DFG açıklamasında, 1976 yılında Amed’de dünyaya gelen Aziz Köylüoğlu’nun 2000’li yılların başında Özgür Basın geleneği içinde gazeteciliğe başladığı hatırlatıldı.
Muhabir-kameramanlıktan editörlüğe, haber müdürlüğünden genel yayın yönetmenliğine kadar basının birçok alanında görev alan Köylüoğlu’nun, gazeteciliği büyük bir emek ve inançla sürdürdüğü ifade edildi.
Köylüoğlu’nun Hêwler, Silêmaniyê, Kerkük ve Mexmûr’un yanı sıra Kuzey ve Doğu Suriye’de Derik’ten Efrîn’e kadar geniş bir coğrafyada gazetecilik yaptığı belirtilen açıklamada, onun savaş ve çatışma koşullarında dahi gerçeği halka ulaştırmayı esas aldığı vurgulandı.
DFG, Aziz Köylüoğlu’nun mesleki duruşuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Savaşın, yıkımın ve baskının olduğu her yerde, kamerasını ve kalemini hakikatten yana kullandı. Yaşamını, gerçeği halka ulaştırma mücadelesine adadı. Bu yönüyle Aziz Köylüoğlu, yalnızca bir gazeteci değil; hakikatin sesiydi.”
Açıklamada, Köylüoğlu’nun katledilmesiyle hakikatin susturulmak istendiği belirtilerek, “Hiçbir meslektaşımızın kalemi ve kamerası yerde kalmayacak. Hakikat susturulamaz” denildi.
Özgür Basın’ın baskı, saldırı ve sansüre rağmen geri adım atmadığı vurgulanan açıklama, “Aziz Köylüoğlu’nun bıraktığı yerden, onun kalemi ve kamerası olmaya devam edeceğiz” sözleriyle son buldu.