Mûş'un Yaygın beldesindeki buluşmada konuşan Çiğdem Kılıçgün Uçar, Kürtlerin Cumhuriyet'in kuruluş sürecinde kurucu unsurlardan biri olduğunu ancak 1924 Anayasası'yla inkâr politikalarının başladığını savundu. Son yüzyılda Kürtlerin baskı ve şiddet politikalarına maruz kaldığını ifade eden Çiğdem Kılıçgün Uçar, Önder Apo’nun çağrıları ve Kürt siyasi hareketinin girişimleriyle barış sürecinin önemli bir aşamaya geldiğini söyledi.
Ortadoğu'daki gelişmelerin Türkiye'nin Kürtlerle yeni bir ilişki kurma ihtiyacını ortaya çıkardığını öne süren Çiğdem Kılıçgün Uçar, "Sayın Öcalan, 'İdam sehpasında değil, diyalog masasındayız' diyor. Bu masada hepinizin emeği var. Devlet tercihini yapmalı. Adım atmayarak en büyük zararı bu ülkeye veriyor. Tek bir sorumuz var; devlete kim adım attıracak? 27 Şubat çağrısının muhataplarından biri de bizleriz" ifadelerini kullandı.
Buluşmada söz alan yurttaşlar ise sürecin yavaş ilerlediğini ve devletin gerekli adımları atmadığını dile getirerek, siyasi aktörlerin daha görünür olması gerektiğini ifade etti. Yurttaşlar ayrıca "Terörsüz Türkiye" söylemine yönelik eleştirilerini de paylaştı.
DBP heyeti daha sonra Mûş merkezdeki Göletli Park'ta düzenlenen ikinci halk buluşmasına katıldı. Burada konuşan Çiğdem Kılıçgün Uçar, "Jin, jiyan, azadî" felsefesinin dünya genelinde karşılık bulduğunu söyledi.
Etkinlikte konuşan Barış Annesi Makbule Kandemir ise yıllardır adalet ve barış talep ettiklerini belirterek, cezaevlerindeki siyasetçi ve gazetecilere dikkat çekti, kayıpların akıbetinin açıklanmasını istedi.
DBP'nin Mûş'taki "Barışın sözünü halkla kuruyoruz" buluşmalarının Vartinis beldesinde devam edeceği belirtildi.