DEM Parti: Barışın yolu anadilde eğitimden geçer

DEM Parti, 2025-2026 eğitim-öğretim yılının başlaması dolayısıyla yaptığı açıklamada, eğitimdeki eşitsizliklere dikkat çekerek anadilinde eğitim hakkının tanınmasının demokratik toplum ve barışın ön koşulu olduğunu vurguladı.

DEM Parti Eğitim Politikaları Komisyonu, Çocuk Komisyonu ve Dil, Kültür ve Sanat Komisyonu, yeni eğitim-öğretim yılı dolayısıyla Ankara’da ortak bir basın toplantısı düzenledi. 

Toplantıda konuşan Eğitim Politikaları Komisyonu Eşsözcüsü İlknur Birol, Türkiye’de eğitim sisteminin çocuklara özgürleşme alanı sunmak yerine eşitsizlikleri derinleştirdiğini belirtti.

İlknur Birol, milyonlarca Kürt çocuğun anadilinde eğitim hakkından mahrum bırakılarak okula başladığını vurgulayarak, bunun sadece dil kaybına değil, aynı zamanda sosyal, kültürel ve psikolojik yaralara yol açtığını ifade etti. 

“Barışın ve demokratik değişimin yolunun, anadilinde eğitimin güvence altına alınmasından geçtiğini” vurgulayan İlknur Birol, eğitimdeki mevcut yaklaşımın çocukları asimilasyoncu bir düzenin çarkları içine hapsettiğini söyledi.

İlknur Birol, “Bu tarihi süreçte başta TBMM olmak üzere tüm siyaset kurumlarını, devletin ilgili organlarını ve toplumun tüm kesimlerini anadilinde eğitim hakkının tanınması için sorumluluk alarak eğitim sisteminin kangren haline gelmiş sorunlarından birini etkili bir şekilde çözmeye çağırıyoruz. Barış ve demokratik değişim, bu hakkın güvence altına alınmasıyla mümkündür.” dedi. 

Açıklamada ayrıca çocuk yoksulluğu, eğitimin özelleştirilmesi, yetersiz bütçe ve öğretmen açığı gibi sorunların derinleştiği, çocukların yetersiz beslenme nedeniyle sağlık sorunları yaşadığı dile getirildi. 

DEM Parti, tüm bu sorunların çözümü için eğitimin demokratik, eşitlikçi, özgürlükçü ve kamusal bir çerçevede yeniden inşa edilmesi gerektiğini vurguladı.

Parti, “DEM Parti olarak bizler; çocukların eşit, özgür, sağlıklı ve güvenli bir şekilde eğitim görmesi için mücadele etmeyi, eğitim hakkını toplumun bütün kesimlerini kapsayan demokratik, özgürlükçü, laik, bilimsel, kamusal, cinsiyet özgürlükçü ve ekolojist bir çerçevede savunmayı sürdüreceğiz” dedi.