Özgürlük Hareketi, 49 yıllık devrimci yaşamını Kürt halkının özgürlüğüne adamış Apocu militan Celal Amed’in (Celal Baymış) tedavi amacıyla bulunduğu Rojava’da geçirdiği kalp krizi sonucu şehadete ulaştığını açıkladı. Celal Amed’in zindan ve gerilla yıllarında gösterdiği kararlı duruşu, halkına ve Önderliğe bağlılığını, sessiz ama etkili mücadelesini vurgulayan Özgürlük Hareketi, “Celal yoldaşı anmak yalnızca bir kayıp değil, bir çizgiyi ve devrimci duruşu yeniden hatırlamaktır” ifadelerine yer verdi.
Özgürlük Hareketi’nin açıklaması şöyle:
"Celal Amed (Celal Baymış) arkadaşımızın, tedavi amaçlı gittiği Rojava’da geçirdiği bir kalp krizi sonucu şehadete ulaştığını derin bir üzüntüyle duymuş bulunmaktayız. Celal arkadaşımız, 49 yıllık devrimci yaşamını Kürt halkının onurunu korumaya adamış bir Apocu devrimciydi. Gösterişten uzak, kendine güvenen, sessiz ve inatla çalışan bir militandı. Önderliğe, halka ve yoldaşlığa bağlılığın en sade ve en güçlü örneklerinden biri olmayı başardı. Bugün Celal yoldaşı anmak, yalnızca bir kaybı dile getirmek değildir. Aynı zamanda bir çizgiyi, bir ahlakı, bir devrimci duruşu yeniden hatırlamak ve büyütmektir. Apocu çizginin savunuculardan olmayı bilmiş olan Celal Amed arkadaşımızın kaybından dolayı başta değerli ailesi olmak üzere tüm yurtsever halkımızın ve yoldaşlarının başı sağ olsun diyoruz.
Celal Amed arkadaşımız, 1958'de, 7 çocuklu yoksul bir ailenin çocuğu olarak Siverek'te dünyaya gelir. İlkokulu Hilvan'da okumaya başlar, sonrasında aile Siverek'e göç ettiği için okula orada devam eder. Siverek'te kan davası sorunundan dolayı çok kısa bir süre sonra aile Amed'e göç etmek zorunda kalır. Çocukluk yıllarında yaşadığı bu göç ve trajediler, Celal arkadaşın hafızasında adeta bu coğrafyanın nasıl bir kadere terk edilmiş olduğunun izlerini bırakır. Yaşanılanların bir kader olmadığını daha çocukluk yaşlardan itibaren hisseder ve gençlik yılları ile birlikte bu sorgulamaları daha da derinleşir.
1977’DE HAREKETİN EYLEMCİSİ, ÖRGÜTÇÜSÜ OLARAK YER ALDI
Ortaokulu Amed’de okur. Ardından Sanat Okulu İnşaat Teknikerliği bölümüne geçer. Liseyi okuduğu 1977 yılında Apocu hareket ile tanışır. O dönem Amed’in siyasi atmosferi oldukça yoğundu; birçok sol-sosyalist yapı faaliyet yürütmektedir. Celal yoldaş da bir arayış içindedir. Ancak Apocu hareketin faşist güçlere karşı geliştirdiği cesur çıkışlar, eylem kararlılığı ve halkçı çizgisi onun dikkatini çeker. Bu tanışma bir “yakınlık” değil; kısa sürede bir yön haline gelir. Ve Celal yoldaş, ilk günden itibaren Apocu hareketin içinde aradığını bulur. Artık Amed’in ilk eylemcilerinden biridir. Bakurê Kurdistan’da ve özellikle Amed’de gelişip güçlenen Apocu hareketin emekçisi, eylemcisi ve örgütçüsü olarak mücadele tarihimizde yerini alır. O günlerden itibaren Celal yoldaşın durduğu yer belli olur: Kürt halkının özgürlüğü, onurlu yaşamı ve Önderliğin çizgisi.
