Güneşin ve havanın girmediği, insan yüzüne hasret kalınan Kuyu Tipi Hapishanelerde tecrit altında tutulan sekiz arkadaşının başka hapishanelere sevk edilmesi talebiyle yaptığı ölüm orucu direnişinin 317. gününde zorla hastaneye kaldırılan siyasi tutsak Serkan Onur Yılmaz avukatlarıyla görüştürülmüyor.
İnfaz savcısının bu keyfi görüş engeline maruz kalan avukatlardan Halkın Hukuk Bürosu’ndan Doğa İncesu, ANF’ye konuştu.

Müvekkilleriyle görüşme taleplerini hukuksuz bir biçimde reddeden savcı hakkında suç duyurusunda bulunmaya hazırlanan Doğa İncesu, Bolu İzzet Baysal Hastanesi’nin Köroğlu Ünitesi’ndeki mahkumlar bölümünde tutulan Yılmaz’a yönelik şu anda zorla müdahale girişimi olmadığına, ancak tecrit koşullarında tutulduğuna işaret etti.
‘GARDİYANLAR DİĞER İKİ TUTSAĞI HAVALANDIRMAYA KİLİTLEYEREK SERKAN’I GÖTÜRDÜLER’
Doğa İncesu, müvekkilleri Serkan Onur Yılmaz’ın ölüm orucunun 317. gününde tutulduğu Bolu F Tipi Hapishanesi’nden iradesi dışında Bolu İzzet Baysal Hastanesi’nin Köroğlu Ünitesi’ndeki mahkumlara ayrılan bölüme sevk edildiğini hatırlattı. Zorla yapılan bu sevkin 23 Eylül’de gerçekleştirildiğini anlatan İncesu, “Hücreye giren gardiyanlar Serkan ile görüşeceğiz deyip, hücrede bulunan diğer iki tutsağı havalandırmaya kilitliyorlar. Sonra yürümekte dahi zorlanan Serkan'ı alıp götürüyorlar. Hastaneye zorla sevk edilen Serkan, zorla müdahale halinde suyu ve şekeri de keseceği uyarısında bulunmuş. Bunun üzerine herhangi bir müdahale yapılmamış” dedi.
‘GÖRÜŞME İZNİ TALEBİMİZ SAVCILIK TARAFINDAN REDDEDİLDİ’
Sevk haberini öğrenir öğrenmez milletvekillerine haber verdiklerini dile getiren İncesu, “Vekiller hastaneyi aradılar, biz de avukatlar olarak Perşembe günü Bolu’ya gittik. Müvekkilimizle görüşmek için önce savcılıktan izin talep ettik ancak talebimiz reddedildi. Cuma günü hem biz avukatlar hem de aile için tekrar görüşme izni talep ettik ama talebimiz savcılık tarafından yine reddedildi. Bu keyfi engele ilişkin hastanede tartışmamız oldu ve daha sonra gittiğimiz savcılıkta ancak Serkan’ın anne ve babasının görüşmesine izin çıktı” diye konuştu.
‘SERKAN AİLESİNE TALEBİ KARŞILANMADAN ÖLÜM ORUCUNU BIRAKMAYACAĞINI SÖYLEDİ’
Serkan Onur Yılmaz ile görüşen ailesinin oğullarının çok zayıfladığını ama moralinin gayet iyi olduğunu aktardığını paylaşan İncesu, “Serkan ailesine, talebinin çok basit olduğunu ve arkadaşlarının sevk edilmesi talebi karşılanana kadar ölüm orucunu bırakmayacağını söylemiş. Talebinin bir an önce karşılanmasını isteyerek ‘Kazanacağımıza inanıyorum’ demiş. Ailesiyle görüşmek ona moral olmuş” dedi.
‘KUYU TİPİ’NDEKİ TECRİDE MARUZ KALAN YILMAZ, ARKADAŞLARININ DA SEVKİNİ İSTİYOR’
Serkan Onur Yılmaz’ın arkadaşlarının sevk olmasını istediği Antalya Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde bizzat kaldığını ve dayatılan tecrit koşullarına maruz kaldığını belirten Avukat İncesu, “Serkan zaten bu tecrit koşullarına karşı yaptığı açlık grevi sonucunda Bolu F Tipi Hapishanesi’ne sevk edildi. Ama sekiz arkadaşının o koşullarda bırakılmasına itiraz edip bu defa onların sevki için ölüm orucuna çevirdiği açlık grevi başlattı. Şu anda Antalya Y Tipi Hapishanesi’nde tutulan sekiz tutsaktan dördü zaten sevk talebiyle süresiz açlık grevinde” diye aktardı.
