Barış Anneleri: Önder Apo’nun özgürlüğü sağlansın
Amed'de üçüncü konferanslarını düzenleyen Barış Anneleri, sürecin ana aktörü olan Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünü talep ederken, devletin de bir an önce adım atması gerektiği mesajını verdi.
Amed'de üçüncü konferanslarını düzenleyen Barış Anneleri, sürecin ana aktörü olan Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünü talep ederken, devletin de bir an önce adım atması gerektiği mesajını verdi.
Barış Anneleri Meclisi, 12 yıl aradan sonra Amed’de, 18-19 Ekim tarihleri arasında, “Anneler Demokratik Toplum ve Kalıcı Barışın Öncüleridir” şiarıyla üçüncü konferansını yaptı. ÇandAmed Kongre Merkezi’nde düzenlenen konferansa katılan Barış Anneleri, yeni sürece dair amaçlarını ve taleplerini ortaya koydu.
Kürdistan ve Türkiye’den konferansa katılan Barış Anneleri, sürece ve taleplerine ilişkin ANF'ye konuştu.
‘DEVLET ADIM ATMALI’
Barış Anneleri'nin, Önder Apo’nun açmış olduğu barış yolunu sahiplendiklerini belirten Fidan Karadağ, "Barış umuduyla bizler -Barış Anneleri olarak- bir araya geldik. Bundan dolayı çok heyecanlıyız. Çocuklarımızın mücadelesi ve Önder Apo’nun bize gösterdiği yol sayesinde artık bizi bütün dünya tanıyor. Barış için üstümüze düşen bütün sorumlulukları yerine getiriyoruz. Devlet de sorumluluğunu yerine getirmeli.
Artık çocuklarımızın yanımıza gelmesini istiyoruz. Önder Apo üstüne düşen sorumluluğu yerine getirdi. Her koşulda adım atıyoruz, ama devlet hala sesiz kalıyor. Biz bu barışı bekliyoruz. Artık kardeşlik olsun, hep birlikte yaşayalım. Gençlerimizin artık ölmesini istemiyoruz" diye konuştu.
‘CEZAEVLERİNİN KAPILARI AÇILMALI’
Önder Apo’nun özgür olması için devletin adım atması gerektiğine işaret eden Asiye Söğüt, "40 yıldır kan dökülüyor; artık bu kan dursun istiyoruz. Artık ne bizim ne de onların kanı dökülsün istiyoruz. Tek talebimiz, bu topraklara barış gelsin. Eğer bir kardeşlik kavramı varsa, ortada bizim de haklarımız var. Çocuklarımız okullarda anadilde eğitim görsün. Çocuklarımız yıllardır kendi hakları için mücadele etti. Bütün cezaevlerinin kapıları açılıp çocuklarımız özgür olmalıdır" dedi.
BARIŞA SAHİP ÇIKMA ÇAĞRISI
Bütün anneleri barış sürecine sahip çıkmaya çağıran Delal Zengin ise, "Kürt halkı üstüne düşen bütün sorumluluğu yerine getiridi. Ama Erdoğan hala 'Terörsüz Türkiye' demeye devam ediyor. Anneler olarak bunu kabul etmiyoruz. Bizim çocuklarımız terörist değildir; bizim çocuklarımız kendi halkı için mücadele etti. Kendi haklarımızı talep etmek en doğal hakkımızdır. Bizim davamız haklı bir davadır. Bu kimliği ve dili bana Allah verdi; ben de bunu korumak için mücadele etmek zorundayım. Benim çocuklarım bunu yaptı.
Herkes kendi kökü üzerinde yeşerir; Kürt halkı da kendi dili üzerinde yeşeriyor. Kimse bunu inkar edemez. Bizleri yıllarca inkar etiler; artık bu inkara müsaade etmeyeceğiz" ifadelerinde bulundu.
‘BU KAN DURMALI’
Yıllardır akan kanın durması için anneler olarak mücadele verdiklerini söyleyen Ayşe Aybek de şunları dile getirdi: "Önder Apo bu süreci başlattı, ama Türk devleti ve iktidar sorumluluğunu yerine getirmedi. Biz annelerin yüreği yanıyor, artık ölümlerin olmasını istemiyoruz. Buradan asker ve polis annelerine sesleniyorum: Gelin hep birlikte bu barışa sahip çıkalım, çocuklarımız ölmesin. Hep birlikte el ele Meclis’e gidip taleplerimizi iletelim. Sadece barış istiyoruz. Ben kendi dilime sahip çıkıyorum. Bunun için mücadele ediyorum."