AMED ZİNDANINDA DİRENİŞİN ADI OLDU
Celal arkadaşımızın Apocu hareket içerisindeki eylemci katılımı düşman tarafından erkenden fark edilir. Aktif duruşundan dolayı 1980 darbesi öncesi tutuklanır. 12 Eylül 1980 darbesi olduğu zaman düşman, devrimcileri tuttuğu zindanlarda ağır işkenceler yapar. Celal arkadaşımız da Amed Zindanında en ağır işkence gören Apocu devrimcilerden olur. Düşman ne kadar işkence yaparsa yapsın, Celal arkadaşımız da duruşundan asla taviz vermez ve düşmana boyun eğmez. Türk devletinin hedefi; tutsaklar şahsında özgürlük mücadelesini boğmak, iradeyi kırmak, teslimiyeti dayatmaktı. Ancak Amed zindanı, teslimiyetin değil, direnişin adı olacaktı. Celal yoldaş, yıllarca süren ağır işkencelere karşı onurlu, kararlı ve kırılmaz bir duruş sergiledi. Bu süreçte Mazlum, Kemal, Hayri ve Ferhat yoldaşların yoldaşlığını yaptı. Zindan karanlığında devrimci kimliği korumak sadece fiziksel dayanıklılık değil, aynı zamanda ideolojik bağlılık ve irade meselesiydi. O, küf tutmuş zindan duvarlarında Derwêş misali “Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz” türküsünü söyleyerek, direnişin yankısını semalara yükseltti. Düşmanın tüm işkence uygulamalarına karşı Celal arkadaşımız kırılmadı, bükülmedi, kendini inkar etmedi. Adeta çeliğe su verilmişçesine daha da güçlenmişti. Büyük zindan direnişini yüreğinde ve beyninde yaşayarak çıkmıştı. Yüzündeki her çizgide direnişin izlerini taşıyordu. Büyük bir onurun ve devrimci duruşun sahibi olmuştu. Zindanda çıktığında da bir ömür aynı devrimci çizgiyi büyütmeye devam edecekti.
GERİLLA SAFLARINDA PARTİ ÇİZGİYİ, PARTİYİ KORUDU
On iki yılı aşkın bir zindan tutsaklığından sonra, 1992 yılında Rıza Altun, Mustafa Karasu ve Mustafa Gezgör arkadaşlarla birlikte tahliye oldu. Amed zindanında direndiği arkadaşları ile birlikte mücadelemizin farklı alanlarında da yürek yüreğe yürümeye devam edecekti. Celal yoldaş, zindandan çıkar çıkmaz tereddütsüz bir şekilde yönünü Önderlik sahasına çevirdi. 1993 yılı boyunca Önderlik Sahası’nda eğitim gördü. Önderlik sahasındaki eğitim, O’nun için devrimciliğe yeniden bir başlangıç olacaktı. Zindan direniş kültürünü, Önderlik eğitimi ile yüreğinde ve beyninde daha da güçlendirdi. Artık pratiğe hazır ve mücadelenin tüm alanlarında görev yapabilme iradesini ortaya koymuştu.
Eğitim sonrası parti içindeki tasfiyecilik sürecinin soruşturulması ve durumun netleştirilmesi için Cemil Bayık yoldaşla birlikte müdahale gücü olarak Kürdistan dağlarında görevlendirildi. Bu, sıradan bir görev değildi. Gerilla saflarında çizgiyi, partiyi ve mücadeleyi korumak demekti. Celal yoldaş bu tarihi sorumluluğu bir an olsun hafife almadan, büyük bir ciddiyet ve kararlılıkla yerine getirdi. O yıllardaki tasfiyeciliğe karşı asla taviz vermediği gibi, net çizgi duruşu ile hareketimizi korumayı başardı.
1996 yılına kadar Botan-Behdînan dağlarının birçok yerinde gerillacılık yaparak, görevini de büyük bir başarı ile yerine getirdi. Bu yıllar, Türk devletinin Kürdistan dağlarına yönelik yoğun işgal saldırılarının gerçekleştirdiği yıllardı. Kürdistan’ın birçok köy ve şehrinde acımasız katliamlar yaşanmış, binlerce köy boşaltılmıştı. Celal yoldaş, tüm bu işgal saldırılarına karşı en aktif bir şekilde karşılık vererek mücadele yürüttü.