Müvekkilinin tutulduğu hastanede zorla müdahale girişimi olmadığını belirten Doğa İncesu, ancak Bolu F Tipi Hapishanesi’nde arkadaşları tarafından ihtiyaçları karşılanırken şu anda hastanede tecrit koşullarında tutulduğuna işaret etti.
Savcı ve hastane doktorunun annesinin yanında refakatçi olarak kalmasına dahi izin vermediğine dikkat çeken İncesu, şöyle tepki gösterdi: “Bolu F Tipi’nde, dediğim gibi iki arkadaşıyla birlikte kalıyordu ve ona her konuda destek ve yardımcı oluyorlardı. Şimdi Serkan tek başına. Tuvalete zaten güçlükle gidiyor, yürümekte zorlandığı için hep uzanıyor. Uyku problemi çekiyor, özellikle bacaklarında çok ağrılar var. Kendisinden kan alınmış ve değerlerinin kötü olmadığı söylenmiş ama biz tabii bir şey diyemiyoruz çünkü sonuçları göremedik. B1 vitamini, suyu ve şekeri veriliyor. Bolu F Tipi Hapishanesi hastaneye gönderiyor. Ama durumu kritik. Dolaşım bozukluğu var. Bundan ötürü eklem bölgelerinde siyah lekeler oluşmuş. Müvekkilimiz zaten müdahaleyi kabul etmiyor. Onu refakatçisiz ve izolasyon koşulları altında zorla hastanede tutmak, sağlığını daha da kötü etkileyecek, daha hızlı yıpranacak.”
‘MÜVEKKİLİMİZİN TALEBİNİ BİR AN ÖNCE KABUL ETSİNLER’
Müvekkillerinin talebinin çok basit ve karşılanabilir olduğunun altını çizen İncesu, şunları kaydetti: “Sekiz tutsağı Kuyu Tipi olmayan başka hapishanelere sevk edecekler, o kadar. Müvekkilimizin bu talebini karşılamak yerine onu hastaneye götürmek onu yaşatmak değil ki! Tam tersi onun ölümünü hızlandırmaktır. Mesele yaşatmak ise, Serkan Onur Yılmaz’ın talebini kabul etsinler ki bir an önce ölüm orucunu bırakıp sağlığına kavuşsun. Bu talep için bir insan ölmemeli, katledilmemeli. Kuyu Tipi Hapishanelerdeki koşullar gerçekten çok ağır. İnsanlar, havalandırma olmayan, güneş ışığının girmediği daracık hücrelerde tutuluyor. Bu zaten insanın doğasına aykırı. Çevrede hiçbir şey yok sizi uyaracak, beyninizi dinamik tutacak. Bu çok yıpratıcı. Tüm demokratik kamuoyunun, demokratik kitle örgütlerinin, sosyalistlerin buna karşı ses çıkartması ve harekete geçmesi lazım.”
BAROLARA ‘HAREKETE GEÇİN’ ÇAĞRISI
İncesu, müvekkilleri Yılmaz için hem Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yaşam hakkı ihlali başlığıyla tahliye için başvuracaklarını, hem de infaz savcısı ve doktorlar hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını duyurdu.
Barolara da Kuyu Tipi Hapishaneler konusunda harekete geçme çağrısı yapan Avukat Doğa İncesu, “Barolar Kuyu Tipi Hapishaneler konusunda devreye girmeli. Sohbet hakkının gasp edildiği, havalandırmanın olmadığı, bir kalemin dahi giremediği tel örgülü pencereleri olan bu tecrit hapishanelerinde incelemelerde bulunsunlar. Bakanlık onları gezdirsin. Zamanında F Tipi hapishaneleri gezdirdiler. 1 ay önce hem Türkiye Barolar Birliği (TBB) hem de barolarla bu konuda konuştuk, değerlendirmelerini istedik. Henüz bir cevap gelmedi. Bir an önce harekete geçsinler” dedi.