DEM Parti: Newroz’da halk yasal çerçeveyi ortaya koydu

DEM Partili Gülistan Kılıç Koçyiğit, partisinin haftalık grup toplantısında 2026 Newrozu’nda halkın atılacak adımlar konusunda yasal çerçeveyi ortaya koyduğunu belirterek, “2026 Newroz’u yeni bir toplumsal sözleşme arayışının ilanıdır” dedi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Meclis Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, gündemdeki gelişmelere ilişkin Meclis’te basın toplantısı düzenledi.

2026 NEWROZU YENİ BİR TOPLUMSAL SÖZLEŞMENİN İLANI

Newroz’a dikkat çeken Gülistan Kılıç Koçyiğit’in konuşmasında öne çıkanlar şöyle:

-Kürt halkı ve bütün halklarımız Newroz meydanlarında demokratik çözüm ve kalıcı barış konusundaki ısrarını bir kez daha ifade etti. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne olan bağlılığını teyit etti. Sayın Öcalan’ın, sürecin baş müzakerecisi ve başaktörünün sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarının artık tartışmasız bir şekilde yerine getirilmesi gerektiğini ve onun başlattığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin arkasında olduğunu da ortaya koymuş oldu. Çözüm sürecinin aslında güçlü bir öznesi, tarafı olduğunu, barış istediğini, çözümü istediğini, demokratik yaşamı istediğini de yeniden vurguladı.”

 -“Halk, Demokratik siyaset ısrarı ve sorunların demokratik uzlaşı ve müzakere ile çözülmesine dönük iradesini de bir kez daha meydanlardan haykırmış oldu. Demokratik birlikten, ortak yaşamdan ve demokratik entegrasyonundan yana tutumunu da açık ve net bir şekilde ortaya koydu. 2026 Newroz’u yeni bir toplumsal sözleşme arayışının da güçlü bir ilanı olarak okunabilir.”

NEWROZ’DA HALK YASAL ÇERÇEVEYİ ORTAYA KOYDU 

- “Birileri Ortadoğu’ya kaosu, savaşı şiddeti dayatıyor (...) Kürt halkı Ortadoğu’yu kurtaracak gerçeğin halkların bir arada, özgür ve demokratik temelde yaşaması olduğunu, Ortadoğu’yu özgürleştirecek, istikrara kavuşturmanın da burudan geçtiğini ortaya koymuştur. Bu mesajların bir adresi vardır. Bu mesajlar Meclis’e, devlete, iktidara ve diğer muhalefet partilerinedir. Bu yükselen sesin ertelenmez olduğunu, taleplerin netliği ve aciliyetinin de altını çizmemiz gerekiyor. Her şeyden önce bu sürecin gerçek anlamda yasal, kalıcı ve güvenceli bir çözüme dönüşmesi gerekmektedir. Demokrasinin, adaletin, kimliklerin, anadillerin yasal güvence altında olduğu özgür bir yaşam talebinin olduğunun artık yasa ile ete kemiğe bürünmesi gerektiğini düşünüyoruz. Geniş kapsamlı, demokratik çözümü esas alan şeffaf, toplumsal mutabakata dayanan bir yasal çerçevenin inşası artık bizim açışımızdan kaçınılmazdır. Newroz’da halk atılacak yasal çerçeveyi ortaya koymuştur.”

- “Siyasi iradenin, Meclis’in yapması gereken toplumun beklentilerine göre hareket etmektir. Aynı zamanda kendi kaleme aldığı rapora uygun, zaman geçirmeden yasal düzenlemelere ilişkin adım atması gerekiyor. Bayram’dan sonraya tarih verildi. Bayram bitti, şimdi bu günden harekete geçme çağrımızı dile getiriyoruz.” 