HER BİR ARKADAŞINA ZİNDAN DİRENİŞ RUHUNU AŞILADI
Gerillada edinmiş olduğu tecrübe ile 1996 yılında Serhed eyaletine geçti. Serhed demek, beyaza bürünmüş uzun kış zamanlarıdır. Gerillanın hareket edemediği zamanların hepsinde Celal arkadaş, yürütülen eğitim faaliyetlerinde savaşçılara hem birikimi hem tecrübesi hem de manevi gücüyle önemli katkılar sundu. Zindan direnişinin birebir şahidiydi. Birlikte yaşadığı her bir arkadaşına zindan direniş ruhunu aşıladı. Apocu duruşun örnek bir gerillası ve komutanı olarak tüm yoldaşlarının gıpta ile baktığı bir arkadaşımız olmayı başardı. Zorlu Serhed pratiğinde, 1997 baharında Tendûrek bölgesinde gerillacılık yaptı. Zorlu doğa ve yaşam koşullarında askeri, pratik ve örgütsel çalışmalarda aktif biçimde yer aldı. Birçok faaliyete öncülük etti ve yoldaşları için moral kaynağı oldu. Bu yıllarda düşmanın en fazla işgal saldırılarını gerçekleştirdiği alanlarından birisi de Serhed eyaleti olmuştu. Celal arkadaşımızın Apocu duruşundaki netlik ve büyük moral gücü, düşmanın tüm saldırılarını boşa çıkardı. Yaşını ve fiziki rahatsızlıklarını hiçbir zaman gerekçe haline getirmedi. Genç savaşçılarla birlikte erzak taşımadan üslenmeye, günlük emekten örgütsel sorumluluklara kadar her alanda omuz omuza çalıştı. Hiçbir faaliyetten kendisini geri tutmadı. Her anında adeta mücadeleye borçlu biri olduğunu hissettirerek katıldı.
Celal yoldaş için devrim yalnızca savaş değil, aynı zamanda halkla bağ kurmak, örgütlenmek ve bilinç taşımaktı. Bu temelde her fırsatta halk çalışmalarını da yürütecekti. Bir süre Bazîd (Doğubeyazıt) alanında halkı eğitme ve örgütleme çalışmalarını da başarıyla yürüttü. Bu süre zarfında yüzlerce Kürt genci Celal arkadaşın Apocu duruşundan etkilenip özgürlük saflarına katıldı. Yine yüzlerce insanla konuşarak, mücadele gerçeğini anlattı ve düşmanın bu alanlardaki özel savaş politikalarını boşa çıkardı.
1999 yılında Önder Apo üzerinde gelişen Uluslararası Komplo karşısında büyük bir öfkeye kapıldı. Bulunduğu alanlarda her fırsatta komploya karşı bir şeyler yapmanın çabası içerisinde oldu. Önderliksiz yaşamı asla kabul etmedi. Ne olursa olsun, komplonun boşa çıkarılması gerektiğine inandı. 1999 yılında Önder Apo’nun talimatıyla Başûrê Kurdistan’ın Qendîl alanına geçti. Qendîl’de kısa bir süre kaldıktan sonra 2000 yılında Rojava’ya geçerek, halk faaliyetlerinde görev aldı. Rojava, Önderlik sahasıydı. Yılların emeği vardı ve Celal arkadaşımız da bu alanda kaldığı süre boyunca Önderliğin emeğine sahip çıktı. Karşılaştığı her bir Rojavalı yurtsevere Önderliğin emaneti diye yaklaştı. Faaliyet yürüttüğü süre boyunca halkımızı korudu ve örgütlemeye devam etti. Bir süre buralardan faaliyet yürüttükten sonra tekrar gerilla alanlarına geçti.
KENDİNİ DEĞİL, MÜCADELEYİ BÜYÜTTÜ
Önderlik üzerine gelişen Uluslararası Komplo sonrası mücadelemiz içerisinde gelişen tasfiyeci eğilimlere karşı en net tavır sahibi olanlardandı. Her ortamda önderlik çizgisine en radikal bir şekilde sahip çıktı. Asla bireysel kaygılara girmedi ve mücadelenin korunması için duruşundan asla taviz vermedi. Tasfiyeci anlayışlara geçit vermedi. Onun olduğu yerde tasfiyecilik yaşayamazdı. Hem sözü hem de pratik duruşuyla Önderlik çizgisini tasfiyecilere karşı sonuna kadar savundu.
