Destanlaşan komutan Senar Garzan

Farqîn’de Egîdlerin bayrağını devralan ve hiç yere düşürmeyen yoldaşım. En kutsal emanetin elden ele dolaşıyor ve her alan, en layıkıyla o direniş bayrağına sahip çıkıyor. O bayrak asla yerlere düşmeyecek; eline her alan, yükselttikçe yükseltecek.

SENAR GARZAN

Destansı direnişin, destanlaşan kahraman komutanı Senar yoldaşı anlatmak bir gönül borcu iken; onu anlatan kelime ve cümleleri bulmak ise öyle “ha deyince” olan bir şey değil. Korktuğum, anlatmaya çalışırken hakkını verememek ve anlatamamak. Senar yoldaş zaten bir destan gibi yaşadı; ben ne kadar eksik anlatırsam anlatayım, seni tanıyan, seven, sahiplenen kadar koca yürekli bir halk gerçekliği var ki, bu halk seni en anlamlı yerde yaşatıyor ve ifade ediyor. Sen ki yoldaşım, adına türküler yakılan bir direnişe öncülük ettin. Senar yoldaş demek, sembolleşen direniş demek.

Birçok kişi için yoldaş Senar oldu belki ama onunla birlikte yaşamın anlamı, canlılığı, morali ‘nasıl olmalı’ soruma da cevap oldu. Cesaret ve fedailiğin sembolleşen adı heval Senar sayesinde, asıl almamız gereken dersleri birçok arkadaş gibi ben de ilk defa Farqîn’de, şehit Senar şahsında anladım ve öğrendim. Farqîn direnişinin başlangıcından son anına kadar Heval Senar’ın ruhu vardı direnişte.

Evet, heval Senar şehitler kervanına erken dahil oldu belki ama son ana kadar bile dillerde ve yüreklerde “Komutan Senar ölümsüzdür” şiarıyla hiç eksik olmadı aramızdan. En yoğun çatışma anında bile “Senar olsa böyle yapar” der ve öyle hareket ederdik. Her şakamızda, acı çekişimizde, zorlanma ve mutlu anımızda yanı başımızdaydın hep.

Farqin demek, Senar ve onun izinden giden Çiya, Canfeda, Andok, Rustem ve Sorolar demek. Bir dakika bile seni yalnız bırakmayan, senin gibi ölümsüzleşen canlar demek. Seni tanımadan, senden etkilenip direnişe katılan şehit Deniz demek.

Farqîn’de Egîdlerin bayrağını devralan ve hiç yere düşürmeyen yoldaşım, en güzel emanetin elden ele kutsal şekilde dolaşıyor ve her alan, en layıkıyla o direniş bayrağına sahip çıkıyor. O bayrak asla yerlere düşmeyecek; her alan, yükselttikçe yükseltecek.

Yüreğimde çok derin iz bırakan yoldaşım, bazen bende abi, bazen baba, bazen de en yakın arkadaş hissini uyandırmış olsan da en önemlisi devrim yolunda nasıl yürünmesi ve katılınması gerektiğini öğreten yoldaş oldun. “Ruh ikizimi buldum” dediğinde hepimiz şehit Munzur’u kastettiğini biliyor ve anlıyorduk. Aslında sen ne kadar yansıtmasan da anne şefkatiyle hepimizi koruma kalkanına alıyor, her şeye yetişmeye çalışıyor ve yetişiyordun da.

Ben çoğu zaman sende abimi ararken, sana kızdığım zamanlarda aslında kız kardeşin gibi koruduğunu anlayamıyor ve sana kızıyordum. Çok sonradan anladım ki, o bağın sebebi devrimci iki ablaya sahip olmandı. ‘Küçük kız kardeşin değilim’ dediğim anı hatırladıkça hâlâ mahcup bir şekilde gülümsüyor ve utanıyorum. Ve keşke senin gibi devrimci bir komutan kardeşim olsaydı diyorum, iyi ki seni tanıdım yoldaşım.

Evet, en zorlu, çıkılmaz dediğim zamanlarda bile yaslanılacak güvenli bir dağ olan yoldaşım. Bir an bile unutmadan, hep yaşadığım senli-sizli direniş anlarındaki hesapsız yoldaşlığa olan özlemle katılmaya ve sizlere layık olmaya çalışıyorum. 

