'Özgür toplumun inşası için mücadele verdi'

Devletin baskısına karşı yönünü çevirdiği özgür dağlarda şehit düşen Rohat Rover'i (Azad Akıncı) anlatan ablası Makbule Akıncı, "Özgür bir toplum hayali vardı. Onlara onurlu bir barışı armağan edelim" dedi.

AZAD AKINCI

HPG gerillası Rohat Rover (Azad Akıncı), Medya Savunma Alanları'na dönük 10 Eylül 2024 tarihinde gerçekleşen hava saldırısında şehit düştü. Akıncı, 1989 yılında Mêrdîn’in Kerboran (Dargeçit) ilçesine bağlı Rover kırsal mahallesinde dünyaya geldi. Rohat ve ailesi, 1992’de köylerinin yakılması sonucu Êlih’e göç etti. 9 çocuklu ailede büyüyen Rohat Rover, babası Nazım Akıncı’nın mücadelesinden etkilendi. Baba Nazım Akıncı, Mêrdîn ve Êlih’te devletin teslimiyetçi yaklaşımına karşın geri adım atmayarak çocuklarına mücadeleyi aşıladı. Rohat Rover de bu bilinçle büyüdü ve kendini çalışmalara kattı.  

Rohat Rover, 2005’te PKK'nin gençlik çalışmalarında yer aldı ve Kürdistan’ın birçok kentinde faaliyet yürüttü. 2008’de tutuklandı ve tahliye edildikten sonra da çalışmalarına devam etti. 2009’da yeniden tutuklanan Rohat Rover, 10 aylık bir tutukluluk sürecinden sonra cezaevinden çıktı. Sonrasında yönünü özgür dağlara çeviren Rohat Rover, Türk devletinin Medya Savunma Alanları'na yönelik saldırısında 10 Eylül 2024'te şehit düştü. 
Makbule Akıncı (40) kardeşinin mücadelesini anlattı.

Makbule Akıncı, kardeşinin son nefesine kadar Kürt halkının özgürlüğü için mücadele verdiğini söyledi. Babasının özgürlüğe olan tutkusundan kaynaklı kardeşine Azad ismini koyduğunu dile getiren Makbule Akıncı, "Adının hakkını veren biriydi. Kürt halkının özgürlük mücadelesi için büyük direndi. Biz küçükken köyden göç ettirilmek zorunda kaldık. Köyde sürekli evimiz basılıyordu. Babam işkenceden geçiliyordu. Sürekli hakarete maruz kalıyorduk. Sırf Kürt olduğumuz için bunları yaşıyorduk. Kürtleri korkutmak istiyorlardı. Hiçbir zaman korkmadık ve boyun eğmedik. Babam çok fazla işkence gördü ancak geri adım atmadı. Çocukları olarak onun yolunda gittik. Azad çok tatlı ve sempatik biriydi. Çevresi onu çok seviyordu. Sürekli halkı için bir şey yapmak istiyordu” diye konuştu.

'KADIN BİLİNCİ KONUSUNDA ÖNCÜM OLDU’

Azad’ın kadın bilinci konusunda kendini geliştirdiğini kaydeden Makbule Akıncı, "Biz 9 kardeşiz, ben ve 8 erkek kardeşim var. Bir gün mahallede eylem vardı; Azad ‘Hadi gel beraber gidelim’ dedi. Ben ‘Evin tek kızıyım, ev işleri var, gelemem’ dedim. Azad ise ‘Bir farkımız yok, eyleme birlikte gideceğiz, ev işlerini de birlikte yaparız’ dedi. Ondan sonra eyleme birlikte gidiyorduk, ev işlerini birlikte yapıyorduk. Kadın bilinci konusunda öncüm oldu" dedi.  

Makbule Akıncı, kardeşiyle bir Newroz anısını da anlatarak, şunları söyledi: "Sabah erkenden Newroz’a gittik. Akşam geldiğimizde bize ‘Keyif sizin’ dedi. 'Ne oldu' diye sorduğumuzda ‘Newroz boyunca 60 çocuk gözaltında tutulduk’ dedi. Azad'ın morali gözaltına kaldıkları için bozuktu. Sonraki Newroz'da yine birlikte gittik. Newroz sonrası eve gelmedi. Yürüyüş gerçekleştirdi. Newroz’u alandan sokaklara yaydılar. Akşam geldiğinde ise çok mutluydu."

'ONURLU BİR BARIŞ ARMAĞAN EDELİM'

Makbule Akıncı, şöyle devam etti: "Biz abi kardeşten öte yoldaştık. Birlikte eyleme gider, birlikte ev işlerini yapardık. Hiçbir zaman beni yalnız bırakmadı. Her şeyi benimle paylaşırdı. Özgür bir toplum hayali vardı. Bir barış süreci başlatıldı. Kürt halkının verdiği bedellerin sonucunda gidilen barış sürecine sahip çıkılması gerekiyor. Sürece sahip çıkmak değerlere sahip çıkmaktır. Onlara onurlu bir barışı armağan edelim. Bu süreçte devletin acil bir şekilde adım atması gerekiyor. Özgür bir toplumu Azad ve arkadaşlarına armağan edelim."