Bozan: Türkiye’nin inkârcı zihniyeti Suriye’de de çözüm üretemez

DEM Mersin Milletvekili Ali Bozan, Halep ve Rojava’daki Kürtlere yönelik saldırılara ilişkin, Türkiye’deki inkârcı zihniyetin Suriye’de de çözüm üretmeyeceğini belirterek, gerçek demokratik yolun söylem değil tutumdan geçtiğini vurguladı.

Geçiş Hükümeti'ne bağlı grupların Suriye’nin Halep kentine bağlı Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırıları sürerken, Türkiye’ye bağlı SİHA’lar ise Til Temir’de bulunan buğday silolarını hedef aldı. Devlet Bahçeli’nin Rojava ve QSD’ye dönük kullandığı tehdit söylemlerinin ardından Halep’te bulunan Kürt mahalleleri ve Rojava’ya dönük baskılar yoğunlaştı. Yaşanan bu saldırılara her alanda tepkiler gelmeye devam ederken, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi(DEM) Mersin Milletvekilli Ali Bozan, yaşanan saldırıları değerlendirdi.

‘KALICI ÇÖZÜMDEN YANA BİR POLİTİKA YOK’

Ali Bozan, Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefîyê mahallelerine yönelik saldırıların, Suriye’de kalıcı çözüm istemeyen bir anlayışı açığa çıkardığını belirterek, “10 Mart Mutabakatı yalnızca YPG’nin silah bırakmasına indirgenen bir metin değildir” dedi. Suriye’de uzun süredir 10 Mart Mutabakatı’nın  YPG’nin silah bırakması ekseninde ele alındığını belirten Ali Bozan, mutabakat için üzerinde uzlaşılan 31 Aralık tarihinin geçmesinin ardından Halep’te yaşanan saldırıların bu yaklaşımı gözler önüne serdiğini söyledi.

Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde son iki gündür sivillere yönelik bombardıman ve saldırıların sürdüğüne dikkat çeken Bozan, “Bu saldırılara bakıldığında, Suriye’de kalıcı bir çözümden yana olmayan bir yönetim anlayışı açıkça ortaya çıkmıştır” ifadelerini kullandı.

‘MESELE SİLAH BIRAKMAYA İNDİRGENDİ’

Bozan, 10 Mart Mutabakatı’nın içeriğinin daraltıldığını vurgulayarak, “Bu mutabakat, sadece YPG’nin Suriye ordusuna entegre edilmesini ya da YPG’nin silah bırakmasını içeren bir uzlaşma değildir;  Suriye’de yaşayan bütün halkların ve inançların sorunlarının çözümünü hedefleyen kapsamlı bir mutabakattır. Ancak bugüne kadar Şam hükümeti tarafından mesele, silah bırakmaya indirgenmiştir” dedi.

Bu yaklaşımın Türkiye’de yürütülen sürece benzediğini söyleyen Bozan, “Türkiye’de de bir yılı aşkın süredir tartışılan çözüm sürecinde iktidar ve devlet kanadı, Kürt meselesini PKK’nin silah bırakması ve çatışma başlığı üzerinden ele aldı. Oysa meselenin özü demokratikleşmeydi; Kürt halkının varlığının, dilinin ve kimliğinin inkâr edilmesiydi” değerlendirmesinde bulundu.

Kürt sorununun politik ve hukuki boyutuna dair somut adımlar atılmadığını dile getiren Bozan, “Bu inkârın ortadan kaldırılmasına yönelik herhangi bir irade ortaya konulmazken, sürekli olarak mesele silah bırakmaya sıkıştırıldı. Bu yönüyle Suriye’deki yönetimin yaklaşımı ile Türkiye’deki siyasal anlayış birbirine benzemektedir” diye konuştu.

‘SALDIRILAR BURADAKİ SÜRECE OLAN GÜVENİ AZALTIR’

Halep’te devam eden saldırıların Türkiye’de sürece olan güveni de zedeleyeceğini ifade eden Bozan, “Türkiye’de Kürtlerle barışı konuşurken, Suriye’de Kürtlere ve sivillere yönelik bombardımanların sürmesi kabul edilemez. Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’ye saldıran HTŞ ve ÖSO birliklerinin önemli bir kısmının Türkiye’ye yakın askeri yapılar olduğu da açıktır” dedi.

‘AÇIKLAMALAR SÖZDE KALDI’

Bugüne kadar hem Suriye’nin hem de Türkiye’nin demokratikleşmesi konusunda yalnızca sözlü açıklamalar yapıldığını söyleyen Bozan, “Bu açıklamalar yetersiz kaldı ve mesele dar bir çerçeveye hapsedildi. Adeta lafla peynir gemisi yürütülmeye çalışıldı; tehditkâr ve üstenci bir dil kullanıldı” ifadelerini kullandı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin son dönemde Suriye’deki Kürtlere ve özerk Kürt statüsüne yönelik söylemlerine de değinen Bozan, “1 Ekim ve 22 Ekim 2024 çıkışlarıyla ezber bozan Bahçeli’nin, son dönemde tehdit diline yönelmesi Türkiye’de yaşayan Kürtler tarafından da yakından izleniyor ve kabul edilemez bulunuyor” dedi.

‘TEKÇİ ANLAYIŞ SURİYE’DE HAYATA GEÇİRİLMEK İSTENİYOR’

Milletvekili Bozan, Suriye’de hayata geçirilmek istenen anlayışı ise şu sözlerle eleştirdi:
“Adeta Türkiye Cumhuriyeti’nin darbe ürünü olan 1982 Anayasası alınarak, ‘Türk’ ve ‘Türkiye’ kavramları yerine ‘Arap’ ve ‘Suriye’ yazılıp Suriye’de uygulanmak isteniyor. Yani Türkiye’de yıllarca sürdürülen tekçi ve inkârcı anlayışın bir benzeri Suriye’de hayata geçirilmeye çalışılıyor.”

‘İNKÂRCI ZİHNİYET ÇÖZÜM ÜRETMEZ’

Bu yaklaşımın hiçbir halka kazandırmayacağını vurgulayan Bozan, “Türkiye’de onlarca yıldır uygulanan bu inkârcı zihniyet nasıl bir çözüm üretmediyse, Suriye’de de farklı halklara ve inançlara bir şey kazandırmayacağı açıktır. Türkiye’nin gerçekten demokratik bir cumhuriyet hedefi varsa, bunun yolu söylemden değil tutumdan geçer. Dünyanın neresinde olursa olsun Kürtlere yönelik inkâra dayalı ve tehdit içeren dili terk etmek gerekir” çağrısında bulundu.

‘HALK KAZANIMLARINA SAHİP ÇIKACAKTIR’

Kürtlerin birlik ruhuna da dikkat çeken Bozan, “2014 Kobanê direnişinde Kürtler, dört parçada yaşayan halkın saldırılar karşısında nasıl kenetlendiğini tüm dünyaya gösterdi. Suriye’de, Rojava’da ya da Halep’te Kürtlere yönelik saldırılar devam ederse, dört parçada yaşayan Kürtler yine aynı birlik ruhuyla hareket ederek kazanımlarına sahip çıkacaktır” diye konuştu.