Amed’de Rojava eylemi: ‘Kürt halkı ve kadınları biat etmez’

Rojava’ya yönelik saldırılar Amed’in (Diyarbakır) Hêne (Hani) ilçesinde düzenlenen açıklama ve etkinliklerle protesto edildi.

Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde yapılan açıklamada, saldırıların insanlık suçu olduğu vurgulanarak derhal durdurulması çağrısı yapıldı.

DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, yaptığı konuşmada Rojava’ya yönelik saldırıların DAİŞ’in 2014’teki saldırılarının HTŞ eliyle yeniden sahnelendiğini belirterek, “Kürt halkı da Kürt kadınları da direnir, biat etmez. Rojava teslim alınamaz” dedi. 

Halide Türkoğlu, Rojava’nın Kürt halkının tarihi, hafızası ve geleceği olduğunu, aynı zamanda kadınların eşit ve özgür yaşam modelini temsil ettiğini vurguladı.

Saldırıların özellikle Kürt kadınlarını hedef aldığını ifade eden Halide Türkoğlu, yaşananların bir soykırım politikası olduğunu söyledi. 

“HTŞ, geçmişin IŞİD zihniyetidir” diyen Halide Türkoğlu, kadınlara yönelik işkence ve şiddetin karşısında “Jin, jiyan, azadî” felsefesiyle mücadele etmeye devam edeceklerini belirtti. 

Türkiye’nin HTŞ’ye verdiğini belirten Halide Türkoğlu, barış söylemleriyle teslimiyet dayatmasının çelişkili olduğunu ifade etti.

Halide Türkoğlu, “Önderliğin özgürlüğü, Rojava’nın özgürlüğüdür” şiarıyla 25 Ocak’ta Amed İstasyon Meydanı’nda yapılacak “Umut ve Özgürlük” mitingine katılım çağrısı yaptı. Konuşmasının sonunda “Jin, jiyan, azadî” sloganıyla saçlarını ördü.

YAŞAM HAKKI NÖBETİ

Öte yandan Amed Sağlık Platformu, Selahaddin Eyyübî Devlet Hastanesi’nde “yaşam hakkı nöbeti” başlattı. Platform adına konuşan SHU-DER Amed Şube Başkanı Mehmet Zeydin Duran, Rojava’da yaşananların savaş suçu ve insanlığa karşı suç olduğunu belirterek, sivilleri hedef alan saldırıların durdurulması, sağlık altyapısının korunması ve bağımsız uluslararası soruşturma talebinde bulundu.

KANÎREŞ

Benzer protestolar Çewlîg’in (Bingöl) Kanîreş (Karlıova) ilçesinde de düzenlendi. DEM Parti öncülüğünde yapılan yürüyüşte Rojava’ya sahip çıkmanın insanlığa sahip çıkmak olduğu vurgulanarak, uluslararası kamuoyuna sorumluluk alma çağrısı yapıldı.