt nüfusun yoğun olarak yaşadığı yerleşim alanlarını hedef alan ciddi insan hakları ihlallerine işaret etmektedir. Suriye Geçici Hükümeti’ne bağlı silahlı grupların Rojava ve çevresinde yürüttüğü askeri faaliyetler, doğrudan sivil Kürt halkının yaşamını ve güvenliğini tehdit eder hale gelmiştir. Kürtlerin yanı sıra bölgede yaşayan diğer halklar ve inanç grupları da bu saldırılardan etkilenmekle birlikte, saldırıların yoğunlaştığı yerleşimlerin Kürt nüfusun ağırlıkta olduğu alanlar olması, yaşananların tesadüfi olmadığını göstermektedir” dedi.

‘İNSAN HUKUKU AÇIK BİR ŞEKİLDE İHLAL EDİLİYOR’

Yaşananların açık bir hak ihlali olduğunu belirten Elçi, görüntülerde her şeyin açık bir şekilde göz önünde olduğunu ifade etti. Birleşmiş Milletlere bu anlamda çağrıda bulunan Elçi, “Sivil yerleşimlerin hedef alınması, zorla yerinden etme, kötü muamele ve keyfi infaz iddiaları, uluslararası insancıl hukukun açık ihlalidir.

Bölgede yaşanan ihlallerin boyutuna dair sağlıklı bilgiye ulaşmak giderek zorlaşmaktadır. Ancak kamuoyuna yansıyan görüntüler ve tanıklıklar, sivillerin korunmasına ilişkin yükümlülüklerin sistematik biçimde ihlal edildiğini ortaya koymaktadır. Bu durum, Kürt halkının yaşam hakkı başta olmak üzere temel hak ve özgürlükleri açısından derin bir endişe yaratmaktadır. Çatışmaların bu şekilde sürdürülmesi, yalnızca mevcut ihlalleri ağırlaştırmakla kalmayacak, aynı zamanda bölgedeki etnik ve toplumsal kırılganlıkları daha da derinleştirecektir” dedi.

‘İHLALLER CEZASIZ BIRAKILMAMALI’

Cumartesi günü Suruç’ta yapacakları eylem ile halkın yaşam hakkını yeniden dile getireceklerini ifade eden Elçi, son olarak şu aktarımda bulundu: “Uluslararası toplumun, özellikle Birleşmiş Milletler’in, Kürtlere yönelik bu saldırılar karşısında etkili ve bağlayıcı adımlar atması artık zorunludur. İnsan Hakları Derneği olarak yaşanan tüm bu hak ihlallerine ilişkin Suruç’ta Kobanê sınırında Cumartesi günü eylem yapacağız. Bu nedenle Suruç sınırında gerçekleştireceğimiz eylemle, sınırın ötesinde Kürt sivillere yönelik saldırıların durdurulması, sivillerin korunması ve işlenen ağır ihlallerin cezasız bırakılmaması talebini güçlü biçimde dile getireceğiz. Barış talebi, bugün Kürt halkının yaşam hakkını savunmaktan ayrı düşünülemez.”