Komutan Senar, sadece bir savaşçı değil; taktisyen, gençlerin abisi, annelerin çocuklarından çok sevdiği bir evlat ve düşmanın korkulu rüyası olmayı başardı. Biz yoldaşları olarak onu ne kadar sevip sayıyorsak, düşman da bir o kadar onu sayıp ondan korkar ve Senar’a dönük tedbirler alır; durmadan “nasıl ağıma düşürürüm” hesabı yapıyordu.

Bir sabah, düşmanın yoğun yöneliminin ardından Farqînli gençlerin müthiş iradesi ve cesareti sonucunda yapılan ilk eylemde, düşmanın mevzilerimizi yıkmak için getirdiği bir kepçe yanarak imha olmuştu. İçinde yanan bir özel harekât polisi, düşman saldırısından kaynaklı araçtan çıkarılamadığı için Senar yoldaş, “Adam öldü ama keşke çıkarabilseydik” deyip duruyordu. Yoldaşları olarak, düşmanın ölüsüne bile bu kadar üzülen heval Senar’ın hümanistliği karşısında şaşırıp kalmıştık.

Fakat bu durum düşmanı çok zorladığı için çatışmalara ara verip Senar’a haber gönderdi. Öğlene kadar çatışmalar durdu ve araya kaymakamdan tutun vekil heyetlerine kadar birçok kişi girdi, düşmanın ölüsünü almak için. Şehit Senar, “Bizim ölüye zulmetme gibi bir ahlakımız yok” dedi. “Fakat aynı durum direnişte yer alan bir genç için olsa, yine cenazeyi sorunsuz bir şekilde ailesine teslim eder misiniz? Devlet de bu ahlakı, bu cesareti gösterir mi?” diye sordu.

Bu erdemli yaklaşımın ardından yalnızca yarım saat sonra düşman, tüm tekniğiyle saldırdı ve Senar, iki saat sonra kahramanca çatışarak şehadete ulaştı. Düşmanın tüm saldırılarına rağmen Farqîn halkı bir anda Ezizoğlu Meydanı’nı, 7’den 70’e insanla doldurdu. Halk, tüm saldırılara rağmen kahraman evladını, şehidini sahiplenmeye gelmişti. Öz evladına gelemeyen analar, kendi evlatlarından önce tuttukları asıl kahramanın cenazesine koştu. O gün orada onlarca genç, şehit Senar’a söz verdi ve son ana kadar mevzilerinde kalıp savaştı.

Hollywood yıldızlarının milyarlar harcayıp çekemediği sahneleri, yaşamının her anında yaşadın ve yaşattın yoldaşım. Her zaman dediğin gibi, biz PKK’nin starlarıyız. Tüm dünya bizi takip ediyor; kimi sevgisinden ve hayranlığından, kimi de hasedinden. Aslında çok haklıymışsın, yoldaş. Her geçen gün anlıyorum ki, PKK’li olabilmek ve bunu başarabilmek çok zor ama bir o kadar da anlamlı. Biz hala olmaya çalışıyoruz; dört nala koşan atın sırtında, eğilmeden dik durabilmek önemli.

Yaşadığın heyecan, cesaret, bağlılık ve verdiğin emekle hep en güzel örnek olan yoldaşım, her şeyin o kadar güzeldi ki seni seven gençler, sen ne seversen onu sever, dinlerdi. Dinlediğin müzik bile hâlâ kulaklarımda; ilahi sandığım için şaşırıp kalmıştım, ama dinledikçe anlamlı gelmeye başladı. Sözleri bile seni anlatırken, söz anlatmak yetersiz kalır.

Cemalin seyreder, istemez cennet

Sen Hüri Galmandan güzelsin, güzel…

Seni sevmeyen aşık olur, divane…

Zühre’yi Rahşan’dan güzelsin, güzel…

Yusuf’u Kerem’den güzelsin, güzel…

Evet, can yoldaş, dinlediğim her müzikte, her anımızda senden bir anı, bir parça hiç eksik olmadı. Sizleri, yaşamımın her anında yaşatma sözü veriyorum.