Marmara 5 No’lu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Taşar, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Taşar’ın tahliyesi için birçok kez başvuru yapıldığını belirten Gezer, ATK’nin her seferinde tahliyeyi engelleyen raporlar verdiğini söyledi.
Gezer, ATK’nin ancak 26 Şubat 2026 tarihinde “tam teşekküllü bir hastanede kalabilir” raporu verdiğini, bunun da yalnızca 6 aylık infaz ertelemesi anlamına geldiğini belirtti.
Taşar’ın hastalığı boyunca büyük ölçüde cezaevinde tutulduğunu vurgulayan Gezer, bazı tedaviler için hastaneye götürüldükten sonra yeniden cezaevine gönderildiğini ifade etti.
Rezan Gezer, Aralık 2022’de cezaevine giren Mehmet Edip Taşar’ın o dönemde de hasta olduğunu belirterek, geç yapılan hastane sevkleri, bazı sevklerin hiç yapılmaması ve düzenli kullandığı ilaçlar yerine muadil ilaç verilmesinin sağlık durumunu daha da ağırlaştırdığını ifade etti.
ATK’nin hasta mahpusları sağlık durumuna göre değil, siyasi kimliklerine göre değerlendirdiğini savunan Gezer, “Mehmet Edip Taşar’ın sahip olduğu hastalıklar başka bir kişide olsaydı, ‘cezaevinde kalabilir’ raporu verilmesi mümkün olmazdı” dedi.
Gezer, yalnızca ATK değil, Taşar’ın ağır sağlık durumuna rağmen R Tipi Cezaevi yerine L Tipi Kapalı Cezaevinde tutulmasına karar veren kurumlar hakkında da suç duyurusunda bulunacaklarını belirtti.
ÖHD, Mehmet Edip Taşar’ın yaşamını yitirmesinde kurumsal ihmal ve sorumluluk bulunduğunu vurguluyor.