Dilan Kunt Ayan: Yargı paketleriyle sürece güven zedeleniyor

11. Yargı Paketi’nin toplumsal talep ve ihtiyaçları karşılamadığını belirten DEM Parti Riha Milletvekili Dilan Kunt Ayan, bu paketlerle toplumun sürece olan güveninin zedelendiğini söyledi.

DEM PARTİ MİLLETVEKİLİ DİLAN KUNT AYAN

DEM Parti Riha Milletvekili Dilan Kunt Ayan, Kürt sorununun demokratik çözümünün ancak doğrudan süreci hedefleyen yasalarla mümkün olabileceğini vurgulayarak, 11. Yargı Paketi’nin bu beklentiyi karşılamadığını söyledi.

DEM Parti Riha Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu Üyesi Dilan Kunt Ayan, geçtiğimiz hafta kamuoyuna sızdırılan 11. Yargı Paketi taslağıyla ilgili ANF’ye konuştu.

Toplumun ciddi beklentilerinin aksine yargı paketleriyle daha da antidemokratik bir sistem inşa edilmek istendiğini kaydeden Dilan Kunt Ayan, şöyle izah etti: “Örneğin, 10. Yargı Paketi gündeme geldiğinde yeni bir infaz düzenlemesi yapılacağı ve bunun 2 Mayıs’ta gerçekleşeceği söylenmişti, ancak bu pakette infaza dair hiçbir çözüm yer almadı. Hasta tutsaklara yönelik herhangi bir düzenleme veya Cezaevi İdare ve Gözlem Kurullarının mahkeme gibi davranarak insanlara ceza yağdırmasına dair hiçbir değişiklik yapılmadı. Ağacını korumak isteyeninden portakal bahçesini savunana, infaz düzenlemesi bekleyeninden cezaevinde hasta ya da yaşlı yakını olanlara kadar herkesin adalet beklentisi vardı. Maalesef paketten büyük bir adaletsizlik, hukuksuzluk ve eşitsizlik çıktı.”

DEMOKRATİKLEŞME AMACI TAŞIMIYOR

11. Yargı Paketi’nde bu anlayışın çok net görülebildiğini belirten Dilan Kunt Ayan, demokratikleşme yönünde bir adım değil, aksine otoriterleşmeyi pekiştiren bir içerikle hazırlandığını vurguladı. Dilan Kunt Ayan, “İçinden geçtiğimiz süreçte Kürt sorununun demokratik yollarla çözümünün önündeki engellerin, paketlerle değil, çerçeve yasalarla kaldırılması gerektiğini her defasında ifade ettik. Bu mesele süreç yasalarıyla ele alınmalı. Paketlere sığdırılarak çözüm üretilemez. Kamuoyunun bu süreç yasalarına dair büyük bir beklenti içinde olduğunu görüyoruz. Bu yasaların hızla Meclis’e getirilmesi yönündeki taleplerimiz ve mücadelemiz sürüyor” dedi.

KANUN YAPMA TEKNİĞİNE AYKIRI

Pakette yer alan “hayasızca hareketler” tanımına dikkat çeken Dilan Kunt Ayan, bu ifadenin hukuk tekniğine aykırı ve keyfi uygulamalara açık olduğunu söyledi.

Dilan Kunt Ayan, şöyle devam etti: “‘Hayasızca hareketler’ adı altında yeni bir suç tanımı getiriliyor. Bu kavram o kadar geniş ve soyut ki, mevcut siyasal iktidarın bu tarz maddeleri istedikleri zaman, istedikleri çerçevede kullandıklarını çok iyi biliyoruz. Daha önce de bazı maddeleri belli bir gruba yönelikmiş gibi gösterdiler ama sonra bu maddeleri, kendi ideolojik hedefleri doğrultusunda, kabul görmeyen kesimlere karşı kullandılar. Bu kavramın hangi davranışları kapsayacağı belirsiz. Kanun yapma tekniğine aykırı bir anlayışla karşı karşıyayız. İnsan hakları örgütleriyle, hak savunucularıyla, insanı insan olarak kabul eden yapılarla görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Bu haliyle eşit yurttaş olma bilincini yok sayan maddelerin hiçbirini kabul etmiyoruz.”

ÇOCUK HAKLARINA AYKIRI

Çocuklara yönelik düzenlemelere de değinen Dilan Kunt Ayan, suça sürüklenen çocuklara dair getirilen cezai düzenlemelerin çocuk haklarına aykırı olduğunu ifade etti. Dilan Kunt Ayan, şunları dile getirdi: “15-18 yaş arasındaki çocuklar için öngörülen cezaların üst sınırı artırılmak isteniyor. Oysa biz çocukları koruyan, adalet sistemindeki yerlerini gözeten, kapatma yerlerinde iyi olma hallerini dikkate alan, suça sürükleyen koşulları açığa çıkaran ve bunları mahkûm eden bir yasayla uğraşmalıyız. Karşımızda çocukların cezalarını artıran, kapatma koşullarını ağırlaştıran bir tasarı var. Bu konuda çocuk komisyonlarıyla bir araya geldik. Çocuk Hakları Komisyonumuz da ciddi çalışmalar yürütüyor. Bu taslağın bu haliyle yasalaşmasını asla kabul etmeyeceğiz.”

TOPLUMUN SÜRECE OLAN GÜVENİ ZEDELENİYOR

Hak ve özgürlüklere yönelik bu tarz düzenlemelerin demokratikleşme sürecini sekteye uğrattığını kaydeden Ayan, paketin bu haliyle geri çekilmesi için mücadele ettiklerini belirtti.

DEM Parti Riha Milletvekili Dilan Kunt Ayan, şunları söyledi: “Bu tarz yönelimler, sürecin toplumsallaşmasının önünde büyük bir engel teşkil ediyor. Süreç yasaları paketlerle olmaz. Ancak bu paketler toplumda ‘Türkiye demokratikleşiyor’ izlenimi yaratmak için kullanılıyor. Gerçekte ise bu paketlerle toplumun sürece olan güveni zedeleniyor. Hukuka, ortak yaşama olan güven sarsılıyor. Antidemokratik, cezalandırıcı ve yeni suçlar ihdas eden bu paketler, toplumu bir kıskaca alıyor. Bu nedenle biz bu tarz paketleri kabul etmiyoruz. Antidemokratik buluyoruz, otoriter buluyoruz. Henüz yasalaşmamış olan bu tasarının bir an önce geri çekilmesi için yoğun bir mücadele yürütüyoruz.”