Öldürülen Gazeteciler Günü açıklamaları
DEM Parti, DFG ve MKG, Katledilen Gazeteciler Günü’ne açıklama yaptı. Açıklamalarda, "Katledilen gazetecilerin kalemi yerde kalmadı, kalmayacak" denildi.
DEM Parti, DFG ve MKG, Katledilen Gazeteciler Günü’ne açıklama yaptı. Açıklamalarda, "Katledilen gazetecilerin kalemi yerde kalmadı, kalmayacak" denildi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Basın, Yayın ve Propaganda Komisyonu, 6 Nisan Katledilen Gazeteciler Günü’ne dair yazılı açıklama yaptı. Açılamada, “6 Nisan Öldürülen Gazeteciler Günü vesilesiyle bir kez daha vurguluyoruz: Gazetecilere yönelik her türlü baskının son bulduğu, ifade ve basın özgürlüğünün güvence altına alındığı, gazetecilerin özgürce çalışabildiği demokratik bir ülke mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz. Hasan Fehmi’den Metin Göktepe’ye, Gurbetelli Ersöz’den Hrant Dink’e, Musa Anter’den Nazım Daştan ve Cihan Bilgin’e kadar hakikatin peşinde yürürken katledilen tüm gazetecileri saygı ve minnetle anıyoruz. Baskılara rağmen geri adım atmayan, kalemini ve kamerasını halkların özgürlüğü, ezilenlerin eşitlik mücadelesi için kullanan tüm gazetecilere sözümüzdür: Sizi unutturmayacağız, unutmayacağız; mücadelenizi büyütmeye devam edeceğiz" denildi.
Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) ile Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), 6 Nisan Katledilen Gazeteciler Günü’ne dair açıklamada şunları belirtti: "6 Nisan, Türkiye’de gazetecilik faaliyetleri nedeniyle öldürülen gazetecileri anma günüdür. Bu tarihin seçilme nedeni, Gazeteci yazar Hasan Fehmi Bey’in 6 Nisan 1909’da Galata Köprüsü’nde suikast sonucu katledilmesi ve onun gazetecilik mesleğinin ilk kayıplarından olmasıdır. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), 1997 yılında 6 Nisan’ı ‘Şehit Gazeteciler Günü’ olarak kabul etti; 2005 yılında ise günün adı ‘Öldürülen Gazeteciler Günü’ olarak değiştirildi. 6 Nisan, hakikatin peşinde oldukları için katledilen gazetecileri anma günüdür. Gerçekleri açığa çıkardıkları, halkın sesi oldukları ve karanlığı teşhir ettikleri için hedef alınan gazeteciler, özgür basın mücadelesinin hafızasında yaşamaya devam ediyor. Katledilen gazeteciler şahsında bir kez daha vurguluyoruz ki; kalemi kırılmak istenen her gazeteciyle birlikte hakikat susturulmak istendi. Ancak baskılar, tehditler, katliamlar ve cezasızlık politikaları özgür basın geleneğini durduramadı. Bu topraklarda gerçeğin izini sürenler her dönem bedel ödedi, ama hakikatten vazgeçmedi .
Bugün, katledilen tüm gazetecileri saygı ve minnetle anıyoruz. Onların bıraktığı miras, direnişleri ve hakikat uğruna yürüttükleri mücadele yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor. Katledilen gazetecilerin kalemi yerde kalmadı, kalmayacak.. Onların hakikat mücadelesini büyütmek, anılarına sahip çıkmak ve özgür basın çizgisini sürdürmek boynumuzun borcudur.”