Özgürlük mücadelesinin altın çocuğu Mordem

Gerilla cephesinin sayılı direniş ve saldırı komutanlarından biri olan Mordem yoldaş, taktik becerisi ve bir komutanda olması gereken kıvrak zekasıyla düşmana ağır darbeler vurdu. Zap alanında düşmanı adeta kilitleyerek hareket edemez hale getirdi.

MORDEM ÇEWLÎK

Bingöl’ün yiğit evladı Mordem (Bulut Kişin) yoldaşın çocukluğu, yurtsever, bedelleri göze alan ve sürekli devletin ağır baskılarına maruz kalan bir aile ortamında şekillendi. Mordem yoldaş, iki amcasının Kürdistan Özgürlük Mücadelesi saflarına katıldıktan sonra şehit düşmelerinden oldukça etkilenmişti.

Sömürgeci faşist devletin, aileyi sindirmek amacıyla uyguladığı baskı ve zulme karşı ailenin direnişle karşılık vermesi, Mordem yoldaşın erken yaşlardan itibaren isyan duygusunun ve öfkesinin şekillenmesinde önemli bir rol oynadı. Mordem yoldaşın çocukluğunun şekillendiği ortamın, önemli oranda Kürt Özgürlük Mücadelesi’nden etkilenen bir çevre olması da onun yaşam yolunu belirleyen temel etkenlerden biri oldu.

İşte bu koşullarda, çocukluğundan itibaren kişiliği şekillenen Mordem yoldaş, fedakar ve iradeli duruşuyla hem ailesinin hem de çevresinin sevgisini kazanmıştı. Okul yaşamında oldukça başarılı olan Mordem yoldaş, liseyi bitirdikten sonra Türkiye’nin sayılı üniversitelerinde okuma imkânı olmasına rağmen yönünü Kürdistan’a çevirerek Dicle Üniversitesi’ni tercih etti. Üniversitede okuduğu yıllarda, yurtsever öğrenci gençlik çalışmalarının değişmez kadrosu olarak, arkadaşları arasında öncü bir kişilik oldu.

2004 yılında, 1 Haziran hamlesine cevap olmak amacıyla bir grup arkadaşıyla birlikte Canlı Kalkan olarak özgürlük alanlarına geçti. Katıldığı yeni savaşçı eğitim devresinin ardından amacını ve hayalini gerçekleştirmek için gerilla saflarında yerini aldı.

Kısa süre içinde tüm yoldaşlarının sevgisini kazanan Mordem, sadeliği, dürüstlüğü, doğal duruşu ve kıvrak zekasıyla dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Daha gerilla yaşamının ilk zamanlarından itibaren, en zor alanlara gitmeyi örgüte dayatmaya başladı. Onun için Kürdistan Özgürlük Mücadelesi, en zor olanı bir an önce başarmak anlamına geliyordu.

Bu dayatmaları sonucu Amanos alanına geçti. Bu alanda yaklaşık dört yıl boyunca amansız bir savaş pratiği içinde yer aldı ve her alanda görev alacak yetkin bir gerilla haline geldi.

Amanoslar’dayken ailesinden çok sayıda şehit verilmesi nedeniyle, örgüt Mordem yoldaşı daha güvenli alanlarda tutmak istedi. Ancak Mordem yoldaş, düşmana olan öfkesinden dolayı hep ön cephelerde yer almayı ve düşmanla doğrudan karşı karşıya gelmeyi tercih etti. Onun düşmana karşı öfkesi, adeta bir sel gibi önüne geleni silip süpürecek bir güç taşıyordu.

Mordem yoldaşın bu öfkesi, bilinçle ve pratik tecrübeyle bütünleştikçe, ele avuca sığmayan ve yaratıcı taktiklerle düşmanı her alanda darbeleme yeteneğini gösteren, zafer çizgisindeki Apocu komuta çizgisini temsil eden bir komutan gerçekliğine ulaştı.

2022’den itibaren, sömürgeci faşist Türk ordusunun Medya Savunma Alanları’na yaptığı saldırılar karşısında, gerilla cephesinin sayılı direniş ve saldırı komutanlarından biri olan Mordem yoldaş, taktik becerisi ve bir komutanda olması gereken kıvrak zekasıyla düşmana ağır darbeler vuran başarılı eylemlere imza attı. Bulunduğu Zap alanında düşmanı adeta kilitleyerek hareket edemez hale getirdi.

Böylelikle, Şehîd Delîl Cephesi’nin fedai komutanı olarak dört yıl boyunca Zap alanında kıran kırana bir mücadele verdi; yenilmez Apocu fedai ruhunun ve bükülmez iradesinin tarihsel öncüsü oldu. Sözü ve pratiğiyle, Apocu hakikate erişen, yurtsever ailesinin ve halkının direniş geleneğine yaraşır bir öncü komutan olmayı başardı.

Maalesef, hiç hak etmediğimiz talihsiz bir kaza sonucu Mordem yoldaşın şahadete ulaşması, yoldaşları üzerinde derin bir üzüntü yarattı. Kürdistan’ın ve mücadelemizin altın çocuğunu yitirmenin acısını ve üzüntüsünü yürekten yaşıyor; anısına bağlı kalacağımızı belirtiyor ve yurtsever ailemiz ile halkımızın acısını içtenlikle paylaşıyoruz.