İtalyan tarihçi Gentile: ‘PKK’nin adımı umudu yeniden yeşertti’
İtalyan tarihçi Emilio Gentile, Önder Apo’nun 27 Şubat’ta yaptığı çağrı ile başlayan Barış ve Demokratik Toplum Sürecine ilişkin DEM Parti’ye bir mesaj göndererek sürece destek verdi.
İtalyan tarihçi Emilio Gentile, Önder Apo’nun 27 Şubat’ta yaptığı çağrı ile başlayan Barış ve Demokratik Toplum Sürecine ilişkin DEM Parti’ye bir mesaj göndererek sürece destek verdi.
Gentile, PKK’nin Mayıs ayında kendini feshetme kararının Kürt sorununda barışçıl ve demokratik bir çözümün yolunu açtığını belirtti.
Gentile mesajında, dünyanın birçok yerinde savaş, etnik temizlik ve otoriterliğin yükseldiği bir dönemde bu adımın insanlık için yeniden umut yarattığını ifade etti.
Mesaj şöyle:
"Bu yılın sonunda acımasız savaşlar, etnik temizlik, azınlıklara yönelik zulüm ve modern dünyanın ilk demokrasisinde bile yükselen otoriterlik dalgasının yaşandığı bir dönemde PKK’nin Mayıs ayında kendini feshederek yüzyıllardır süregelen Kürt sorununa barışçıl ve demokratik bir çözümün önünü açma kararı alması ve kısa süre önce Zohran Mamdani’nin New York belediye başkanı olarak demokratik bir şekilde seçilmesi, insanlığa daha iyi bir dünya sunma umudunu yeniden yeşertti. Ama dürüst olmalıyım: Kırk yıldır çağdaş dönemin insanlıktan çıkarma süreçlerini inceleyen bir tarihçi olarak, umudun sürekli var olduğunu söyleyemem. Kendime “neşeli bir kötümser” diyorum... Üçüncü Milenyum'un ilk çeyreğinde, gerçekler bana pek fazla sevinç nedeni sunmadı; tam tersine, barışın ve ‘halkın halk tarafından yönetildiği’ demokrasinin geleceğine dair kötümserliğimi artırdı. Yine de Kürt halkına en içten dileklerimi sunmakta samimiyim. Neşeli bir kötümser olarak, kendime Abraham Lincoln’ün şu sözünü sık sık hatırlatırım: ‘Yeryüzünün son, en iyi umudunu ya onurluca kurtarabiliriz ya da utanç verici biçimde kaybedebiliriz.”
EMILIO GENTILE KİMDİR?
Faşizm, totalitarizm ve siyaset-din ilişkileri üzerine çalışmalarıyla bilinen Gentile, Roma La Sapienza Üniversitesi'nin önde gelen çağdaş tarih profesörlerinden biridir. Faşizmi sadece bir rejim değil, aynı zamanda modern çağın “siyasal dini” olarak tanımlayan yaklaşımlarıyla tanınır ve bu alanda dünyanın saygın akademisyenleri arasında yer alır.