KAOSTAN KURTULMANIN TEK YOLU VAR

- “Kaostan kurtulmanın biricik bir yolu var. İç barışı sağlamak. Halkların eşit, özgür ve demokratik bir sistemi inşa etmekten geçiyor. Bütün müdahaleler kaynağını nereden alıyor? Demokratik meşrutiyeti zayıflayan iktidarların ve sistemlerin kırılganlaştığını, toplumsal rıza üretmekte sorun yaşayan iktidarların dış müdahalelilere nasıl açık hale geldiğini ve iç barışını korumayan, kendi halkı ile barışmayan kendi halkı ile bütünleşemeyen ülkelerin dışardaki fırtınalardan en nihayetinde kendini koruyamadığını da bize açık ve net bir şekilde gösteriyor. Demokratik dönüşüme ihtiyaç var”

 MECLİS DEVREYE GİRMELİ

- “Meclis bu konuda devreye girmesi gerekiyor. Yargının siyaseti dizayn etme aracı olarak çıkarılması yargının siyaset üzerinde bir sopa olarak kullanılmasından derhal vazgeçilmelidir. Örgütlenme hakkı, düşünce özgürlüğü, siyasal katılım ve basın özgürlüğü baskılar derhal kaldırılmalıdır. Kayyım uygulamalarına son verilmelidir. Halkın iradesi tanınmalıdır. Seçilmişler makamlarına iade edilmelidir. Yargı bağımsızlığı sağlanmalı, gerçek adaletin yolu açılmalı siyasi nitelikli yargılamalar hızla sonlandırılmalıdır. Barış sürecini destekleyecek kapsayacak hukuki düzenlemeler bütüncül bir anlayış ile hayata geçirilmelidir. Aynı zamanda Sayın Öcalan’ın sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarının gerçek anlamda süreci sağlıklı yürütmesi için gerekli bütün düzenlemelerin yapılması ve toplumun ifade ettiği gibi artık İmralı’yı bir cezaevinin bulunduğu bir ada değil barışın ve demokratik toplum sürecinin yürütüldüğü bir ada haline getirmenin zamanı gelmiştir. Bu konuda adımlar atılmalıdır. AİHM, AYM kararların uygulanması gerekiyor.”

- “Beklenecek, yarını görelim denilecek bir dönemde değiliz. Bölgesel gelişmelere göre bekleyerek pozisyon alacak bir dönem değil. Aksine hızlı olmamız gerektiğini, derhal adım atmamız gerektiğini söylüyor. Yarın geç olabilir, bu gün tam zamanıdır.”

İRAN’IN KENDİ KOŞULLARI VE DİNAMİKLERİ VAR

Gülistan Kılıç Koçyiğit, gazetecilerin sorularını da yanıtlarken, bir gazetecinin, “İktidar yetkileri adım atmak için İran’ı görmek, beklemek gerekiyor” şeklinde ifadeler kullandığını hatırlatması üzerine şunları söyledi:

“İran bambaşka bir ülke. Kendi koşulları ve dinamikleri var. İran’ın sorununu İran’dakilerin çözmesi gerekiyor. Türkiye’nin Kürt sorununun demokratik çözümünü kah Suriye’ye, Irak’a ve İran’a bağlamanın kendisi bizim açımızdan farklı değerlendirmelere yol açabilir. Bu gün İran’daki mesele bir bekletici mesele değil aksine hızlandırıcı bir mesele olarak ele alınması gerekiyor. Bakın, demokratik bir dönüşüm yaşamayan ülkelerin yaşadığını görüyoruz. Yasal adımlar için tespit ve tescil meselesinin doğru bulmadığımızı ifade edelim. Sorunu gerçekten çözmek istiyorsanız silah bırakılmasını gerçekten istiyorsanız silah bırakanların nasıl bir hukuki statüye sahip olacağını oluşturmak zorundasınız. Ortada bir yasa yok buna rağmen bir silah bırakma var. Örgütün feshi var. Bunlar çok anlamlı. Bunların devam etmesini istiyorsak Meclis ve siyaset olarak üzerimize düşeni yapmamız gerekiyor. Tespit ve tescile bırakmak süreci okumamak, sürecin ruhunu anlamamaktır. Bütüncül bir yasa çıkmalı, tespit ve tescilin yasanın önüne bırakılmasını doğru bulmuyoruz.”