2005-2006 yıllarında KCK’ye bağlı sosyal komitelerde yöneticilik yaptı. Yine Medya Savunma Alanları’nda uzun süre maliye çalışmasında sorumluluk üstlendi. En zor ve imkansızlıklar içinde gerillanın tüm ihtiyaçlarını karşılamak için büyük bir emeğin sahibi oldu. Kürdistan dağlarını adım adım gezerek, büyük bir emekle çalışmalarını yürüttü. Celal yoldaşın yürüttüğü bu görevler, çoğu zaman görünmez ama devrimin omurgasını oluşturan görevlerdi. Ve mücadelemiz çoğu zaman bu görünmeyen emeklerle ayakta kaldı ve günümüze kadar geldi. O, bu emeği sessizce taşıdı. Kendini değil, mücadeleyi büyüttü. Unvanı değil, sorumluluğu esas aldı. Partinin tüm maddi ve manevi değerlerini korudu. Mücadelenin değerlerini korumak, özgür yaşamı korumaktı. Özür yaşamı korumak, halkımızın geleceğini yeniden inşa etmekti. Önderlik felsefesi temelinde özgür Kürt’ün yeniden var edilmesiydi.
ÖMRÜ AĞIR DEVRİMCİLİK PRATİĞİYLE GEÇTİ
Celal arkadaş Önder Apo’yu pratikleştirmek için nefes nefese bir emeğin sahibi olarak Kürdistan dağlarını adım adım gezdi. Sürekli çalışmak gerektiğine inandı. Her zaman sorumluluk düzeyinde faaliyet yürüttü. Hem zindan yıllarında gördüğü işkenceler hem de gerillacılığın ağır pratik zorluğu, Celal arkadaşın sağlığını ciddi etkilemişti. Bir ömür, ağır devrimcilik pratiği ile geçmişti. Sağlık sorunları artınca tedavi amacıyla Rojava alanına geçti. Tedavi gördüğü süreçte dahi yoldaşlıktan kopmadı, moralini düşürmedi, mücadele çizgisinden uzaklaşmadı. Bu süre zarfında karşılaştığı her arkadaş ile yoldaşlık yapmasını bildi. Sağlık sorunları ne kadar ağır olduysa da son anına kadar da heyecan ve moralini korudu. Ağırlaşan sağlık durumundan dolayı, 10 Ocak 2026 tarihinde kalp krizi sonucu şehadete ulaştı.
Celal yoldaşın şehadet haberini aldığımızda, içimizde bir şey sustu. Çünkü bazı yoldaşlar vardır; varlıklarıyla gürültü yapmazlar ama yoklukları bir halkın yüreğinde büyük bir boşluk açar. Celal Baymış, tam da böyle bir yoldaştı.
Celal yoldaşın 49 yıllık devrimci yaşamı; Önderliğe, halka ve yoldaşlarına bağlılık temelinde geçti. İlişkilerinde açık, içi-dışı birdi; samimi ve dürüsttü. Emeği esas aldı. Mütevazı yaşadı. Maddiyatçılığı hiçbir dönemde kabul etmedi, hiçbir döneminde yaşamadı. O, Apocu militanlığın en sade ama en güçlü örneklerinden biri oldu. Sözle değil, yaşamla konuşan, gösterişle değil, emekle yürüyendi. Celal yoldaşın ardından söylenecek en doğru cümle belki de şudur: O, bulunduğu her yerde bir çizgi bıraktı. Ve o çizgi; dürüstlük çizgisiydi, sadakat çizgisiydi, halk çizgisiydi. Sözümüzdür, Celal yoldaşı anmak, yalnızca bir ağıt değildir, bir söz vermektir. Onun yürüdüğü yolda yürümeye, onun taşıdığı emeği büyütmeye, onun temsil ettiği Apocu sadakati yaşatmaya sözümüzdür. Celal yoldaşın anısı; mücadelemizde yaşayacak, yoldaşlığımızda yaşayacak, halkımızın onurlu direnişinde yaşayacaktır.
Tüm mücadele arkadaşlarını derinden etkileyen Celal yoldaşımızın şehadetinden dolayı tekrardan başta ailesi olmak üzere tüm yurtsever halkımızın ve özgürlük mücadelesi yürüten herkesin başı sağ olsun diyoruz."
Şehit Celal Amed’in kimlik bilgileri şöyle:
Kod Adı: Celal Amed
Adı Soyadı: Celal Baymış
Anne Adı: Mihriban
Baba Adı: Halil
Doğum Yeri ve Tarihi: Sêwereg/ Riha-01.01.1958
Mücadeleye Katılım Tarihi ve Yeri:1977-Amed
Şehadet Tarihi: 10.01.2026